GiTMEYECEKLER... GELECEKLER... HEM DE FEVÇ FEVÇ GELECEKLER...
Yaklaşık on yıldır bu ülkede düzensiz göçmenler konusunda havanda su dövülüyor... Boş konuşuluyor, boşa konuşuluyor...
Anadolu Coğrafyası aynı zamanda Göçmenler Coğrafyası'dır.
Ceddim Muhammed Alparslan Gazi'nin Anadolu'yu fethetmesinden hemen sonra Müslüman ve Türk unsurların kitleler halinde Anadolu'ya göçü başlamıştır.
Ceddim Osmanlı'nın yeni topraklar fethetmesinden sonra bir müddet dışarıya göç (Evlad-ı-Fatihan'ın fethedilen toprakları Türkleştirip islamlaştırması için Anadolu'nun köklü ailelerinde bir kısmının oralara yerleştirilmesi) versek de, imparatorluğun çöküşünün başlaması sürecinde içe doğru mecburi göç ya da ricat (geri çekilme) gerçekleşmiştir.
Bugünden baktığımızda Anadolu topraklarında yaşayan nüfusun kahir ekseriyyeti (büyük çoğunluğu) göçmenlerden oluşmaktadır.
Bugün "Falan falan göçmenleri istemiyoruz, hepsi ülkelerine dönsünler." diyenlerin neredeyse tamamı daha öncelerden kendileri de göçmen olan kişilerden oluşmaktadır.
Kaldı ki, "Göçmenleri istemiyoruz." diye malum yerlerini yırtarcacına bağıran, provakasyonlar yapan, yalan ve düzmece haberler yapan, provakatörlük yapan, sudan sebepler öne sürerek haklı olduklarını ispatlamaya çalışanların neredeyse tamamı köken olarak Türk de, Müslüman da değillerdir.
Anadolu Coğrafyası, sahabeler, veliler, dervişler, alperenler, şehidler, gaziler yurdudur.
Allah dostlarının aziz ruhları bu toprakları mübarek ve bereketli kılmakta, Ümmet-i-Mahammedi cezbetmektedir.
Yedi göbekten yeminli Türk-islam düşmanları her ne kadar istemeseler de, kahırlarında çatır çatır çatlasalar da, bu mübarek topraklara her dinden, her ırktan, bütün mazlum milletlerin unsurları fevç fevç gelmeye devam edeceklerdir. Bu durum Anadolu Coğrafyası'nın kaçınılmaz kaderidir.
Yüce yaradanımız Kur'an-ı-Azimüşşân'da peygamberimize hitâben " “izâ câe nasrullâhi ve’l-fethu. Ve raeyte’n-nâse yedhulûne fî dînillâhi efvâcâ. Fe sebbih bi-hamdi Rabbike vestağfirhu innehû kâne tevvâbâ." (Allah’ın yardımı ve fetih geldiği zaman, ve insanların, Allah’ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğün zaman,
hemen Rabbini överek tesbih et ve O’ndan mağfiret dile. Çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.) demiş ise, o hitap bu gün için de bizedir.
Dünyanın bir çok ülkesi (ABD, Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda, Brezilya ve diğerleri) sadece göçmenlerden oluşmaktadır. Burada yaşayan insanlar asla birbirlerine düşmanlık etmedikleri gibi, her birey, diğerinin hakkına son derece saygılı davranarak, huzur içinde yaşamaktadırlar.
"iç savaş çıkar, huzurumuz bozulur, ekonomi alt-üst olur." gibi argümanlar zırvalamaktan başka bir şey değildir.
Bu coğrafyaya gelen hiç bir fert, kendi isteği dışında geri gönderilmeyecek, gelmek isteyenlere de engel olunmayacaktır...
Türkiye nüfusu, önümüzdeki en geç yirmi yıl içerisinde mutlaka ve mutlaka 150 Milyon nüfusa ulaşmalıdır.
"Dünya Adalet Düzenini" biz bu insanlarla birlikte gerçekleştireceğiz.
Bu bize "kader" diye yazıldı...
Kaderden kaçamazsınız...
Allâh-u-Ekber..!
ben gerçekten çok sıkıldım her yerdeler. çocuk parkına gidiyoruz ortalığı kirletiyorlar. piknik alanlarında bunlar var. yürüyüşe çıkıyoruz bunlar var. hemen her şehirde mesken tuttukları bir merkez park, kahve gibi bir noktaları var. bi apartmana giriyorsun bir evin kapısı açık değişik ağır yemek kokuları geliyor. çocuklarıdaha çok bizimkiler sokakta oynayamıyor. bunlar yaşamın içinde çekilenlerin basit özeti. kendi ülkeleri boşaldı büyük israile yol açıldı, devletin kasası bunlar geldikten sonra iyice zaten malum diğer nedenleri herkes biliyor. çok uzun vade olmasa bile 10-15 yıl sonra mecliste suriyeli milletvekilleri neden olmasın konumuna gelicez. aklıma gelenler şimdilik bunlar ama gerçekten tiksinmeye başladım bu durum, bakın bu ırkçılık değil sana yetemeyen devletin üstüne gün geçtikçe yük almasıdır, milli değerlerin sömürülmeye başlanmasıdır. sınır güvenliğidir, asayişi, kaçakçılığı, terör kısmı.. uzadıkça uzar bu liste. kendi çocuğuna sopa gösterip komşunun çocuğuna gülen babalar gibi bir ülke...
Dünya tarihinin görüp görebileceği en orul orul, orul evladı millet. Keşke nesilleri 1 gecede tükense de dünya bunlar gibi mikrop bir varlıktan kurtulsa.
Bazıları bunlara muhacir kendilerine ensar diyor ya neremle güleceğimi bilemiyorum.
Dünyalı dostum tam olarak anlamadın galiba. ne onlar muhacir ne de sen ensarsın. Tarihten verilen örnek ise hatalıdır. Çünkü ensar ve muhacir dediğiniz şeyin ikisi de araptı, aynı kültürü paylaşırlardı. Halbuki Türkler ile Suriyeliler aynı kültürü paylaşmıyorlar.
Evet onlar 100 yıl önce bu ülkenin insanlarıydı. Fakat bu durum 100 yıl önce için geçerli. Bugün değil, Siz isteseniz de istemeseniz de sınır 1923'te çizildi. Oradakiler farklı bir eğitim ve kültür sistemi ile büyüdü. Biz ise bambaşka. isteyen Türk vatandaşı olan Arapların bizlerden bir farkının olmadığını görür.
Ayrıca onların kadınlarını ikinci ve üçüncü eş almak ensarlığa sığıyor mu? Öte yandan çocuklarını ucuza çalıştırıp sömürmek ensarlık mıdır ? Evet onları ölümden kurtardınız. Fakat onları bir anlamda köle niyetine kullanmıyor musunuz?
Bu insanlar ülkemizde zulm görüyor. . Rahat yaşayanı var mı elbette var. Onlar zaten savaştan önce geldiler. isteyenler araştırsın. Unuttuğumuz birşey var arkadaşlar. Bunlara 40 milyar dolar harcadık diye övünüyorlar ancak 70 milyar doların ülkeye girişi söz konusu. savaştan önce bir sermaye akımı oldu. Zenginlerin savaştan önce geldiğini kendi gözlerimle görmüştüm.
Bunlar gitmeliler. Ama nasıl? Herkes gitsin diyor ama nasılı sormuyor.
Esad ile anlaşalım. ben de buna taraftarım ama bir yandan maaşını verdiğiniz Suriye Milli Ordusunu nasıl razı edeceksiniz ? Beraber savaştığınız adamlara ne diyeceksiniz? Donattığınız silahlar bize döner mi? O yüzden eset ile anlaşmak zor. Ayrıca Esat bunların gelmesini yalandan istiyor. Gerçekten istiyor mu sanıyorsunuz. Mülklerini orada bırakmış adama tekrar aynı mülklerini sağlayabilecek mi esat. Mümkün değil.
ikinci sorun zorunlu askerlik. Esat'a bağlı suriye ordusunda askerlik süresi iki yıl. Geri dönmek istese bile adam niye iki yıl askerlik yapmak istesin.
Üçüncü sorun iç savaş bitti yalanı. Arkadaşlar iç savaş bitmedi halen devam ediyor. Niye gitsin adam?
Daha demin terör örgütü bomba patlattı Afrin'de
Peki geri dönen var mı elbette var. toplamda 350 bin kişi filan. Fakat 5 milyonun içinde ve her sene 500 bin üreyenler söz konusu olunca dönenler devede kulak kalıyor. Daha fazla kişinin dönmesi için, YPG'nin elinden kobani, haseke ve menbiç'in alınması şart. O da şu an mümkün değil.
Tüm bunları düşündüğünüzde aklınıza şu ihtimal geliveriyor: Bu insanların giymeyecekleri baştan belliydi ve bunlar bilinerek kabul edildi.