zirveye erkenden gelen yazar. ne acelen vardı abi kaçmıyordu çiğköfte. ayrıca idmanı falan yalan iki tane yedi kenara çekildi, ben de sana güvenmiştim. ha unutmadan resimleri bi yolla be canım.. zamanında benim başımın etini yemiştin hatırlatırım.*
beni sandalyeye bağlamakla tehdit eden yazar kişisi. "ama evim uzak be güselim ben nabiiimmm" uuserı ayrıcana. ha bir de ölçü kavramı çok gelişmiş insan, fallahi diyecek bir şey bulamıyorum. **
sohbeti ve içtenligi yuzunun gülüsünden , sıfatındaki nurdan anlasılan güzel ankaranın güzel insanı. kendine özgü olcu birimleri vardir efenim bu sahsı muhteremin. herkesten uzun oldugu için standart olarak kendini uygun gormustur.
(bkz: bir olcu birimi olarak burama geliyor) *
zirvenin gonullu fotografcisidir. lakin flas patlasa da uzun boyundan mutevellit gölgesi her insanın uzerine dustugu için fotograflar karanlik cıkmıstır. **
son olarak;
uzun boyu yüzünden 4 merdiven geriden gelen nerdeyse tokalaşırken diz çöken uuser, pek sevimlidir, pek cana yakın, sohbetine doyum olmayan insan entry girmek için kısmet bu güneymiş.. kendine iyi baksın, yollarda üşütüp hasta olmasın, zordur kırıkkale de okumak..
ufacık bi eleman vardı atom karınca gibi bunun ayaklaına dolandı durdu topu mu oynasın onu mu karar veremedi ama o kadar dedim basket ayakkabısı ile halı saha maçı yapılmaz diye ama karşısına sakın ama sakın basket maçında çıkmayın yazık olur.. elvis için sagol. my blue suade shoes u özlemişim teşekkurler...
6 yıllık kadim dostudur. lise yıllarında aynı sınıfa düşmüşüzdür. ancak tanışmamız pek bir sancılı olmuştur.
çünkü başlık sahibi, 2 metre boyuyla 2. sırada oturmaktadır ve bu durum, normal erkek boyuna sahip ve 4. sırada oturan g.evil'ı çok rahatsız etmektedir. ardından üstüne üstlük devamlı arkasına dönen ve yüzüne baktıkca gülen bu şahsın, adam gibi tepelenmesine karar veren g.evil, başlık sahibi yazarı kovalamaya başlamış, araya giren ortak arkadaşları "durun siz kardeşsiniz" diyerek suran'ı o dönem g.evil'ın elinden almıştır. meğersem dershanede de aynı sınıfa düşmüşüz. nerden bilebilirdim.
sonra artarak artan bir güven, saygı vs vs. ile bu günlere gelinmiş ve bir numaram olmuştur. kız olsa teklif eder, ardından reddedilirdim, o biçim severim yani.
daha uzun yazardım da sırada bekleyenler çok. anlayışlıdır, ses çıkarmaz bilirim.
dönüş aşamasını beraber yapacağım fakat kuzenin telefonuyla yürüme mesafesini yalnız yaptığım komşumdur.
zirveyi neredeyse ayakta geçirmiştir, yemeği dahi ayakta yediğinden şüphe duymaktayım...
omzuna yaslanıp "benim yaşımdaki adamlar 2. sınıfta okurken ben daha hazırlığım" diyerek ağladığım; ancak karşılığında verdiği "ben de senin yaşıtınım, ama 4. sınıftayım" diyerek beni dumurlar girdabına sürüklemiş şahsiyet
yanyana nargile höpürdettiğimiz yazardır, közlerimle her daim uğraştığı için teşekkürü bir borç bilirim. tabu da yenilmiştir ve diyaloglarıyla beni yarmış yazardır, şöyle ki;
suran: abi hani içimize çekeriz, oksijen, böyle sonra veririz, o ne?
- nefes
+ heh şimdi böyle insanın içinde oluyor, böle yapmak veya yapmamak isteği...
- ne diyon abi !!!!!!
mantıda gozu kalan fekkat verdıgı mac sozu dolayısıyla bıze katılamayan yazardır. ancak uzulmesındır, ankara grubu her daım kaynasacak, daha ne mantılar yenecektır.
evlerimizin aynı muhit içerisinde olduğunu öğrenip daha bir sevdiğim yol boyunca derin mevzulara girdiğimiz uzun boylu yetenektir.
(bkz: pivot santrafor)
uzun bacaklarını çok iyi kullanan attığım nerdeyse bütün pasları kesen boy olaraktan bize tepeden baka user. Kendisi aynı zamanda yırtıcı forvetmiş yorulmamızı bekliyomuş bir anda ardı ardına attığı gollerle bizi apıştırmıştır. **"olm rövanşta görüşürz"dediğim yazar kardeşimdir.