bir musluk tamircisinin bile koskoca prensesi nasıl sikebileceğini bizlere ders niteliğinde öğreten ve gerek ejderha öldürmekle gerekse hoplayıp zıplamalarıyla abazalığın nelere kadir olduğunu gösteren ufak boylu abimizdir. bir de bunun yancısı vardır luigi, o her daim ele talimdi yamulmuyorsam.
oyunun sonunda, yani 8-4 nolu bölüm şifrelidir ve adeta bitmeyen labirenti andırır. o labiretlerin şifresini çözdükten sonra ikinci ve daha zor olan mario başlar. fakat onuda tekrar bitirince yeni bir mario yoktur. fakat gözler hep onu arar. ne fifa 2006'lar nede need for speed most wanted'lar onun yerini doldurabilmiştir.
1985 yılından beri gül gibi mesleği varken, prensesi kurtaracam diye kendini heder eden süper karakterli gerçekten süper bi insan. kardeşi de en az kendi kadar süperdir.
kuheylan: tuvaletim tıkandı mario nerdesin?
mario: sorry kuheylan but mario in another casttle.
kuheylan: hayiiirrrr.
mantar yiyince büyüyen, çiçek alınca ateş atan, hafif göbekli musluk tamircisinin prensesi kurtarmak için hayin mantarlarla, yeşil kaplumbagalarla verdiği mücadelenin üzerine kuruludur oyun. bir de bizim mario'nun hiç bir zaman onun kadar gözde olmayan sığıntı kardeşi luigi vardır. unutmamak gerekir. *