şairane ruhlu şair, duygularını kaleme alabilen yurdumun nadir insanlarındandır.
edit:nazım hikmet'i andırır anlamsızca bana bu yazar.
edit 2: konya'da kule site denilen alışveriş merkezindeki d&r'a gitmiştim vakti zamanında. oradaki kasada bulunan adama "hocam,pardon, sunay akın'ın derlemeleri var mı?" diye sordum. adam bir bakayım dedi. bilgisayara döndü ve ekrandaki yazar yazan kısma aynen şöyle yazdı "suna yakın". tamamdır, orada ulama var. yanlış duymuş olabilirsin. ama kitapçıda çalışıyorsun birader sen. hiç mi soran olmadı benden başka bu adamı.neyse adam cevap verdi "kusura bakmayın böyle bir yazar bulunmamaktadır." yapma yahu. kim yedi beni agalar. beni kandıran, bir adım öne çıksın. seni oraya koyanda asıl sorun. en sonunda şu sonuca varmıştım welcome to kenya*
edit sonsuz: olayı bağlamadan kaçıp gitmişim. ne çakalım ha.*
anıları hiç bitmeyen,dinlenilesi şair ve yazar. biraz fazla konuşur ama hiç kimsenin şikayeti yoktur. ''iki rayı gibiyiz bir tren yolunun,yakın olması neyi değiştirir son istasyonun'' cümleleri olan ''ayrılık'' şiiri şiirlerinden bir tanesidir.yeni nesile eski istanbul geleneklerini yeniden empoze etmek için canla başla savaşan,hatta bu uğurda bir oyuncak müzesi bile kuran,oyuncak sevdalısı kaliteli insan. çok zengin olursam bir kamyon dolusu oyuncak hediye etmeyi düşündüğüm sempatik geveze.
Sunay Akın anlatırken güldürür, düşünce kapısını gülümseme anahtarıyla açar beyinlerde..Şaşırtmayı yaşama bambaşka pencereden de bakılacağının altını çizmeyi çok sever..
dişi kuş
kuru bir ot
gibi yaşıyorum
gözlerden uzak
patika bir yolun
kıyısında
tek suçum
sap olmamak
baltanın
kanlı oyunlarına
ama yine de
umut dolu kalbim
belki bir dişi kuş
taşır beni diye
daldaki yuvasına
ilköğretim 7.sınıftayken, değerli öğretmenimiz Emel Eser (Allah rahmet eylesin) aracılığıyla okulumuza söyleşi yapmaya gelmiş olan yazar insandır.
(Not:Söyleşiden önce okulun bahçesinde Sunay Akın ve asistanlarının da katılımıyla çift kale maç yapılmıştır. Maçın sonunda Sunay Akın'ın kalecilik yeteneğinin bulunmadığı, futboldan anlamadığı tespit edilmiştir.)
(Anektod:Nihat Dinleten,Şehit Fazıl Bey i.O,izmir,2004)
Bilemiyorum hangi gökdelenin
tuğlaları arasındadır
elele yürüdüğümüz
ve seni
ilk kez öptüğüm
o kuytu kumsal
Ama duyarım
bir mısır tarlasının
yüreğindeki telaşı
görülünce dağın ardından
kentin ilk gökdeleni
Daha kamyonlar dolusu
kum elenir
inşaat önlerinde
ayıklanır deniz kabukları
yok edilir gibi
bir cinayetin izleri
dün akşam; sakarya'da sunay bey tarihi gösterisi ile döktüren muhterem zat.
gösteri sonrasında gidilen çorbacıda da; çorbasının soğuma pahasına ender bilgilerini oradakilerle paylaşan, televizyonda, sahnede nasıl görüyorsanız normalde de öyle olan adam. samimi insan...
türkiye'nin geleceği hakkında oldukça karamsar özellikle önümüzdeki 10 yıl için... inşallah bu sefer yanılırsın üstad ne diyelim...
cemal süreya nın öğrencisidir..hatta onun için cemal süreya bir zar attık altı niyetine demiştir..ancak ömürünün son yıllarından o zarın bir geldiğini düşünmüştür hep...