suleymaniye de bayram sabahi

entry6 galeri0
    6.
  1. bu şiirin yahya kemal beyatlı tarafından 30 yılda tamamlanabilmiş olması bize onun şiir anlayışında kelimelere ne kadar önem verdiğini, her beyitin en güzel beyit gibi olması gerektiği düşüncesini savunduğunu hatırlatır. ilk beyitte kulandığı "aydınlık" kelimesiyle son mısrada kullandığı "ışık" kelimesi arası bağı kurabilmek için 30 yıl beklemiştir. adeta tüm mısralar son mısraya ulaşmak için yazılmıştır.
    bu şiir yayhya kemal'in tarih, din, millet, mimari , vatan kavramlarını yani "biz"i "biz" yapan değerleri anlattığı şiiridir.
    camiye gönlünü aydınlatmak için girmiş ve hayalleri doğrultusunda tarihe ulaşmıştır. tarih ve an bir bütün yaptığını "kalkıyor tozlu duman perdesi her an aradan" mısrasıyla anlıyoruz. 9 asırlık tarihin tüm insanları cami içinde buluşmuştur. onları birleştiren islam dinidir. hayalet ve gerçeğin bir arada olması; atalarımızla birlikte yaşama fikrini taşımamızdan kaynaklanmaktadır. yahya kemal'in vatan kavramında da bu düşünce şöyle yer alır: vatan; ölülerimizin yattığı toprak. vatan; türkçe'nin çekilmediği toprak.
    niye süleymaniye camii?
    çünkü konumu itibariyle sarayburnu'ndan dönüncece sudan fışkırmış mucize gibi karşımıza çıkar, istanbul'un hemen her yerinden görülebilecek yüksekliktedir ve türk-islam sanatının mimaride ulaştığı son noktadır.
    yahya kemal'in terminolojimize kattığı "lale devri" kelimesinden sonra "ordu-millet" kelimesi yer alır. biz gönüllü askere gitmeyen bir millet olmadığımızdan her ferdimiz bir askerdir. bu camiye baktığından mimar sinan'ı bu millete güzel bir yapı kazandıran asker gibi görür.
    caminin anlamını sorgular ve ilk başta onu bir yapı gibi değerlendirirfakat ruhani boyutunu fark eder. cami insanları çatısı altında toplama görevini üstlenmiştir.
    onun millet tanımı bu şiirde şöyle yer alır: "dilibir, gönlü bir, imanı bir insan yığını."
    bayramı ifade eden topun duyulmasıyla yahya kemal tarihe döner ve zaferlerin kutlandığı zamanlarda atılan top sesleri gibi düşünür bunları aklına varnai kosova, niğbolu gelir.
    tek başına bırakılan mısra ile şiir biter. sanki tüm şiir bu sona ulaşmak amacıyla yazılmıştır.
    gönlü huzura kavuşsun diye camiye girmiş aydınlık bir gönülle camiden çıkmıştır.
    yahya kemal'in mükemmel bir şiiri olma nedeni: milli varlığımızı ifade eden unsurları barındırması, türk'ün tarih sahnesindeki devamlılık özelliği olan islamiyet ile birleştirmesidir.
    1 ...
  2. 5.
  3. geçen sene trt 1'de bayram sabahı gösterilen programdır aynı zamanda. bu bayram sabahı yoktu ama.
    0 ...
  4. 4.
  5. 3.
  6. süleymaniye camisi'de, farklı farklı yerlerde levhalara kazınan şaheser.*
    0 ...
  7. 2.
  8. yahya kemal beyatlı'ya ait olan siir.

    Artarak gonlumun aydinligi her saniyede
    Bir mehabetli sabah oldu Suleymaniye'de
    Kendi gok kubbemiz altinda bu bayram saati,
    Dokuz asrinda butun halki, butun memleketi
    Yer yer aksettiriyor mavilesen manzaradan,
    Kalkiyor tozlu zaman perdesi her an aradan.
    Gecenin bitmege yuz tuttugu andan beridir,
    Duyulan gokte kanad, yerde ayak sesleridir.
    Bir gelis var!.. Ne mubarek, ne garib alem bu!..
    Hava boydan boya binlerce hayaletle dolu...
    Her ufuktan bu gelis eski seferlerdendir;
    O seferlerle acilmis nice yerlerdendir.
    Bu sukunette karistikca karanlikla isik
    Yuruyor, durmadan, insan ve hayalet karisik;
    Kimi gokten, kimi yerden ususup her kapiya,
    Giriyor, birbiri ardinca, ilahi yapiya.
    Tanrinin mabedi her bir tarafindan doluyor,
    Bu saatlerde Suleymaniye tarih oluyor.

    Ordu-milletlerin en cok dogusen, en sarpi
    Adamis sevdigi Allah'ina bir boyle yapi.
    En guzel mabedi olsun diye en son dinin
    Budur oz sekli hayal ettigi mimarinin.
    Gorebilsin diye sonsuzlugu her yerden iyi,
    Secmis Istanbul'un ufkunda bu kudsi tepeyi;
    Tasimis harcini gaazileri, serdariyle,
    Tasi yenmis nice bin iscisi, mimariyle.
    Hur ve engin vatanin hem gece, hem gunduzune,
    Uhrevi bir kapi acmis buradan gokyuzune,
    Taa ki gecsin ezeli rahmete ruh ordulari..

    Bir neferdir bu zafer mabedinin mimari.
    Ulu mabed! Seni ancak bu sabah anliyorum;
    Ben de bir varisin olmakla bugun magrurum;
    Bir zaman hendeseden abide zannettimdi;
    Kubben altinda bu cumhura bakarken simdi,
    Senelerden beri ru'yada gorup ozledigim
    Cedlerin magfiret iklimine girmis gibiyim.
    Dili bir, gonlu bir, imani bir insan yigini
    Goruyor varliginin bir yere toplandigini;
    Buyuk Allah'i anarken bir agizdan herkes
    Nice bin dalgali Tekbir oluyor tek bir ses;
    Yukselen bir nakaratin buyuyen velvelesi,
    Nice tuglarla karismis nice bin at yelesi!

    Gordum on safta oturmus nefer esvapli biri
    Dinliyor vecd ile tekrar alinan Tekbir'i
    Ne kadar saf idi simasi bu mu'min neferin!
    Kimdi? Banisi mi, mimari mi ulvi eserin?
    Taa Malazgirt ovasindan yuruyen Turkoglu
    Bu nefer miydi? Derin gozleri yaslarla dolu,
    Yuzu dunyada yigit yuzlerinin en guzeli,
    Cok buyuk bir is gormekle yorulmus belli;
    Hem buyuk yurdu kuran hem koruyan kudretimiz
    Her zaman varligimiz, hem kanimiz hem etimiz;
    Vatanin hem yasiyan varisi hem sahibi o,
    Gorunur halka bu gunlerde teselli gibi o,
    Hem bu toprakta bugun, bizde kalan her yerde,
    Hem de coktan beri kaybettigimiz yerlerde.

    Karsi daglarda tutusmus gibi gul bahceleri,
    Koyu bir kirmizilik gokten ayirmakta yeri.
    Gokte top sesleri var, belli, derinden derine;
    Belki yuzlerce sehir sesleniyor birbirine.
    Cok yakindan mi bu sesler, cok uzaklardan mi?
    Uskudar'dan mi? Hisar'dan mi? Kavaklar'dan mi?
    Bursa'dan, Konya'dan, Izmir'den, uzaktan uzaga,
    Carpiyor birbiri ardinca o dagdan bu daga;
    Simdi her merhaleden, taa Beyazid'dan, Van'dan,
    Ayni top sesleri birbir geliyor her yandan.
    Ne kadar duygulu, engin ve mubarek bu seher!
    Kadin erkek ve cocuk, gonlu dolanlar, yer yer,
    Dinliyor hepsi buyuk hatiralar ruzgarini,
    Caldiran toplari ardinca Mohac toplarini.

    Gokte top sesleri, bir bir, nerelerden geliyor?
    Mutlaka her biri bir baska zaferden geliyor:
    Kosva'dan, Nigbolu'dan, Varna'dan, Istanbul'dan..
    Aniyor her biri bir vak'ayi heybetle bu an;
    Belgrad'dan mi? Budin, Egri ve Uyvar'dan mi?
    Son hudutlarda yucelmis sira-daglardan mi?

    Deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?
    Barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor!..
    Adalar'dan mi? Tunus'dan mi, Cezayir'den mi?
    Hur ufuklarda donanmis iki yuz pare gemi
    Yeni dogmus aya baktiklari yerden geliyor;
    O mubarek gemiler hangi seherden geliyor?

    Ulu mabedde karistim vatanin birligine.
    Cok sukur Tanriya, gordum, bu saatlerde yine
    Yasiyanlarla beraber bulunan ervahi.

    Doludur gonlum isiklarla bu bayram sabahi.
    2 ...
  9. 1.
  10. süleymaniye camisine her gidişte akla gelen çok güzel şiir..
    2 ...
© 2025 uludağ sözlük