yaklaşık 3 ay kadar önce bir ödül töreni vesilesiyle ilk defa gittiğim yapay adacık.
konum olarak müthiş, ödül töreni olduğu için yemek yoktu ama kanepeleri enfesti. hala tadı damağımdadır o peynirli kanepeler ve atıştırmalıkların.
ödül töreni olunca sağına döndüğünde acun, arkanda reha muhtar ortamı oluyor. hatta bir ara ahmet çakar, rok ve ertemle aynı masadaydık, programı çok bağırmadan sunmalarını önerdim.
neyse işte konuya gelirsek suada gerçekten şişirilmiş bir balondur, ısıtması falan berbattır. sevgiliyle gidilir ama gereksizdir.
galatasaray ın havuzlu adası. kadınların soyunma odasında kadınlar soyunup bir daha da giyinmiyorlar. öyle duruyorlar. bir tanesi üstsüz bir şekilde üzerime üzerime geldi sevinçten oracıkta bayıldım.
giriş 80 lira. ama bu 80 liraya soyunuk teyze manzarası ile de karşılaşabilirsiniz. havuzun o günkü yaş ortalamasına bağlı. risk almayı seviyorsanız gidin görün. ben aldım, sevinçten bayıldım. çok güzel bir ada. çok güzel havuz. ne güzel memeler.
bi de teyzenin biri "wesley snejider in kirasını ben veriyorum bana burda indirim yapacaksınız" diye bağırdı ama bilemiyorum.. araştırın siz. adamın parası çıkışmadı heralde.
istanbul'un silüetini ne köprüler, ne teleferikler, ne çarpık kentleşme bozuyor, işte bu ada bozuyor arkadaş. Boğazın orta yerinde dikdörtgen beton yığını. müdehale edilmeli...
1914 yılında kömür deposuyken 1957'de Galatasaray Klübü adına satın alınan ve günümüzde Mehmet Koçaslanlı tarafından işletmesi alınmış istanbul'un en gözde restoranlarına sahip hemde eğlence mekanlarından biri.
hillside city club üyeliği olanların ücretsiz girebildiği, 0,5 litrelik pet şişe suyun 5 tl den insanlara giydirildiği yer. haa ayrıca adaya beraberinde yiyecek - içecek getirenleri tespit edip önce sopalarla dövüyolar, ardından boğazın serin sularına atıyolar. *
istanbul'daki en güzel ve en şık yerlerden biri. her 5 dakikada bir kuruçeşme'den adaya giden vapurlar kalkmaktadır. yemek yiyecekseniz menüsünün genelde deniz ürünlerinden oluştuğunu bilmekte fayda var. ayrıca pazar sabahları da istanbul manzaralı güzel bir kahvaltı yapılabilir.
bir de kocaman bir galatasaray logosu ve bayrağı var. daha ne olabilir ki.. istanbul'daki cennet!
dibine kadar faşist bir oluşumdur. açıklayacak olursam;
1) suada denilen yere girdiğinizde eğer üzerinizde farklı bir takıma ait bir mataryel varsa siz siz olun oraya girmeden bir daha düşünün. güvenlik görevlisinden "afedersiniz hanımefendi/beyfendi o takıma ait şeyi üzerinizden çıkartmanızı rica ediyoruz" tarzında soft faşizan bir hitaba denk gelebilirsiniz.
2) yukarıdaki olayı direkt olarak örneklendirmek mümkündür. bileğinde sarı-lacivert bir ince bileklikle suadaya gidiyorsun ve birinci maddede yazdığım güvenlik uyarısı ile karşılaşıyorsun. güvenlik uyarısı diyorum evet. farklı bir takıma ait bir eşya, takı, giysi vs bu tecrit alanında güvenlik tehdidi olarak algılanabilmektedir.
3) eğer cep telefonunuzda farklı bir takıma ait bir marş yüklüyse telefonunuz her çaldığında burada göt oğlanlarınca tacizlere maruz kalabilirsiniz.
4) son olarak takımınıza bağlı bir taraftarsanız ve bu faşizan uygulamalara maruz kalmak zorunda bir şekilde, işle ilgili olarak orada bulunuyorsanız, sağduyunuzu ve insanlığınızı sınayacak bu diyaloglardan sonra eğer herhangi bir göt oğlanına dalmadıysanız peygamberlik statüsüne ulaşmış olabilirsiniz.
özetle; suada günümüzün faşist bir sportif uygulamasıdır. inanmayan, test etmek isteyen yarın sarı lacivert bir bileklik takarak bu cenabet yere giderek ne demek istediğimi daha iyi anlayabilecektir.
sadece sarı-lacivert dememin nedeni, yaşanılan olayın bu renklere ait bir bileklik sayesinde gerçekleşmiş olmasıdır. siyah beyaz ya da farklı bir takımın rengiyle giderseniz aynı sinir bozukluğu derecesinde diyaloglarla karşılaşacağınızı pek sanmıyorum çünkü bu olay bana bir kez daha göstermiştir ki, fenerbahçe'nin büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü ne kupa büyüklüğüdür. onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte, adı konamaz...
öyle denizin akıntısını seyretmek hoş oluyor. kebapcısında fiyatlar 20 ile 40 arasında değişir. kişi başı 60 lira parçalanırsın ama balıkcısında aynı şey geçerli değildir.
bünyesindeki restoranın fiyatları gayet uygundur. yani suada deyince çok fahiş fiyattır diye düşünen benim için çok uygun geldi. sallıyorum aklımda kaldığı kadarıyla mesela çorba 5 tl, karışık kebap 25 tl, kanat 7 tl(ki buna hala aklım ermiyor tanesi mi acaba diyorum) gibi fiyatlar. ayrıca motorla ücretsiz geçişi de var. sevdicek götürülebilir. güzel de olur.
en eski adı kömür adası olan mekan. bunun nedeni zonguldak'tan gelen kömürlerin ilk önce burada depolanıp ardından kuruçeşme üzerinde dağıtılmasıydı. bu yüzden ortaköy-kuruçeşme arasında kömür tevzi adlı bir durak vardır.
sezonu kapamış olan mekandır. ancak kapalı mekanlarında arşipel balık restaurant ve suada kebap hala hizmet vermektedir.
ayrıca, en kral otellerin bile iftar menüsü ortalama 40 ytl iken buranınki 50 ytl'dir.