fenerbahçe'den ayrılınca italya'ya, ingiltere'ye gidecekti, büyük yıldızdı, daha sakatlığı geçmeden büyük kulüpler peşinden koşuyordu falan. şimdi gide gide ankaragücü'ne gitmiş, kendisine gecekondu ile başarılar dileriz. malum denizlispor maçında mücadele etmişliği de vardır canla başla... *
ankaraya gelirse ve muhtemelen kalacağı otelden çıkarılırsa her zaman ağırlayacağım futbolcu. severim kendisini, sevdiğim için de kısaca gelme lan diyorum.
birgün, yanılmıyorsam ntv'de fenerbahçe'nin antrenmanı hakkında bilgi veren muhabir, deniz barış'ın kasığından sakatlandığını ama önemli bişey olmadığını anlatırken ekrana antrenman görüntüleri yansıyordu; deniz sakatlanınca, doktorlar yanına gidip şortunu indirmesi gerektiğini söyledi. deniz şortu indirince appiah yanına koşup, aletine bakıp kahkahalarla gülmeye başlamıştı. tabi biz de ekranda kopmuştuk...*
sakatlığı yüzünden yıllardır bir kulüp takımıyla maça çıkmamış olsada şu anda gelip formayı cristian baroni'den alsa sesimi çıkarmam. o derece büyük bir futbolcuydu stephen appiah...
bu adamı unutma ey fenerbahçeli. oynadığı süre içersinde takıma yaptığı katkıyı, o müthiş hırsını unutma. bir ön liberonun nasıl oynaması gerektiği konusunda verdiği dersi unutma. denizlide kaçan şampiyonluktan sonra saha içinde tuncay ile birlikte en çok üzülenin bu adam olduğunu ve akıttığı gözyaşlarını unutma. o taptığın yönetimin bu adamın sakatlığı için hiçbir şey yapmamasını, takımdan göndermesini ve yerine alınan adamların çapsızlığını unutma...
maldonada ve josico facialarının ardından çok ama çok özlenen kara boğa.. 4 numaralı çubuklusu, düşük tozlukları, terden sırılsıklam olan yüzü ve hayvani mücadelesiyle kendine hayran bırakmıştı appi..
en çok da gol attıktan sonra elini kulağına götürüp, vaktiyle aynı takımda oynadıkları zlatan ibrahimovic ve alessandro del piero'ya çaktığı selam özlenmektedir..
keşke geri dönebilsen be appi..
yeni sezon çubuklusunun arkasına da ismini yazdıracağımdır..