stefan zweig

entry261 galeri28 ses1
    147.
  1. “Ne kadar az uyunur oldu dünyada. Geceler kısalmadı ama hepimiz daha az uyuyoruz artık. Günlerse uzadı çünkü hayallerle doludur.”

    Günlükler s99 4.baskı

    Çok iyi gözlemci bir yazardır iki savaş görmüş bir insandır. Okunmalı
    4 ...
  2. 148.
  3. duygusal ve psikolojik derinlikleri dikkat çekici olan hikayeler yazmıştır.
    0 ...
  4. 149.
  5. tipi karayollarından emekli enişteme benzer. ama şıtefan konuşsun dinlenir. eniştem hep beygir piyangosu.
    6 ...
  6. 150.
  7. bilinmeyen bir kadının mektubu kitabının sonu hüzünlenmeme sebep olmuştur.

    (bkz: hayvan gibi şey yapıyosunuz ya)
    5 ...
  8. 151.
  9. Şu sıralar istanbul metrosunda sık sık okunan yazar.
    0 ...
  10. 152.
  11. romanlarının almanca asıllarının pdf'leri bende mevcut olan yazar. merak edenler için amme hizmeti sunacağım, mesaj kutuma buyurunuz.
    6 ...
  12. 153.
  13. Çeviri olmasından mı kaynaklı bilemiyorum, hikayeleri türk klasikleri gibi okurken akmıyor. Uzun uzun tasvirleri var lakin okurken konudan koptuğumu hissettim. 2 kitabını okudum. Bir daha okur muyum bir düşünmem lazım. Belki iyi bir yazar ama bana hitap etmedi.
    2 ...
  14. 154.
  15. Erika ewald ın askı ve bilinmeyen bir kadının mektubu kitapları ile erkek gozunden kadın askını cok guzel analiz etmis ve yazmıstır.
    Her iki hikayede de sonlara dogru bogazıma bir yumru oturdu cok duygulandım.
    7 ...
  16. 155.
  17. istatistiklerle türkiye'nin en çok okunan eserleri kendisine ait.

    neden? bu kadar talep görüyor? sadece akıcı bir üslup mu? gelin biraz irdeleyelim.

    zweig hakkında tezer özlü 1982'de şöyle yazmış: zweig'ın bu denli çok okunan, bazı yapıtlarının 30 dile çevrilmiş bir yazar olmasının nedenini, onun derin psikolojinde ve edebiyat kültüründe aramak gerekir. alman felsefesinin derinliği ve fransız edebiyatının betimlemeciliğini birleştiren zweig, insan ruhunun derinliklerinin ve insanın hastalık derecesine varan tutkularının bir çözümleyicisi olmaya çabalamıştır.

    zweig, tezer özlünün de ifade ettiği gibi, bir derinliğinin olduğunu görüyoruz. kendisi, avusturya'nın varlıklı bir ailesinin evladı. hem varlık, hem bu kozmopolit viyanasında birçok dilin konuşulduğunu düşünürsek bu derinliğin temellerini görebiliriz. ingilizce, fransızca, italyanca, latince ve yunancayı çok iyi şekilde öğrenmesi ona düşünsel anlamda bir anahtar oldu.

    19. yy, avrupası daha evvel hiç olmadığı kadar karmaşa, ve buna rağmen yine hiç olmadığı kadar entelektüelitenin yoğun olduğu dönemdi. hiç kuşkusuz, zweig sadece bir edebiyatçı değil, psikolojik ve sosyolojik anlamda bu entelektüelitenin çocuğudur.

    savaş karşıtı olması, buna mukabil 2 dünya savaşı görmesiyle yazdıkları kuşkusuz çok mühim bir değer taşıyor. çünkü, insanoğlu yaşadığı savaşları unuttular, unutulan savaş ise, tekrar bir yıkıma sebep olabilir.

    velhasıl, kendisinin diğer yazarlara göre farkı; edebiyatını, sosyolojik, psikolojik, tarihi vesaitlerle doldurması, bundan da önemlisi diğerlerinin yapamadığı, ruha dokunmasıdır.

    kendisi intihar etmiştir, lakin eserleri hala günümüzde dahi bir ışık görevi görüyor, ve görmeye de devam edecektir.
    9 ...
  18. 156.
  19. (bkz: Karanlıktan Önceki Yaz) isimli kitapta 1 ve 2 dünya savaşlarındaki haleti ruhiyesi ve neden savaş karşıtı bir kimlik kazandığı güzelce işlenmiştir.
    1 ...
  20. 157.
  21. Bu adam niye böyle birden ünlendi ya? Bir zamanların kürk mantolu Madonna dalgası gibi esiyor şu dönemde. Birkaç güne yaprak bile kımıldatamayıp tekrar okunmamaya mahkum kalacak.

    Milletçe taktık mı takıyoruz. Gerçi bana göre olay tam olarak takıntı değil, özentilik. Kitap siteleri stefan'ın setlerini satıyor, kitapçıların ön rafları kendisinin kitaplarıyla dolu. Ha bir de sanırım okuyup da okuduğunu vurgularcasına da instagram'da hikaye atmak gibi garip ritüelleri var şu dönemin okuyucu kitlesinin.
    Sırf okumuş olmak için okuyorsunuz. Bayılıyorum insanımıza. *

    Edit: sayfa sayısının az, maliyetinin de düşük olmasından ileri geldiğini düşünmüyorum okunma sayısındaki artışın. Orta kalınlıkta olan ve fiyatı da 40 liradan aşağı olmayan kinyas ve kayra da oldukça popüler mesela.
    Bu tamamen "herkes okuyor ben de okuyayım" düşüncesiyle atılan adımlar.
    11 ...
  22. 158.
  23. telif hakları kanunen 70 yıl ile sınırlıdır. ölümünün üzerinden ya da telifte hak iddia eden kişi ya da kurumun sözleşmesi üzerinden 70 yıl geçen yazarların telif hakları ortadan kalktığı için yayın evleri telif ücreti ödemeden eser basabiliyorlar.
    a101 de 3tl ye sabahattin ali kitabı görme nedenimiz budur..
    3 ...
  24. 159.
  25. Şu sıralar kitapları hayli ucuz ve incecik bi solukta okunan cinsten basılmakta. Haliyle ve harika üslubuyla bugünlerde oldukça popüler.
    3 ...
  26. 160.
  27. 161.
  28. Birden ünlendi yazmış biri.

    Devamını okumadım.
    0 ...
  29. 162.
  30. 163.
  31. 164.
  32. Sanırım Telif hakkı olmaması sebebiyle yayınevlerinin bugünlerde kitaplarına deli gibi reklam abandigi , hatta toplu hikayelerinin bulunduğu derleme kitapları 2 ye 3 e bölerek yayımladığı yazar.
    3 ...
  33. 165.
  34. Artık okumayanı zikiyorlar. O yüzden okumuyorum, okumayacağım.
    0 ...
  35. 166.
  36. gençler belki ben bir kaf dağında yaşayan ulu bilge değilim ama şu uzuuun ömrümde tek bir şey öğrendiysem o da "popüler olanı reddediyorum" lafının ergenlik sancısından, aptallıktan başka bir şey olmadığıdır.

    bu mantıkla siz ancak aşkım kapışmak okursunuz zaten.

    aa pardon, amk ülkesinde o bile popüler değil mi?
    5 ...
  37. 167.
  38. 168.
  39. https://galeri.uludagsozluk.com/r/1846519/+

    çoğunlukla aynı konular üzerinden ilerlemiş olsa da kitapları, okurların kitabı okurken kendinde birçok duyguları bulabileceği yapıtlar sergilemiştir. ihanet, ölüm, imkansızlıklar, aldatılmak, heyecan, beklenti...
    5 ...
  40. 169.
  41. Telaffuz paradoksu açısından..

    Elit sohbetlerde sıçmayasınız diye.

    0:00 0:11
    4 ...
  42. 170.
  43. zweig sevenlerin jose saramago seveceğini de düşünüp öneriyorum.
    1 ...
  44. 171.
  45. Soyadının almanca okunuş versiyonu "şıvayk" olmalı. Alamancı profesörden öyle duyduk.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük