1980, 1986 ve 2006'da ortaya çıkan bahis şikesi skandallarının üçüne de karışmış tek kulüptür. ilkinde 2. lige düşürülmüş, ikincisinde 3. lige düşürülmekten kurtulup 9 puanı silinmiş, üçüncüsünde 2. lige düşürülmekten kurtulup 3 puanı silinmiştir. bunlar da ispatları:
araştırmadan yargılayan guruh tarafından ırkçı,faşist vs. sıfatlarla aşağılanan fakat biraz araştırma yaptıktan sonra durumun öyle olmadığı anlaşılan futbol kulübü.lazio tribünlerinde ırkçı gruplar her yıl etkilerini daha da kaybeder durumdular.ırkçı davranışların en üst derecede olduğu yıllar sırp-hırvat-boşnak savaşı sıraları idi.siyahları sevmemeleri iddaasına gelince kadrolarında 4 tane siyahi oyuncu forma giymektedir(diakite-dabo-manfredini-makinwa) ve hiç birisi şu ana kadar kendi tribünlerinden ırkçı bir tepki almamışlardır.
10 sene önce bu takımı seyredenler şu an değişik duygular içindeler, başta da cragnotti beyefendi. evet dün itibariyle roma'da sicilya gülü catania'ya altın değerinde 3 puanı bırakarak düşme hattına yerleştiler. ne diyelim, hayat garip.
3 mart 1996'dan 16 mart 2006'ya dek inter milan'a serie a'da içeride dışarıda hiç maç kaybetmemiş olan takımdır, rakibine mutlak hakimiyet kurduğu bu süre içerisinde tek resmi yenilgisini belki de en önemli maçta 6 mayıs 1998 akşamı parc des princes'de uefa kupası final maçında 3-0'lık skorla almıştır.
yeri gelir, onlar tribünlerinde rip alpaslan pankartı açarlar, yeri gelir biz acınız acımızıdır gabriele sandrini pankartı açarız. gün gelir türk bayrağıda açarız beraber.
aslında üzerinde düşünüldüğünde olayın gol attıktan sonraki adrenalin sonucu reklam panosuna vurma gibi masum bir eylem olduğunu anlayabiliyoruz. tıpki bir başka ülkede örneğin almanya'Da örneğin rusya'Da yine ırkçılık denen virüse kapılmış sahışların türklere uyguladığı şiddet olaylarını da bu kategori içine koyabiliriz, yalnızca adrenalin fazlalığından bu şiddet eylemlerine yönelmişlerdir.
bir başka ülkedeki ırkçı mahlukatların, kendi ülkesine ve dolayısıyla kendisine karşı düşmanlık beslediğini anlayamayacak kapasitedeki bünyelerin, lazio taraftarlarını kendine dost bellemesi akıl karıdır halbuki! misal bu bünyelerin bilmem kaç türk'ü diri diri yakan alman ırkçılarına da geleneklerinden hiç ödün vermedikleri doğrultusunda sempati beslemesi olasıdır.
umudumuz ise bu bünyelerin dost oldukları faşist lazio taraftarıyla birlikte türkiye bayrağı açarak maç izlemeleridir. o zaman element uydurmadıkları o götleri hakkında endişe duymaları olasıdır. ne de olsa lazio tribününde faşizmin ağırlığını yitirdiğini söylemek, götünden element uydurmaktır.
gol attıktan sonra, aynı bizim oyuncumuz hasan şaş'ın, reis bakliyatın panosunu tekmelediği gibi, o da turkcell panasonu tekmelemiştir. bunun altında ırkçılık aramak akıl karı değil,saçmalıktır.
lazio tribününde faşizmin ağırlığını yitidiğini söylemek, götünden element uydurmaktır. lazio tribünü faşisttir ve türk tribün gruplarıyla çok sıkı dosttur.
izlediğim bir maçında takımın futbolcuları yüzlerini siyaha boyayıp sahaya çıkarak ırkçı taraftarlarına en güzel dersi vermişlerdi. takım olarak başarıları tıpki benimsedikleri faşizm gibi etkisini yitirmiştir ayrıca.
ülkemizdeki ırkçı sahışların geleneklerinden hiç ödün vermemesi doğrultusunda bu takıma sempati duyması da aklıma bu takımın futbolcularından Simone Inzaghi'nın gol attıktan sonra reklam panosundaki turkcell ibresinin turk tarafına defalarca tekme atması geldi. içimden sadece gülmek geliyor bu tür düşüncelere ve eylemlere, evet evet yalnızca ufak bir gülümseme!
kupa galipleri kupasını ** kazanan son takım payesini elinde bulunduruyor. bu olay 1999 senesinde vaki bulmuştur. belki hatırlarsınız, rakip takım hector cuperin real mallorcasıydı; lazionun gollerini vieriyle nedved atmıştı, mallorcanınkini de dani. hey gidi günler. aynı sene içinde şampiyonlar ligini cebrail, mikailin asistleri ile alan manchester utd.u da, süper kupada, gol tanrısı salasın ayağından gelen golle yenip, süperkupayı müzelerine götürmüşlerdi.. ondan sonra bi daha yüzü gülmedi lazionun. .son gülüşleri oldu bunlar - tabi hafızamda bi yamukluk yoksa..
ayrıca mussolininin takımı olarak ta bilinir.. anlyacağınız, ya sev ya terketci zihniyet.. hatta daha da beteri.. bu sebepten, ismi kızıla çıkmış livornoyla mücadeleleri bi ayrı keyifli oluyor(du). kommünizm vs. faşizm ne de olsa.. *
ilkelerin takımıdır. başındaki ss ibaresini tüm baskılara rağmen kaldırmamış, 12 numaralı formayı hiçbir futbolcusuna giydirmemiştir. çünkü 12 taraftarın numarasıdır. ayrıca o taraftar soylu etrüsk kanını taşıyan taraftartır.