13 senedir Kore sinemasını ve dizilerini takip edem biri olarak muhteşem bulmadığım dizi.Oyunun kurucusu ve maskeli adam sürpriz olmadı.Japonların 1995 yılına ait animesi var.2009 yapımı aynı isimli Kaiji filmi var.Ufak tefek farklılıklar dışında birebir aynı.Taş kağıt makas var.Köprüden geçme oyunu var.Ama Kore eğlence dünyası kendini iyi pazarlıyor.Bts müzik grubu ve sinemada art Arda verilen ödüller bunun göstergesi.Kapitalist sistemin patlattığı bir ülke.Bugün Kore yarın başka bir ülke.Dizi değil ama Kore sineması gerçekten senaryo açısından çok başarılı.Japon’lar biraz soğuk geliyor.Koreliler’in aile dostluk ilişkileri daha sıcak ve samimi.Sevilmesinde bunun da payı olduğunu düşünüyorum.Dizileri klişe ama sinemada harikalar.
dünyanın her yerinde böyledir işte. bir balonu daha çok şişirmişler anlaşılan. bu film tuttu ya. ki zaten önemli olan tutması. artık dünyanın en boktan filmi bile olsa izlenir herkesçe. neden mi ?
''e herkes izliyor demek ki bende izlemeliyim, bende beğenmeliyim''
algısı yüzünden.
Dizi çok başarılı. Uzun zamandır dizi izlemiyordum, tlc'de ev dönüşüm programları izlemekten midem bulanmaya başlamıştıki bu dizi popi oldu. izlemek isteyenlere şiddetle tavsiye ediyorum. Sırf popüler oldu diye diziyi beğenmediğini söyleyerek farklı olma çabası içine giren dangozları aldırmadan gönül rahatlığıyla izleyin derim. *
bu kadar övülecek ne var anlamadım; kardeşimden ve bikaç kişiden övgüsünü duydum. kardeşim kahvaltıda uzun uzun anlattı fakat ilgimi hiç çekmedi. açlık oyunları ve survivor karşımı bir şeymiş gibi geldi. e ikisini de sevmiyorum. izlemek istemiyorum. asyalılar başımın tacı fakat bir taneyse katlanabiliyorum. onlarcasına hayır.
Son bölüm hariç çok beğendiğim dizi. Son bölüm ağır saçmalasaydı 9-10 bile verebilirdim. Yok her şeyin başı dedeymiş de zevk için yapıyormuş da, Cho Sang‑Woo karakteri de orospu çocuğunun tekiyken o bıçağı falan alıp kendine saplaması falan baya baya saçmalık yani. 6. bölüm dizinin en iyi bölümüydü minnoş kızın kendini feda ettiği sahne de ağlayacaktım neredeyse, Ali'ye de fena üzülmüştüm. Oyunlar arasında köprü oyunu uzak ara en iyisiydi yer yer de iyi güldüm. Dizinin en iyi tarafı tek bir an bile sıkmaması, bitene kadar hiç sıkılmadım hemen hemen her anından büyük keyif aldım. Özellikle yarışmanın olduğu her anı övebilirim. Müzikler çok iyiydi atmosferi güçlendiriyordu, atmosfer iyiydi, renkler mükemmeldi özellikle yöneticinin olduğu mekanlar büyüledi resmen, dizinin kendine özgü bir tarzı olduğunu da söyleyebilirim.
Üzerinde çok fazla fırtına koparıldığı için oturum izlediğim ama çok da orjinal bir şey bulamadığım dizidir.
Yakın çevremde daha "ters köşe olacaksın" falan dediler ama dizi kendi kendine dikkatli izleyiciler için spoiler verdi zaten.
Hele hele "ispanyollar La Casa De Papel'i yaptıysa Güney Koreliler "biz daha iyisini yaptık" diye bu diziyi çekmişler diye yorumlar vardı ki şimdi iyi bir pr çalışması gibi duruyor.
Öncelikle bir grup insanı bir adada bırakıp birbirlerini katlettirmeye azmettirmek yeni bir fikir değil. Ama Uzakdoğu sineması bu konuda daha şiddet içeren sığ yapımlar yapıyor. Yani bu insanların kültürlerinde bazı kompleksler var. Uzakdoğuluların gözlerinin küçük olmasından dolayı animasyonlardaki ve çizgi filmlerindeki karakterlerin koca koca gözleri oluşu gibi. Bu adada ya da kapalı bir alanda birbirini katletme olayı da buna benziyor. Ama açıkçası 2000 yapımı "Battle Royal - Ölüm Oyunu" daha etkileyici gelmişti.
Squid Game'in sonunda altında yatan bir felsefi değer aradım ama ben bulamadım. Bu konuda herhalde hiçbir yapım "Sineklerin Tanrısı * Lord Of The Flies" ın üstüne kolay kolay çıkamaz.
Squid Game'in oyunculukları ise gayet iyiydi. Başrol oyuncusu Lee Jung-Jae'nin oyunculuğu gayet iyiydi. Diğer oyuncuların içinde sırıtana da rastlamadım. Filmin oyuncuları içinde küresel çapta en çok tanınan oyuncusu olan Lee Byung Hun'u ise çoğu zaman bir maskenin ardında izliyoruz. Bu da ilginç bir seçim olmuş. ilk kez oyunculuk yapan filmin güzel kızı Jung Heyeon'un ise Instagram'da diziden önce 410.000 takipçisi varken bu sayı şimdi 18 milyona fırlamış durumda.
Kötü bir dizi değil ama adının üstüne çıkarılan fırtınaları da kesinlikle haketmiyor. Hele hele "La Casa De Papel" in ideolojik ve felsefi anlamda yanına yaklaşması zor.
Bu yorumları orta yaşın verdiği deneyimle buna benzer adada yaşanan birbirini öldürme film ve dizilerinin bıkkınlığı ile yazıyorum. Genç yazar arkadaşlar benzer yapımlar izlemediyse hoş gelebilir.
550 kişilik oyuncu önerisi yapabileceğim dizi.
Keşkem Gerçek olaydı.
Siz seçildiniz,
Kazanan bütün parayı alır,
Kazanan olmazsa bütün para ülkenin bütün iç ve dış borcunu ödemek için kullanılacak.
beğenmeyenlerin Cristopher Nolanın sikip sikmedigini merak ettiğim dizidir. la poşetler ne ürettiniz ne tükettiniz hayatınızda da herseye salça oluyorsunuz. izleyin geçin la. yağ gibi akıyor.