alman oyuncuların bir sürü kartı vardı, 7-8 yaşlarındayken lahm'ı sporcu kartları sayesinde tanımıştım. şu zamanda çocuk olanlara üzülüyorum, benim çocukluğum güzel geçmişti.
efsane kartlardır. gözlerim dolmuştur. her sene belli bir dönem bu kartlarla geçerdi dönemi bitince kapış adı verilen kağıtları bi yerlerden atma eylemi başlardı.
küçükken gece gündüz oynamaktan evin yolunu unuttuğumuz , futbolcunun , boyu , kilosu , değeri , takımı hakkında bilgi veren kartlardır. genelde 1000 kadar kağıdı olan mahallenin en çok kartı olan abisi akşamüstü bu kağıtları yüksek bi duvardan mahalleye dağıtırdı. (bkz: 90 larda çocuk olmak)
oyuna başlarken "basbasmam" denir ve bu sayede rakip oyuncu başlar oyuna. en az 2 iki kişilik oyundur ve mahallede ne kadar sporcu kağıdı olan cocuk varsa oyuna dahil olabilir. hava kararıp, anne tarafından içeri çağrıldığı zaman oyun biter ve eldeki kazanılmış kağıtları saya saya evin yolu tutulur. bu tekrarlama evdede devam eder ve anne bunun üzerine "yetti bee, kafayı yicen" deyip elde avuçta ne kadar sporcu kağıdı varsa sobaya atabilir. dikkat edilmelidir.
kibrit kutusu şeklinde satılırdı. içinden 5 tane kart, bir adet sakız ve bir de ufak yapıştırma çıkardı.
çıkan yapıştırmalarla 4 büyük takımın ilk 11 i tamamlanıp, her takıma özel verilen hediyeler alınırdı. Kiminde forma, kiminde top, kiminde de bisiklet vardı. Ama 4 takımın da 11 inden 1 er tane futbolcu hiç çıkmazdı neredeyse o kutudan.
bu yüzden farklı mahallelere, semtlere gider şansımızı bir de orada denerdik ama sonuç yine aynı. 11 i koskoca mahalleden bir bilemedin iki kişi ancak tamamlardı. O da şansına.
1500-2000 civarı biriktirmiştim sanırım o kartlardan. modası geçince de sağa sola saçmıştım.