mekan basmak konusunda bazı topluluklar solculardan daha iyi olduğu için sevinilmesi gereken hadisedir. tüm sosyalistleri "deniz gezmişçi" olarak kategorilendirmek de ancak toplumu çatır çatır kutuplara bölenlerin ve bu kutuplar arasındaki çizgiyi gittikçe kalınlaştıranlara salya akıtarak bakıp belki bana da bir kemik düşer diye heveslenenlerin işidir efenim. ali kırca sendeyiz.
sözlükte zaten bol miktarda bulunmalarından mütevellit, olmayan durumdur. efendim yok biri birine tercihmişte yok eğitim seviyesiymiş...bırakalım bunları kardeşim.
eğer uludağ sözlük platformu demokratik bir platformsa tabii ki her görüşten insanlar olacaktır burada. en marjinalinden en ipe sapa gelmezine kadar hem de...önemli olan mal olmamak. seovi olmamak. militan olmamak. at gözlüğünden bakmamak. 10 saat içinde hoşsohbet bir adamı düz adam statüsüne inderecek kadar mafyalaşmamak...**
öyle solcu olsun gözünün çapaanı yiyim.* ama az. maalesef az. nesilleri tükenmekte.
şimdilik sözüm bu kadar sayın hakim!
edit: üstüne alınanlar kendilerini belli ettiler zaten.*
Biz hep burdaydık, ve hep buradayız, burası ve üniversite sözlüklerinin neredeyse tamamı bizim tasarrufumuzdadır, dolayısıyla bizim için "basmak" söz konusu olamaz. Abilerinin emriyle artık birer sözlük mücahitçiği olan şakirtler adeta bir karınca kolonisi gibi çalışarak önce ilk evladımız ekşisözlüğün kalitesini düşürüyorlar.Ekşisözlük bir üniversite sözlüğü değil dolayısıyla yeşil akıma yenik düşmesi daha kolay oluyor. fakat üniversite sözlükleri reformist genç düşüncelerin en ateşli savunulduğu yerler olmuştur. işte bu nedenlerle değerli şakirt dostlarım taşa çarpan su gibi etkisizdir.Başa dönelim; biz hep buradayız ve burada olacağız. **
bazı, "benden farklı olanı sözlükte istemiyorum" tarzı yaklaşım sergileyenler için basma masma söz konusu değildir. tabii ki basma söz konusu değil. hepimiz bu ülkenin evladıyız. fakat sözlükleri kendi arka bahçeleri sanan yazarlara tavsiyem, eğer bir sözlükte tek bir düşüncenin hakim olmasını istiyorlarsa kendileri bir sözlük kurarlar; adına da "solsözlük" mü derler, "sosyalistsözlük" mü derler ne derler bilimyorum; işte böylece kendi aralarında fikir teatrisinde bulunabilecekleri bir mecraya kavuşurlar. sonrada türkiye yi kendilerinden ibaret görerek mükemmel bir renkliliğin sahibi olduklarını söyleyebilirler. sözlüğe girerken de insanlara doldurtulan kısıma "daima sol düşünceyi savunacağıma..." diye bir kısım da koyarlar. herkes kendi yerini bilir rahat ederiz. böylece bir daha kimse kimsenin bölgesine girmiş olmaz. olmaz mı güzel kardeşim? bir güzel gettolaşırız sonra...!
yahu bu nası izan? bu nasıl fikir? sözlükleri ele geçiriyormuş bir kısım insan...yahu o adam bu ülkenin evladı değil mi? onlar kim biz kimiz? ne oluyor? ha sonrada bu insanlar etkisiz...
etksizse bırak yazsın kardeşim o zaman. of off...bu nasıl bir "otoriteryen" eğilimdir anlamadım ki...! sonra benden olmayan yeşildir bu ülkede de başka fikir yoktur fikri nasıl bir hastalıklı aklın ürünü olabilir ki...!
sözlüğü ya da her hangi bir yeri bir grubun basmasından pek bir farkı olmayan durumdur.* dinciler, şizofrenler, gayler, lezbiyenlerler, sadistler, faşistler. her şeyin fazlası zarar tabi ki. abartmamak lazım.