dünya üzerindeki en sağlam ekonomik sistemdir. bugün abd bile devlet müdahalesi ile bankalarını kurtarmıştır
götten sallamayım amk. okuyun bir bok öğrenin
(bkz: sosyalizmin abc'si)
Sosyalizm;doğaya karşı gelmektir,insanın artık doğaya ait bir canlı olmadığını göstermektir."Büyük balık küçük balığı yer". Bu doğanın,yaşamın bir kanunudur. Kimse eşit değildir ve asla eşit olmayacaktır. Ama asla okuma durumundan yada maddi refahtan veya kılık-kıyafetten değildir bu eşitliğin bozulması. Herkesin aynı akciğeri,aynı kalbi,aynı beyni vardır. Ancak bizi ayıran tek net ve doğru şey düşüncedir. Şimdi size bu fikirle yola çıkarak sosyalizmin bir çözüm olmadığını göstermek istiyorum.
iki insan düşünün, bunlar karşı komşu ve birbirleri ile rekabet içindeler. Çünkü insanlardan biri düşünen,araştıran,bilen,öğreten,öğrenen,dinleyen biri iken. Diğeri hayatında eline kitap almamış, önyargılı, sabit düşünceli ve körcahil(Kasıtım okumamışlık değil. Kasıtım burnuna sokmuşsun bilgiyi ama o herseferinde sümkürmeyi seçmiş birey) biri.
ilk adamımız basit, sıvaları dökülmüş ve kötü görünümlü bir evde otururken. ikinci adamımız lüks arabalar, bolca paralar, pahalı evler, satın alınmış kadınlar ile geçiriyor hayatını.
Şimdi ilk adamın aklına gelen fikir şu oluyor: Mademki ben bu adamdan daha çok biliyorum, anlıyorum. O zaman bu adam nasıl olurda benden daha üstün olabilir? Örgütleniliyor,fikir birliği,harekat derken inkılap yapılıyor ve sosyalizm yeni rejim biçimi oluyor. Artık herşey eşit. ikinci adamla aralarındaki tek fark düşünceleri oluyor.
Şimdide ilk adamın aklına gelen fikir şu oluyor: Mademki ben bu adamdan daha üstün ve yaratıcı düşüncelere sahibim. O zaman bu adam nasıl olurda benimle eşit olabilir?
seveni bol olan sistem. arkadaşımla şöyle bir konuşma geçmişti aramızda hemen aktarayım;
- sosyalizm şöyle bıdı bıdı, böyle rererö...
- iyi de bla bla bla, böftröf snf snf
- ya pia'cım şöyle anlatayım, herkesin mercedesi olacak düşünsene, mercedes'e binenle otobüse binen gibi bir ayrım olmayacak
- hmm, güzelmiş aslında... peki ben mercedes sevmiyorsam, mustang istiyorsam ne olacak?
- boşver mustang'i, mercedes güzel değil mi?
- yavrum cevap versene bana, mustang istersem alabilecek miyim?
- hayır, ama mercedes çok güzel değil mi?
- ya güzel tamam ama ben istemiyorum, allah allaaah, mustang istiyorum, bu özgürlüğüm olacak mı?
- ı ııhh olmayacak.
- anladım.
uygulanmaya çalışıldığı ve de uygulandığı yerlerde (mesela bulgaristan, romanya, çekoslavakya vb) insanların korkusuzca ve emeğinin karşılığını alarak yaşamalarını sağlamış güzelim sistem.. şimdi sosyalizm iyi olsaydı hala uygulanıyor olurdu diyebilirsiniz, hadi diyin.. evet sosyalizm de diğer bütün ideolojiler gibi eksikliklere sahiptir, işçi partisinin başındaki adamlar bir zaman sonra bu güzelim sistemi kendi lehlerine de kullanmaya başlamışlardır.. işte bu yüzdendir ki sosyalizmin başarısızlığı sistemin şeklinde değil onu uygulayan insanoğlunun doymak bilmez egosunda ve açlığındadır..
sosyalizmin içinde yetişen bir bireyin* anlattıklarından yola çıkarak bu yazar siz arılara bunları aktarabiliyor.. bir kadın gecenin 12sinde, 1inde başına bir iş gelecek mi diye korkmadan yürüyebiliyorsa, insanlar hırsızlık nedir bilmediklerinden camlarına ne korkuluk yaptırıyor ne kapı kilitliyorlarsa, sabah işe gidip akşam döndükten sonra çalıştıklarının gerçek karşılıklarını alabiliyorlarsa, kimse kimsenin ekmeğine göz dikmiyor, zengin sayısı az ama fakir sayısı da çok çok çok azsa, herkes orta halliyse eğer getirsinler sosyalizmi her yere.. kapitalizm, liberalizm, demokrasi var da ne bokunuza yaradı sanki? zenginler zengin oldu, çalışmadan insanlar milyon dolarlara sahip oldular, yoksulluk gün be gün arttı.. ee bunun nesi güzel? neymiş sosyalizmde lüks içinde yaşamak yokmuş.. o da vardı efendim.. (bkz: yugoslavya) etnik, dini, milli karışıklıkları olmasa ekonomik anlamda sosyalizm ile dış ticareti en iyi şekilde birleştirip uygulayan tek devlettir dünyada.. tito ölmeseydi belki de bambaşka bir devlet olacak, belki hiç dağılmayacaktı.. ama işte her canlı ölümü tadıyor maalesef.. hem burası yeri değil doğu avrupa ülkelerinin neden sosyalizmi yıktıklarını anlatmak için.. onu başka bir giride dile getirebilirim kanımca..
demem odur ki, sosyalizme bok atanlar onu yaşamamış, hakkında en ufak bir bilgiye sahip olmayanlardır.. sosyalizm ile komünizmi karıştırıp tüü allah belanızı, bunların hepsi komünist diye yafta vuranlardır.. bilinmelidir ki dünya üzerinde hiçbir ülke komünizmi yaşamamış, yaşatmamıştır... çünkü komünizm devlet sisteminin ortadan kalkmasıyla erişilecek devrimin son safhasıdır...
sosyalist toplumun gelişmesi sırasında hiç birçelişki ortaya çıkmayacağına dair safça görüş, sosyalizmi cennetin yeryüzünde gerçekleşmesi sanan dinsel bir sosyalizm anlayışının ifadesidir...
işçilerin bireysellikten çıkarak, kolektifliğe, yani çoğulluğa geçerek, artlarına halkın kendi iktidarlarını kurmalarıdır. bazı kişiler için ise, sadece toplumculuktur.
köklerini sanayi devrimi sırasında aydınlanma sürecinde almıştır. Siyasal ve sosyal eşitlik düşüncelerini dile getirmiştir. toplumun bir azınlığa hizmet etmek yerine dayanışma prensiplerine bağlı kalarak kendisine hizmet etmesini söyler.
iktisat öğrencileri için ironik bir kavramdır sosyalizm..
zira üniversite sıralarında boy gösterirken, tek taraflı eğitim sistemimizin katkılarıyla kapitalist düşlerde gezen öğrenciler, sosyalizm hakkında demediğini bırakmaz. uygulanması imkansız, artık geçmişte kaldı, insanları tektipleştiriyor. bunun gibi binlerce bıdı bıdı işte.
lakin davanın yönü mezun olup da gerçek hayata adıma atmaya doğru değiştiği zaman, tek kurtarıcı olarak devreye girer sosyalizm.
iş bulamamanın, dahası özel sektörde asgari ücret ile sürünmenin verdiği çözülme ile kapitalist ve bencil düşler yerini sosyalist ve toplumcu gerçekçiliğe emanet eder.
fıtratlarında eşit olmayan insanları eşit olarak görmeyi amaçlayan şaka.
dalga geçtiğime bakmayın, önceleri ben de farklı düşünmüyordum sosyalizmden. fakat gün geçtikçe anlaşılıyor ki insanlar birbirlerinden farklı yaratılmışlardır. insanların eşit olduğunu düşünmek yerine insanlara fırsat eşitliği doğurmak çok daha mantıklıdır.
bu açıdan liberalizm siker.
ayrıca üniversite dönemlerinde devrimci takılan herkes şu anda işinde gücünde, çoluğunda çocuğunda... hele bir de az buz para kazanıyorsa umrunda bile olmuyor dünya.
tarih önünde göt olmuştur sosyalizm. küba bile özel sektöre izin vermiştir...
amerika'da bile gizliden gizliye yaşanmaktadır. düştüğü falan yok. hatırlarsanız geçtiğimiz senelerde finansal kriz çıktığında amerika'da hükumet bankalara yardım etmişti. nerede yavrum devlet desteği olmadan ayakta kalabilmek?
sosyalizm piyasa ekonomisine karşıdır. çünkü piyasa ekonomisinde pazara sunulan ürünün meydana getiriliş süreci sakattır. göbekli para babaları, haraç mezat satın aldıkları hammaddeyi, fabrikalarında kölelerine ürettirirler. Bu üretim sürecinde en önemli artı değer kölelerin üzerinden elde edilir. marks buna, emek sermaye çelişkisi der. liberallerin "hepimiz aynı geminin insanlarıyız" yalanı tamda burada başlar. ortada büyük bir pasta varmış, pasta pazarmış, pazar ne kadar büyürse hepimize daha fazla pay düşermişşşşş. ninniye kısa bir ara vererek, tebessüme neden olan sakıp ağanın söylediklerini hatırlıyorum şimdi. " şu bahçemdeki adam bile benden daha mutlu, hiç değilse o bütün gün çiçekle böcekle uğraşıyor". işte sermayenin insana biçtiği değer.
yani sabancı daha fazla yatırım yapacak, yeni piyasalara yeni ürünlerle girecek ve bir gün "ulan çok kazandım, şu servetide çalışanlarımla bölüşeyim artık" diyecek...
ninniye nokta. şimdi gerçekler. pasta büyür, zira sermayenin sınırları yoktur. ülke tanımaz. kendi kuralları ile oynamayı sever. kural ise kuralsızlığın ta kendisidir. sigortasız adam çalıştırır, asgari ücrete mahkum eder vs vs.
pasta büyür hemde işsizler ordusuyla birlikte. çünkü sermayenin her zaman üç kuruşa çalışacağı kölelere ihtiyacı vardır.
şimdi gelelim sosyalist ekonominin, ekonomiyi küçültmesi sorunsalına.
uzaya ilk insanı çıkarabilmiş bir sistem, işsizliğin devlet tarafından yasaklandığı, eğitimin ve sağlığın devlet güvencesinde olduğu, her kesin başını sokabileceği bir eve sahip olduğu bir sistem, evet size karun kadar zenginliği vaad etmez. ancak birşeyi hatırlatır bize. oda insanoğlunun bu dünyaya patronları zengin etmek için gönderilmediği gerçeğini...
sizce hangi sistem daha insani?
Bu sosyalist güruh ekonominin bir "zero-sum game" olduğuna inanıyor. Yani toplam zenginlik belli bir miktarmış, eğer biri zenginleşirse bunun manası birilerinin fakirleşmesi olmak durumundaymış. Aynı pasta örneğinde olduğu gibi. Pastanın büyüklüğü sabit. insanlar paylaşıyor. Birileri çok alırsa birilerine az kalıyor.
Ama Adam Smith ekonominin bir "zero-sum game" olmadığını söylüyor. Bir alışverişte bir kazanan veya kaybeden yoktur, eğer ki bir dolandırma durumu değilse. Çünkü iki tarafın da rızasıyla yapılan bir alışverişte, alan aldığı şeye verdiği paradan daha çok değer veriyor. Keza satan da alacağı paraya verdiği şeyden daha çok değer veriyor. Sonuç ta her iki tarafta bu alışverişden öncekinden iyi durumda (better off) çıkıyorlar. Eğer ki zaten iki taraf da aldığına verdiğinden fazla değer vermeseydi o alışveriş gerçekleşmezdi.
Pasta analojisine bakınca da, pastanın sabit büyüklükte olduğu gerçek değildir. Piyasa ekonomisinde pastanın giderek büyüdüğünü görüyoruz. Bunun işareti kişi başına düşen milli hasılanın artmasıdır. Bu demektir ki pasta büyümektedir. O halde bir insanın dilimi küçük olsa, hatta diğerlerine oranla küçülse bile, pastanın büyümesiyle eski halinden daha iyi duruma gelebilir.
Tersi bir şekilde, pasta dilimlerini eşitlemeye kalkan sosyalist politikalar da ekonominin büyümesini durdurup, hatta ekonomi küçültme sonucu getiren politakalar uygulayabilirler. Ve pasta küçülür veya en azından büyümesi durur. Bu da insanları daha iyi değil daha kötü bir hale getirir. Piyasanın yokedilmesi, yatırımların önüne ket çekilmesi, topyekün refahı artırmaz, azaltır.
velasılkelam; sosyalizm düşünce temelden sakattır. en azından ekonomik açıdan.
insanların kendisinden vazgeçip,gregor samsa olmayı tercih ettikleri,uygulanması en zor(çünkü merkezinde algılananın tam tersine insan vardır) ekonomik(ve dolayısıyla kültürel)sistem.
önce insan diyen ideoloji, düşünce. militarist diktatörlüklerle karıştırılıyor ya, hayretler içerisinde kalıyorum. korkmayın, gidin namazınızı kılıp iyi bir kul olabilirsiniz hala, tehlike yok.