--spoiler--
sosyalizmi benimsemeyen ve dahası sosyalizme karşı olan kitlelere eleştiride bulunma, gösteri yapma ve her konudaki protestosunu ortaya koyma hakkı anayasal güvence altına alınacaktır.
devrime karşı fiili (sabotaj vs) saldırı içermeyen her türlü karşı çıkış, temel insan hakkı içinde görülecektir.
--spoiler--
Ayy ben bunlara gülerim.
--spoiler--
devrim sonrası yapılacak ilk iş kurucu bir halk kongresi düzenlemek, devrime silahla karşı çıkmış gruh hariç toplumun tüm kesimlerini kapsayan temsilcilerin bu ülke ve halkın geleceğine ilşkin özgür bir tartışma ve karar alma süreci yaratmak olacaktır.
--spoiler--
Silahsız devrim yapıldı da , karşı devrim isteyenlerden silahsızlanma bekliyor.
--spoiler--
ancak böyle bir tartışma sürecinde ülkenin adının "sosyalist türkiye"mi yoksa ulusal bir çağrışım yapmayan, misal: avrasya komünü mü olacagı,
ülkenin federe bir yapıya mı bölüneceği gibi meseleler karar altına alınacaktır.
--spoiler--
Oldu olacak konfedere yapsaydınız memleketi.
--spoiler--
tsk lağvedilecek, yerine aynı zamanda üretime de katılan gönüllü milislerden oluşma bir halk ordusu kurulacaktır.
--spoiler--
Yorumsuz
Ya ben de sazan gibi atladım ama bazı gençler dürtmeden uyanmıyor ne yapalım.
Hala öylemidir bilmem ama bizim zamanımızda ülkü ocaklarında dünya türk olsunvari ülküler işlenirdi ergen beyinlere , ayrıca kültür merkezlerinde ( en meşhuru Ortaköy Kültür Merkeziydi ) böyle dünya barışı , halkların kardeşliği gibi gaz cümlelerle bölünerek çoğalırdık. Hey gidi gençlik. Yer dururduk birbirimizi komunist bölücüler , katil faşistler deyu.
Türkiye sosyalizminin hala bu denli ütopyoları varmı diye merak ediyor insan.
ilk yapılacak iş sosyalist devrime g.tümüzle gülmek olacaktır.
Daha sonra devrimin yapıldığı sokaktan geçen alelade vatandaş yuhalamalarla sopalamalarla devrimi bastırır zaten (örn: erzurum)
Ülke kaynaklarının büyük bölümünden otlanan ve sermaye ile üretim tekeline sahip tüm holdingler lağvedilecek, tekellerden kamulaştırılan sermaye ülke çapında işsizlik ve üretim sorunlarına çare olmak amacıyla ülkenin ihtiyaç duyduğu bölgelerde fabrikalar kurulması şartıyla kullanılacaktır. Toprak ağaları ve aşiretlerin el koyduğu tarımsal araziler kamulaştırılacak, üretici çiftçilere dağıtılacaktır. Tarım ve sanayi için gereken üretim malzemeleri gerek mevcut sanayi kuruluşlarınca üretilecek gerekse sosyalist türkiye'ye destek olan diğer sosyalist ülkelerle antlaşmalar yoluyla temin edilecektir. Üretici çiftçi ve sanayici çalışmasının hakkını alacak, çiftçinin ürünü elinde kalmayacak, işçinin can güvenliği sağlanacak, beyaz yakalı işçiler ve memurlar ile mavi yakalı işçiler arasındaki gelir dağılımındaki eşitsizlik kalkacak, sosyalist iktidar üyelerine bu konuda herhangi bir tavizde bulunulmayacaktır. Üniversiteler sosyalizmin iş ahlakını öğreten ve üretici güçlerin geliştirilmesine önem veren çok yönlü ve çok kültürlü bir eğitimin vatandaşlara sunulduğu özerk eğitim kurumları olacaktır.
Bütün bunları reddedenler ülkeden siktir olup gidecektir.*