gece gece çok aşıkmışım da ızdıraptan ölüyormuşum kafasını yaşattı yemin ederim. acı çekiyorum sözlük.*
--spoiler--
ah bu yangın beni öldürüyor yavaş yavaş
kor kor alevler yanıyor içimde
aşkın beni kül ediyor
--spoiler--
hande yener'in apayrı albümünden muhteşem bi şarkı. çok iyi çok.
şimdilerde salak salak çöp-çök diye şarkılar söylüyor ya, pes.
kaybolmuştun onun için
hatıralar albümlerken
ihanet etti işte
içime karıştın desen
eski günler yok dışarda
geçmişini uğurlarken
elimde aynı resim
eski sevgilin ve sen
tutulmuyor giden gider ağla ne fayda
üzülme hiç kötü niyet yok bu olayda
yazılmıyor günah diğil sevmek sevap hatta
eğilmeyen kırılmaya mahkum hayatta
sus acısını çek gerisini hiç sorma
sev acısını çek gerisini hiç sorma
ayşegül aldinç in çok güzel yorumladığı parçadır.
şöyle ki bu zamana kadar keşfedemediğim için üzüldüğüm şarkıdır.
ne zamandı bilmiyorum bir yazar itirafında saatlerdir bu şarkıyı dinleyip kederlendiğini yazmıştı. en altta da bir link vermişti işte o günden beri hayatımda bu şarkı.
teşekkürler o yazar. *
paşa nın yorumuyla dinlenilmesi gereken über ötesi şarkı. her dinleyişte rendeleniyormuş gibi bi his oluşur insanda, mutlaka sizden kopan birşeyleri tanımlar bu eser.
(bkz: sorma ne haldeyim sözlük)
-naber?
-iyidir canım senden naber?
-kötüyüm ya sorma saçma sapan işler oldu
-hadi ya noldu?
-sorma ya anlatılcak gibi değil
-hımm peki
-sorma anlatamam
-tamam sormuyorum!!
bir insanın yapabileceği en içli şarkılardan, sezen aksu'nun yaptığı. herkes sizden kaçmaya çalışırken tek olmanın getirdiği hisle insanı kendi kendine sarhoş oluyor. sorma ne haldeyim.
sezen aksu'nun bestesi olan sorma en vurucu halini zeki müren yorumunda alır.
ayşegül aldinç yorumu da fena değildir, 90'ların başındaki o naif havayı hissettirir dinleyene.
bu sene de sezen aksu yürüyorum düş bahçelerinde albümünün birinci cd'sinde bu eserine yer vermiş; ancak ben bir minik serçe sever olarak bu yorumdan keyif alamadım malesef.
şarkı tamamen batı nota sistematiğiyle çalınmış ve sezen aksu da hiçbir koma sese dokunmadan okumuş şarkıyı.
oysa uşşak ya da hüseyni makamında olan bu şarkının komasız okunması şarkıyı katletmekten başka bir şey değil; çünkü makam dışına çıkınca melodiden uzaklaşılıyor ve vuruculuk sıfıra iniyor.
bu fikir düzenlemeyi yapan aykut gürel'e mi aittir yoksa sezen aksu mu böyle yorumlamak istemiştir bilemiyorum.
bununla birlikte müslüm gürses'in sandık albümünde yer verdiği sorma yorumu da olmuş denilebilecek güzellikte.
insan dinlerken bir yerlere dalıp gidebiliyor.
yani bu yıl bir iyi bir de kötü sorma dinledik, keşke sezen aksu'nun kendi şarkısına getirdiği yorum böylesi bir düzenleme ve nota sistematiği sorununa kurban gitmeseydi.