hayat akarken onca kavganın onca kederin üzüntünün sevincinin arsında soluklandığınız zaman karşınıza çıkar bu şarkı. kanlı bir savaşın ardından kayıpşarına üzülen buruk zaferin asaletini taşıyan komutan gibi hissedersiniz. sanki dünyanın efendisi gibi.
bu şarkı çıktığında 7-8 yaşlarındaydım. o zamanlar şarkıların sözleri çok bir anlam ifade etmiyor, daha çok müziğe göre dinliyorsun şarkıları. işin ilginç yanı şarkı yıllanırken ben bu şarkıyı hiç dinlemedim. bundan 3-5 sene önce bir sabah bu şarkıyı mırıldanarak okudum. kıssadan hisse; insan beyni garip bir şey.
üzerinden akıp giden şarkılara inat bendeki yerinden asla taviz vermeyen bir sezen aksu şarkısı. her hatırlanışında biraz gülümsetip ama en fazla da ağla hissi uyandıran... her dinleyişte insanın içine içine dokunan, güzellik.
"ah ne kahraman ne cesur, ne güzel çocuklardık
her yeni günü ümitle nasıl kucaklardık."
uzun süre dinlemedikten sonra tekrar dinleyince tüyleri diken diken etmekten öteye gitmiş, bir anda hayatımı karartmış, havayı karartmış, gözlerimi kapatmış parçadır.
ışık doğudan yükselir, 1995. yanılmıyorsam attila özdemiroğlu nun bestesi. özellikle nakaratında özkan uğur ile birleşen sezen aksu nun sesinin, sizi ölümcül bıçaklara sevk etmesi. ne de güzel, çocukluğu yeniden hatırlatması. herkesin farklı tatları barındırdığı çocukluğuna; ama 80 lere, ama 90 ların başına, ama 70 ler; belki de 60 lar, o da olmadı 50 ler...
çocukken, kucağına aldığı babanızın kulağıyla ya da saçıyla oynamanız bile, şimdi saçınızda bulduğunuz iki gram beyazın daha da manidar tarafını gösteriyor sanki sizlere.
şimdilerde markete girdiğinizde para üstü olarak aldığınız sakız ya da herhangi bir x şekerin, çocukken ne de güzel bir gülümseme ya da sevinme kisvesi olduğunu daha da anlıyorsunuz.
hele bir de, çocuklukta yapılan deniz kenarı tatiller var. akşamları yakılan ateşin yanındaki sizden yaşça büyük abilerle ablaların (şimdiki aşağı yukarı 40 tayfası) bir akşam yaptığı aşk meşk muhabbetleri ve sizin dinlemeden öteye gidemediğiniz; sabah kahvaltısında bir kase zeytinyağını bitiren dedenize anlam veremeyişleriniz. sokakların ortalarında, kaldırımlarda oynanan oyunlara değinmiyorum bile...
büyüdüğümüzü anladığımızın resmidir bu şarkı. ama ege de, ama marmara ya da akdenizde geçirilen çocukluğun; ama sarayda, ama köhne bir köy evinde geçirilen çocukluğa özlemdir.
kocaman adam olduğunu hatırlatan, yüzüne çarpan şarkıdır. büyüdüğünü ve dünyanın da kirlendiğini acı acı anımsatır. öyle hayatta kıdemlenmiş olmasan da hüzünlenirsin işte.
her şeye pembe gözlüklerle baktığınız zamanları hatırlatan şarkıdır. ilk aşkı - yaz aşkınızı- hatırlatan şarkıdır. bir zamanlar saf bir heyecanla içtenlikle yaşadığınız günleri hatırlatan şarkıdır. ilk gözyaşlarınızı da bu şarkıyla dökmüşsünüzdür. sezenle yeter ki onursuz olmasın aşk demiş beni yak kendini yak her şeyi yak demiştiniz bir zamanlar ne de olsa. sıra sezen' in bu şarkısını bağıra çağıra söylemeye gelmiştir. biraz mutlu biraz üzgün biraz hasretle. ahh ben ne anlatsam boş şimdi kaldırımlar biliyor, bi devir muhteşemdik.
yıllar sonra yeniden dinlendiğinde güzel bir tebbessüm bıraktırır yüze. eskiler hatırlanıverir birden. şimdilerde çoktan unutulmuş anılar tam da o gün hissedildiği gibi hatırlanır ve gülünür geçilir.
sezen aksu'nun en 'en' şarkısı. derin bir hüzüne ve acıya sahip. derin pişmanlıklara ve özleme sahip. geçmiş gençliğin anılarına sahip. tarih kokan dizelere sahip. ışık doğudan yükselir albümünün bir şarkısı olması ile de derin bir ruhani güce sahip şarkı.
evet efendim bu parça, sezen aksu'nun biraz daha diğer sularda yüzdüğü 93 senesinde çıkarmış olduğu deli kızın türküsü albümüne müteakip, 1995 senesinde çıkarılmış ışık doğudan yükselir albümünün yüz akı parçalarından birisi olup, insanın içinin içine sığmamasını sağlayan, gece ile gündüz arasındaki hafif renk tonunu*** kaldıran, yaz mevsiminde kışa, ya da karlı bir sabahtan, sıcak bir yaz sabahına duhül ettiren, muhteşem sezen aksu parçalarından, temiz bir hava çekmek için bile dinleyiniz, ki ege'nin temizliği ya da akdenizin mavisi, göznüzün önüne gelsin.
notalarıyla bile konuşan şarkı. insanın içindeki hüznünü büyüdükçe çogaltıyor. bu yüzden bunun gibi -miş li geçmiş zamanları anlatan güzel şarkılar zaman geçtikçe daha da anlam kazanıyor. yaşlandıkça çakkıdılardan uzaklasan canlılar olacagız. makber'e dayanacagız.