terbiyesizliğin hadsizlikle yoğrulması sonucu birtakım insanımsıların ortaya attığı hayali düşüncelerdir. ne içip içip yazdıkları merak konusu olan bu insanımsıların birinin hakkında ileri geri konuşmaktan ötürü hak yemiş olmalırının farkında olmamaları üzücüdür. bu tür provakasyonlar ile anca kendi dünyanızda eğlenebilirsiniz. zira çocuklar bile gülüp geçiyor artık aklınıza.
resmi bir peygamber olmasa bile, benim peygamberimdir. bir ulusu yoktan var eden, dünyanın en büyük lideridir.
şeriat'a karşı başarılı olan tek lider. karanlığa karşı, dinin acımasız dogmalarından halkını arındıran tek lider.
öldüğü vakit atılan dünya gazeteleri'nin manşetleri internette mevcut. aklıma geldikçe tüylerim diken diken olur, bütün ezilen ülkeleri kurtarmak isterim.
ama ben atatürk değilim. ben gayrı resmi bir peygamber değilim.
bir ulusun simgesi.
bir tanecik attila'mın mükemmel şiiri ile baş başa bırakıyorum sizleri.
üçüncü kıta özellikle okunulasıdır. "nasıl böyle varıp geldin, hoşgeldin" dizesinden itibaren olan kısım.
dağ başını efkâr almış
gümüş dere durmaz ağlar
gözyaşından kana kesmiş gözlerim
ben ağlarım çayır ağlar çimen ağlar
ağlar ağlar cihan ağlar
mızıkalar iniler ırlam ırlam dövülür
altmış üç ilimiz altmış üç yetim
yıllar gelir geçer kuşlar gelir geçer
her geçen seni bizden parça parça götürür
mustafa'm mustafa kemal'im
diz dövdüm
gözlerim şavkı aktı sakarya'nın suyuna
sakarya'nın suları nâmın söyleşir
hemşehrim sakarya öksüz sakarya
ankara'dan uçan kuşlar
kemal'im der günler günü çağrışır
kahrolur bulutlara karışır
gök bulut yaşmak bulut
uca dağlar dev boyunlu morca dağlar
divan durmuş bekleşir
mustafa'm mustafa kemal'im
nasıl böyle varıp geldin hoşgeldin
çıngı kaymış yalazlanmış gözlerin
şol yüzünde güneş südü sıcaklık
ellerinden öperim mustafa kemal
senin dalın yaprağın biz senin fidanların
biz bunları yapmadık
sen elbette bilirsin bilirsin mustafa kemal
elsiz ayaksız bir yeşil yılan
yaptıklarını yıkıyorlar mustafa kemal
hani bir vakitler kubilay'ı kestiler
çün buyurdun kesenleri astılar
sen uyudun asılanlar dirildi
mustafa'm mustafa kemal'im
karalar kuşanmış karadeniz akmam diyor
dokunmayın ağlamaktan bıkmam diyor
bu gece kıyamet gecesi bu vapur bandırma vapuru
yattığı yer nur olsun mustafa kemal
ben ölümden korkmam diyor
korkmam diyen dilleri toz oldu toprak oldu
değirmen döndü dolandı yıllar oldu
bir kusur işledik bağışlar mı kimbilir
o bize öğretmedi kazan kaldırmasını
günahı vebali öğretenin boynuna
erdirip oldurana ana avrat sövmesini
yüreğim kırıldı kanım kurudu
var git karadeniz var git başımdan
mızıka çalındı düğün mü sandın
bir yol koyup gideni gelir mi sandın
mustafa'm mustafa kemal'im
ankara'nın taşına bak
tut ki baktım uzar gider efkârım
çayır ağlar çimen ağlar ben ağlarım
gözlerimin yaşına bak
ankara kalesi'nde rasattepe'de
bir akça şahan gezer dolanır
yaşın yaşın mezarını aranır
şu dünyanın işine bak
mustafa'm mustafa kemal'im
türkfaryanlık inancına göre, türktanrı tarafından, tarih boyunca ilk bilineni atilla han olmak üzere öncesinde ve sonrasında, türklüğü yaymak ve üstünlüğünü kanıtlamak adına pek çok peygamber ve kutsal türklük kitapları indirilmiştir. işte yıllardır bilinenin aksine, bu inanca göre, atatürk sadece bir lider veya komutan veya cumhurbaşkanı değildir. atatürk, kıyamete yaklaştığımız son günlerde insanlara kurtuluşu yani türklüğü delaletleriyle kanıtlamak adına, türktanrı tarafından gönderilmiş, nutuk ile müjdelenmiş, son türkfaryanizm peygamberidir.
not: bilgi amaçlı entrydir. türkfaryan değilim; benim için atatürk ülkesi adına savaştığı için saygı duyduğum bir komutandır.
edit: bir de sakın kemalizm le karıştırılmasın. kemalizm de atatürk peygamber değil, bizzat tanrıdır.