Sözlükteki malum konulara (yazmayım siz biliyorsunuz) inat, adam gibi okumak isteyen herkesin istifade edebileceği yazılardır.
Yapılan son araştırmalara göre dünyada her gece yaklaşık falan değil, tamı tamına 1 milyarı geçen insan yatağına yiyecek birşey bulamadığından aç giriyor. Ben bunun devletlerin neden önlem almadığı konusuna değinmekden ziyade, toplum olarak bu halde yaşayan 1 milyar insanın varlığından maalesef ki bi haber olarak hayatını sürdürüp, açlıktan hicbirimizin yemekten nefret edeceği vücuda katkısı olmayan gıda denemeyecek şeyleri tüketmek zorunda olan insanlar.
Aslına bakılırsa hayatta yiyeceğimiz bir lokma ve başımızı sokacağımız bir evimiz varsa, dünyadaki milyarlarca insandan daha nasibli olduğumuz gözükür. Bunun yanında, o insanların yaşadığı zorluğu bir nebze olsun anlamak için müslümanlarca her yıl ramazan ayında tutulan orucun ne kadar mühim olduğu da yadsınamaz bir gerçektir. Buradan hareketle, maddi anlamda kendine yetebilen insanların sırf kendi nefisleri için yaşamak değilde muhtaç olan insanlara yardım etmesi bir lüks değil, aksine insanlık borcudur.
Sözlerimi şu can alıcı bir soruyla bitirmek istiyorum. Açlıktan bitap düşmüş kardeşinizin ardında onun ölümünü bekleyen bir yırtıcı hayvan çaresizliğinde ne yapabilirdiniz?
ibret almak ümidiyle.
Türk aile yapısının son yıllarda ne kadar dejenere olmaya başladığı çoğu insanın malumudur. Burada ebeveynlerin ne kadar suçlu olduğu da ortadadır. Kapitalist sistemin örf, adet, utanma, manevi duyguları sömürerek başta televizyon denen illetin her eve girmesiyle ne kadar başarılı olduğu aşikardır. Diyenleriniz çıkabilir, 'TV düşmanı mısın?' diye tabiki değilim. Ancak milli birlik ve beraberliğimizi bozacak, bizi ayrımcılığa sevkedecek her türlü unsura karşı bir tavır almamız gerektiğini aklımızdan çıkarmamak zorundayız.
Anne baba vasfına sahip olamayacak insanların evlenip, peşinden çocuk sahibi olup, o çocuğu topluma çıkaran bu zihniyetin yaptığı şeyin 'canlı bomba' olmasından ne farkı kalabilir. Devletimizin evlilik yapacak insanları belli testlerden geçirdikten sonra evlilik iznini vermesi uygulaması başlattığını son derece faydalı buluyorum. Ahlaktan, adetten bi haber olan insanların, şeytanın hoşuna gidecek davranışları içinde fazlasıyla bulunduran insanların toplum yapısında ne kadar ciddi teşkil edebilecek yıkımlar gerçekleştirdiği ortada değil mi?
Televizyon da bir dizi yayınlanıyor ve orada yüksekten atlayan birisini gören çocuk, gerçekmiş gibi kalkıp kendisi de bu eylemi yapmak istiyor. Aslında bakılırsa ne kadar talihsiz bir durum. O çocuğun öğrenmesi gereken yığınla davranış ve ahlak üzerine bilgiler varken, körpecik beyinlerin tv karanlığında yok olup gitmesini ve ilerleyen yıllarda belki de etkisinde kalacağı iğrenç yapımları izlerken topluma canlı bomba yetiştiğinin farkında dahi olamıyoruz.
Unutmayalım, iyi nesiller yetiştirmek hem kendi menfaatimize hem de dünyanın daha yaşanabilir olması cihetiyle birinci hedefimiz olmalıdır.
mevzu bir düşünceyi savunmak, karşı düşünceye neden karşı olduğunu anlamaya çalışmak değil, mevzu inat yapmak. ne söylediğinin yada ne kadar zarar gördüğünün önemi yok sadece inat yapıp geri adım atmasın yeter. gerçekten insanlık dışı bir davranış.