dar bir yolda karşıdan gelen adamın " ben senin gibi bir sefile yol vermem." demesi üzerine "ben veririm..." deyip yol veren zekası ile öldüren felsefe kitaplarında baş kahraman filozof.
bildiğim tek şey hiçbirşey bilmediğimdir sözüyle sokratik ironiyi çıkarmış, kendisini kabullenemeyenlerin ülkeden atmaya çalışıp kabul etmediği ve zehir içerek ölen muhteşem bir insandır.
an itibarıyla bir radyo kanalında konu olarak işlenmiş, varlık nedenini, 'bir at sineği olarak kuyruğunuza konmak ve sizi rahatsız etmek' olarak ifşa etmiş, katline kadar davasından dönmemiş zattır.
kendisine; "hitabet dersleri verdiğin halde sen neden etkili bir hatip değilsin?" diye sorulduğunda
"biley taşı kendisi keskin değildir ama metalleri keskinleştirir"
şeklinde taşı gediğine koyan filozof...
"dünyadaki tüm mutsuzlukları bir araya getirip insanlar arasında paylaştırırsak, mutsuz olan kişi kendi payına düşen mutsuzluğu görünce eski mutsuzluğuna şükreder." sözünden de anlaşılacağı gibi analiz ve ifade yeteneği oldukça gelişmiş bir filozof.
yazılı bir eseri olmamasıyla bilinen, i.Ö. 469 da doğmuş ve 399 yılında, "yeni tanrılar icat ettiği, görüş ve tartışmalarıyla gençleri baştan çıkardığı" gerekçesiyle idam edilmiş filozof.
ruhun bedenden önce var olduğunu düşünen filozof. ona göre ruh çok büyük bir bilgi birikimine sahiptir ancak bir bedene girdiğinde bu bilgiyi unutur. işte sorular sorarak insanın bilgili olduğunu göstermeye çalışmıştır. felsefenin gerçek mutluluk olduğunu söyler.
"Ne pahasına olursa olsun, evlenin. karınız iyi çıkarsa mutlu olursunuz, yok fena çıkarsa o zaman da filozof olursunuz." gibi sözlere sahip Platonun hocası, yunan felsefesinin kurucularındandır.
Sokrates bilgiyi saklaması sebebiyle saygıdeğer
bir ün yapmıştı.. Bir gün büyük filozof bir tanıdığına rastladı ve
adam ona dedi ki,
''Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun ?''
"Bir dakika bekle" diye cevap verdi Sokrates. "Bana bir şey
söylemeden evvel
senin küçük bir testten geçmeni istiyorum. Buna Üçlü Filtre Testi
deniyor."
"Üçlü Filtre?"
''Doğru,'' diye devam etti Sokrates. "Benimle arkadaşım hakkında
konuşmaya başlamadan önce, bir süre durup ne söyleyeceğini filtre
etmek, iyi bir fikir olabilir. Üçlü filtre testi dememin sebebini
birazdan anlayacaksın. Şimdi birinci filtre; 'Gerçek Filtresi '
Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçek olduğundan
emin misin ?" '' Hayır,'' dedi adam ''Aslında bunu sadece duydum
ve''
"Tamam,'' dedi Sokrates. " Öyleyse , sen bunun gerçekten doğru olup
olmadığını bilmiyorsun. Simdi ikinci filtreyi deneyelim, 'iyilik
Filtresi'. Arkadaşım hakkında bana söylemek üzere olduğun şey iyi
bir şey mi ?"
'' Hayır, tam tersi...''
'' Öyleyse'' diye devam etti Sokrates, "Onun hakkında bana kötü bir
şey
söylemek istiyorsun ve bunun doğru olduğundan emin değilsin. Fakat
yine de testi geçebilirsin, çünkü geriye bir filtre daha kaldı.
'işe yararlılık filtresi' Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey
benim işime yarar mı ?"
''Hayır, pek değil."
''iyi'' diye tamamladı Sokrates. "Eğer, bana söyleyeceğin şey doğru
değilse, iyi değilse ve işe yarar değilse bana niye söyleyesin?
platon(eflatun) gibi bana göre tüm zamanların en büyük filozofunun hocası olan, yaşadığı dönem tarafından doğal olarak bir kaç kişi dışında hiç anlaşılamamış übermensch.
Değeri olan bir Kimse, yaşayacakmıyım yoksa ölecekmiyim diye düşünmemelidir.Bir iş görürken yalnızca Doğru mu, Eğri mi, Yürekli bir adam gibi mi yoksa Tabansızca mı davrandığını düşünmelidir.
SOKRATES (ölmeden hemen önce)
bişey bilmediğini iddaa ediyo ya bu sokrates, bence çamura yatmış bariz. "sofistlerin hali ortada, bunnar gibi biliyom biliyom diye ortalıkta dolaşıp, eninde sonunda tüysüzün birinden ayar almak var; iyisi mi ben bilmiyom arkadaş bişey diyim de, aman kelime laf etmesinler" demiş, çıkmış işin içinden pörtlek gözlü. Bi de ne bi kitap, ne bi not, ne bi post it, hiç bi bok yok herifin bıraktığı; demek sahiden bişey bilmiyomuş düdük diyesi geliyo insanın. bence plato nun bazı hisleri vardı bu sokrata karşı, bi dersten sonra açıldı kendisine, yedi sümsüğü oturdu küçük sapık. ama hisleri ömrü boyunca devam etti hocasına karşı. büyük aşkı göçtükten sonra da böyle yaşattı hissini; yok diyalogmuş miyalogmuş, yok şöyle ince laflar edermiş sokrat, uydur amına koyim, biz de "vaay ne adammış" diye yiyelim ikibin sene sonra. bence böyle; sokrat aslında platonun şehevi hislerinin bi nihayeti, o yüzden ben sadece platona hayranlık duyarım, o büyük, tesiri asırları aşmış hislerine.
karısından çok çekmiş adamdır*. magazin kaynakları güçlü değil şimdiki gibi tabi bilemiyoruz.hayır yani her şeye burnunu sokmuş kadın. sen koskoca filozof ol karına laf geçireme. olacak iş değil.