Bazıları çok çakal olur bunların. Bende oturur seyrederim. ağzı açık dil hafif dışarıda ve sarkık dolaşır. Gözlerinde hin bir parıltı. Kısa ve seri adımlarla sokaktaki insanlara sararlar. Korkan olur, seven olur, tekmeleyen olur. Ama onun tepkisi genelde aynı. Parlayan gözleriyle dalga geçer gibi insanla alay eder. Bende oturur seyrederim bu şarlatan köpeği kibirli insanlıkla dalga geçerken. Belkide benim yapmayı isteyip de yapamadığım şeyi yaptığı için severim bu köpeği. insanın kibriyle dalga geçecek cesareti olduğu için severim bu köpeği.
yanımızdan gelip geçen bazen farketmediğimiz, bazen mahsun bakışlarına sadece acıdığımız ve bazen yokluğunu farkedebildiğimiz bazen de sabah görüpte bir günaydını esirgeyen insanlardan daha yakın olan isimsiz.
seçici oluyor bazısı. yarım yarım çöpe atılmış hamburgerleri eldiven giyip topladım, serdim önüne geçen gün. ekmekleri yemeyip, köfteleri sömürdü.
ketçaplı-mayonezli ekmek sevilmez mi lan?!
ne yapacağız senin üst sınıftan gelme tavırlarınla bilmiyorum ben efe. canım efe'm.
hayatın pek çok zorluğuyla karşılaşmış hayvandır. nereye gitse hep dışlanır, insanlar onu gördüğü zaman yolunu çevirir. mahalle esnafından tekme yemeye alışmıştır artık. o bir avuç yemeğe muhtaçtır. aslında insanlara saldırmaz kolay kolay. saldırmasının nedenide çevredeki insanlar tarafından hor görülmesi. aslıda onlar herşeyi anlamaktadır. hayvan diye geçiştirip gidiyoruz ama acıyı, mutluluğu yaşamaktadır. sadece içgüdüsüyle hareket eder, mutlu oldumu acayip sevimli olur. hüzünlü anında ise o acı acı inlemesi insanı yer bitirir. keşke diyorum kendime, çok geniş bir evim olsada onların hepsini alıp beslesem. aynı şey diğer hayvanlar için de geçerli. fakat köpeğin yeri bir başkadir. insandan daha iyi bir dost oluyor bazen. siz konuştuğunuzda anlamasa bile tepki veriyor. bu hayvanlara olan sevgi anlatılmaz yaşanır ve yemin olsun bu hayvanlara zarar verenlerde insan değildir.
lise yıllarında yaşanan ve düşünülünce tatlı bir acı anı olarak telakki edilen aşk çilesini yaşamış insana kendisinin bir zamanlarda ki halini anlatır.
içilen 4-5 tekel birası (ama ne bira, hala damakta tadı var ve özlenmekte) sonrası, aptal ıslatan bir yağmurda, gece sokakları bilinçsizce aşındırır iken köşe başında görülen köpek ıslak ve kuyruğu bacak arasında titrerken görülür. bir anda insan, kendi çaresizliği ve yalnızlığının başka bir canlıda vücut bulmuş halini görür. tek fark kendisinin 2 ayaklı olmasını köpeğe dillendirir. sanki bir arkadaşını görmüş, ayak üstü hal-hatır sorup geçiştirdiği gibi sokak köpeğine 1-2 kelam eder yürür.
köpeklerin sokağında yaşar. senin hayal bile edemeyeceğin işkencelere maruz kalmıştır. sevilmez. sevilmediği için çirkindir. ürkektir. ürkek olduğu için tekmelenir; tekmelendikçe ürkekleşir. ürkekleştikçe yalakalaşır. kafasını okşamanız yeter; sizin için canını verir o an.
( bu tarifin zihnimde canlandırdığı bir silüet var ama kendime saklamalıyım sanırım. sadece şu kadarını söyleyebilirim; kimileri eninde sonunda bu sistematik uysallaştırma sonrası birilerinin ayaklarnı yalarken bulabilir kendilerini; onlar şunu unutmamalıdırlar; özgürlüğünün sınırlarını başkaları çiziyorsa ancak havaya fırlatılan bir taş kadar özgür kalabilirsin!)
kendisini kıskandığımı her seferinde yüzüne söylememe rağmen anlayışla karşılayan, tebessüm eden yetenekli insan. *
onu tanıdığıma memnunum, pek sevdim kendiklerini. *
candır!
agresif tavırları olacaktır elbette. ne de olsa tecavüze uğrama riski, dayak yeme riski, zehirlenme riski, barınağa tıkılma riski mevcuttur. en büyük düşmanlığı yapan yine insandır. insan her şeyin katili değil midir zaten?
bundan yaklaşık bir gün kadar zaman önce uykuma mani olduğu için demir korkuluklu balkondan aşağı tam kafasına gelecek şekilde saksı atıp içeri kaçtığım hayvandölü.
ve saksının parçalanmasından ve de ortalığa toz-toprak yayılmasınan dolayı özür diledim bugün.
an itibariyle, hoşgeldin diyen yazarlara teşekkür etmediğini farkeden hayvan bir yazardır kendisi. dağda yoğunluktan kara dokunma fırsatını bile bulamayan ama bulduğu gibi kar topunun gideceği adresi belli olan * bu aralar da sözlüğe çok sık bakma imkanı bulamayan insandır.
hayvanlara da zarar vermeyelim; hele ki bu soğuk kış günü yiyecek verelim, sıcak tutalım, hiçbirini yapamıyorsak en azından zarar vermeyelim.. diye bir sosyal mesaj da sıkıştırıvereyim de isimimin asıl sahiplerime iyiliğim dokunsun. *