Jostein Gaarder'ın her yaşta okunası, felsefe hakkında azıcık ucundan da olsa faideli bilgiler sunan eseridir. Bünyem üzerinde unutulmaz anılara da sebebiyet vermiştir;
ilkokul son sınıfta okul öğretmenin, kütüphane ödünç kitap kayıt defterini okuyorak;
x, uçan karpuz
y, keloğlan bilmem ne yapıyor
de sade ft baudelaire, saaafi'nin dünyası
... ne salakça kitaplar okuyorsunuz be, diye çıkışmıştı. Öğretmendir, herkesin önünde rezil etmeyeyim dedim. *
şu sıralar okuduğum ve okudukça sevdiğim felsefe tarihi konulu güzide bir eserdir kendisi. içinde geçen filozofların sözlerinin latinceleri arkadaş çevresine hava yapmak için idealdir. örnek:
"cogito, ergo sum."
"düşünüyorum, öyleyse varım."
15-16 yaşlarında ismini çok duyduğum ama ne hikmetse bulupta okuyamadığım, geçen yaz tatile gittiğimde gece pazarında görüp "aaaa böyle bi kitap vardı,neymiş bakalım bu dünya" deyip, kışlık kitap stoğum için satın aldığım felsefe kitabı.
kitabın ilk yarısı'nı atlatırsanız, diğer yarısı çorap söküğü gibi okunuyo. hatta bazı yerlerde "vay seni çakal yazar, aferin lenn" bile diyebilirsiniz.
kitabın arka kapağında da şöyle yazar: "bütün gerçek filozofların gözleri hep açık olmalı. hiç beyaz karga görmemiş olsak da aramayı sürdürmeliyiz. günün birinde, benim gibi bir şüpheci bile daha önce inanmak istemediği bir olguyu kabul etmek zorunda kalabilir. bu olasılığın kapısını açık tutmasam, dogmatik biri olurdum. gerçek bir filozof olamazdım o zaman."
bi de bunun filmi vardır, fragmanından gördüğüm kadarıyla işin macera boyutuyla daha çok ilgilenilmiştir filmde.
yazılış amacı 14 yaşındaki çocuklara felsefe öğretmekmiş. ya bizim toplumumuz aptal ya da bunlar aşırı ileri zekalı ki kaç insan tanıyorum ki, bırak 14ü aklı kemale ermiş ve bu kitabı anlamamış.
felsefe tarihini akıcı bir dille, merak uyandırarak anlatan roman.
zaman zaman kendinizi sofie zannedip çevreye ilginç sorular yöneltmenize sebep olabilir. insanlar bunu normal karşılamaz tabi. "deli midir nedir, yine sıyırdı." tarzı yorumlara hazırlıklı olmak gerekir. yine de eğlencelidir insanların garip bakışlarıyla karşılaşmak. tavsiye edilir.
lise hazırlıkta okuduğum, felsefeye dair attığım ilk adım ve bana felsefeyi sevdiren kitap. etkileyici bir çok cümlesinden aklımda kalan yeganesi ise kitaptaki bölümlerden birinin başında yazan:
"alev alev yanan bir güneşin etrafında dönmekten yorulmuş bir gezegen gibi..."