doğal gazın olmadığı bölgelerde evlerin, işyerlerinin vb. kapalı alanların ısınmasına yardımcı olan bir araçtır.
kış aylarında kullanılır. sayesinde gençlerin spor ihtiyacı da bir nebze olsun karşılanmış olur zira kabukluktan eve kömür, odun, kabuk gibi sobanın yanmasına yardımcı maddeler taşınır.
ortalama yarım ton odun ve 0,75 ton kömürle bir kışı kapatabileceğiniz alet. tabi bunu doğudaki soğuk şehirler için söylüyorum. merkezi sistem kalorifer veya doğal gazla senelik ısınma giderleri aylık ortalama 100 lira iken, sobayla 50lirayı filan bulur. evin sadece bir veya iki odası ısınır, ama üzerinde badem patates, kestane yapma lüksü olur. keyiflidir. ama ters rüzgarlarda tehlikelidir. 15 yaşıma kadar kullandık evde. sonra üniversiteyi kazandım ankarada yine 4 sene kullandım. özlüyorum aslında. yanına kedi gibi serilip mayışmak vardı şimdi.
tek odanın sıcacık olması durumunda tuvalete bile gitmekten üşendirir insanı. bir de her gün sobanın olduğu odaya yatak taşıma derdi usandırır insanı. sobanın közüne patates kızartılır yanmaz ise tadı mükemmeldir. soba üzerine portakal kabuğu koyarsın fazla yanmaz ise kabuk hoş bir koku yayar.
GARiP GELiRDi BANA HEP. iÇiNE, ADINI BiLE BiLMEDiĞiM BiR TÜRLÜ CiSiM ATILIR VE O CiSiM TUTUŞTUŞARAK ODAYI ISITiRDI.
ÇIS ÇIS ÇIS, ÜF ÜF ÜF, ÖCÜ ÖCÜ ÖCÜ, DiYE DiYE KORKUTULURDUK HEP. HOŞ HALEN AiLELER DEVAM ETMEKTE BU TARZ EYLEMLERE. YAKLAŞAMAZDIK YANINA. O YANMIYORSA BiLE YAKLAŞMAZDIK.
ısısını doğalgazla beraber kalorifer peteklerine bırakıp da artık nostaljileriylee çocuklaraa, çoluklaraa, torunlara anlatılacak sıcacık öykülerin materyali olan demirden, dökümden sıcacık kış güzelliğidir.
Bursa'da her sene bilmem kaç ailenin zehirlenmesine ana haber bültenlerinden tanık olunan ve sadece bu açıdan iç karartan bir objedir ama yine de güzeldir, samimidir, kestane pişiricisi, kızarmış ekmek kokusu, kapısı hemen kapanan oda halidir.
üzerinde çay demlemenin, yemek ısıtmanın ve kestane pişirmenin zevkinin anlatılmaz yaşanır olduğu ısınmaya yarayan, tehlikeli de olabilen nesne.
şimdiler de kalorifer ve doğalgazın gelmesiyle tercih edilmemektedir. ki tercih etmeyenler de haklılardır; sobaya odun/kömür atmak, bütün kış bununla uğraşmak epey zordur, zahmetlidir.
hiçbir kaloriferin ısıtamayacağı kadar ısıtır içinizi. hiçbir kaloriferde pişiremeyeceğiniz kestane ve ayvayı sizin için pişirir. sabah kahvaltısında ekmeğinizi koyup, üstüne tereyağı sürdünüz mü, çay ile beraber doyum olmaz. elektrikler kesilirse, onun ışığında oyun oynamaya devam edebilirsiniz. içinden reçine kokuları yayılır yaktığınız ağacın cinsine göre. banyodan sonra üşüyüp çok yanaşırsanız bi tarafları yakmak da pek muhtemel. sakin sakin yenecek yemeklerin, dibinde uyuklayan bir kedinin, yaramaz, sıcak, huzurlu kış gecelerinin habercisi gibidir. masraflıdır, zahmetlidir, isli ve pistir, pek de çevre dostu da sayılmaz. ama pek bi sempatik gelir.... (bkz: kuzineden sonra)
eskiLerin vazgeçiLmez ısınma gereci...sobayı yakarken tütme oLayı vardır...her yer duman oLur...dumanın verdiği bir etki iLe gözLeriniz yaşarır...o gözLerLe haLa sobayı tutuşturmaya çaLışırsınız...yaşLar akarrrr akarrrrr...soba tüterrrr tüterrrr....yaktığınız zamansa üstüne portakaL kabukLarı koyuLur etraf güzeL koksun diye...çay ısıtıLır...kestane yapıLır...ekmek biLem kızartıLır...