Çocukluğumun en güzel parçalarından biriydi. Yanına yer yatağı yapar orda uyurdum bazı geceler. Sabahları sobanın üstünde kızaran ekmek kokusuyla uyanmak ailecek yapılan haftasonu kahvaltılarının habercisiydi.
Annemden gizli gizli tükürürdüm üstüne. Cızzz ederdi. Çocukluk işte.
Kestane pişerdi üzerinde birde kış aylarının vazgeçilmezi bitki çayı. "Kaynar"denir bizde. Mis gibi kokar kaynarın kokusu her yeri sarardı.
Hala kaynar yapar annem kışın ama sobada yapılan kaynarın tadı başka oluyor.
Apartmandakiler izin verse bizimkileri ikna eder eve yeniden soba kurdururum. Klimayla ısınılmıyor arkadaş!!!
Yurdum insanının her olayda abartmayi sevdiği gibi ısınma olayında da doğalgaza gecmeme sebebidir. Soba yakılır ev derecesi 217 C ye gore ayarlanabilir. Buz gibi havada donla gezebilecek hale getirebilir,kestane ve ekmek kizartabilirsiniz. Dezavantajı tek odalı bir ısıtma sistemidir. Diğer odaların ısıtılması isteniyorsa oda kapısı açılarak sirkulasyondan faydalanılabilir. Soba çandır bazen sıcak sobayı sevgimden kucakliyorum çünkü seviyorum.
yakması ve sürdürmesi zor olsa da kombiden artı yönü olarak yandığında insana moral veren kemiklere kadar ısıtan ve üstünde yemek bile pişirilebilen harika ısı kaynağım. sabah yataktan kalkıp titreyek yakmaya çalışması olmasa dadına doyum olmaz.
Ne kadar çocukken herkesin bir yanma macerası olsa da soba samimi ve huzur dolu ev simgesi. Aile simgesi. Garibanlık simgesi.
Ben de bu gece anneannemdeyim köyde. Ve sobanın yanına kıvrıldım mis gibi uyuyacaktım güya ah şu seçimin gözü kör olsun.
Şu an arkadaşımın evinde arkadaşımla birlikte başında oturduğumuzdur. Adam nostaljik beyler ne yapalım. Ayrıca benim evim bile bu kadar sıcak olmuyor amk sobanın gözünü seveyim doğalgaz ne aq;
(img:#880549)
" Anneme hep ne zaman diye sorardık o da "Daha zamanı var" derdi bilge gibi, ama bilgelikten değildi ya kömür azdı ya da odun. Bundandır ne kadar geç yakarsa o kadar tasarruf edeceğini düşünürdü annem. "
Mangaldan sonra ülkemize girmiş olan ısınma aracı... Bunun bile girişine dinen günahtır ya da Frenk icadıdır deyip karşı çıkanlar olmuştur. antalya'da bir adet müzesi bulunmaktadır. Dünden bugüne nasıl ısındığımızı öğrenmek isteyenler için ilginç bir müzedir.
Olumlere yol acan sacma sapan isinma aleti.
Aile boyu oluyoduk lan. Sen siz evin icine o zehirli gaz iste neyse, o gunde hava soguk diye hepimiz salonda yatmistik. Neyse lan diyorum kalkin ev kokuyo kimse kalkamiyo tabi. Babam kalkabilmis bi tek. Kovayi disari atmis falan evi havalandirmis. Biz sabaha anca farkettik. Ulan acep o gun olseydim nasil bisi olurdu? ilginc.
zamanında hemen her evdeki tek ısınma alternatifiydi.
akşam tüm aile bir odada toplanmak, yüzyüze bakmak zorunda kalırdı. işte o zaman aile fertlerinin birbirlerini daha iyi anladığı, daha çok sevdiği zamanlardı.
şimdiki gibi her odada kalorifer yoktu ki çocuk bilgisayarın başına, anne mutfağa, baba oturma odasındaki kanepeye gitsin...
üzerine kestane koyardık, üzerinde mandalina kabuğu sıkardık, en sıcak zamanında üzerine buz atardık klişelerine gireni artık tokatlarım amk yerinde. anladık yahu, nostaljiksiniz. hatta güğüm vardı, kasetler kurşun kalemle sarılırdı falan değil mi? ehhehehe. sikerler!