yugoslavya`nın serbest piyasa çizgisinde yeniden yapılanması gerektiğini savunan slovenya liberal demokratik partisinin kurucusu ve başkanlık adayıymış bir zamanlar aynı zamanda. leninist olmayan "filozof"
edit: daha doğrusu iktidarı alan leninist parti fikrinden vazgeçilmesi gerektiğini söylemiş "filozof" http://www.wsws.org/artic...10/nov2010/zize-n12.shtml
ben bir deliyim.Giysi satın almam, çorapları uçak seyahatlerinden,tişörtlerimi de festivallerden edindi. gibi samimi açıklamalarda bulununan çağın sokratesidir kendileri.
"korkum reddedilmek değil aksine kabul görmek." diyen ve "love is evil" şeklinde ekleyen sıradışı psikanaliz ve komünizm üzerine yoğunlaşmış sloven filozof. uyanış adında wall street eylemlerini özetleyen bir video çıkartmışlar merak eden şu adresten izleyebilir: http://vimeo.com/32205906
sloven filozof. ilk dinlenildiğinde "ne diyo la bu" gibi söylemlere gark olan, fakat 10 15 dk düşünüldünde "hmm doğru söylüyo galiba" dedirten sakallı sloven. insanı derin düşünlere sevk eden filozof.
kapitalizmin öldüğünü iddia eder ve nasıl çözüm bulunacağını bulmakla ilgilenmekte şu sıralar.
türkiye'ye gelir gelmez tüm haber programlarında konuştu nerdeyse; ntv, cnn türk, habert türk.
aşırı el kol hareketleri ve hararetli aksanlı konuşması biraz ürkütücü ama kulak verince, oha olabilir lan diyorsun.
geçen programda giydiği tişörtteki göz işareti "illuminati" dedirtti millete.
illuminati artık bir medyanın barkotu oldu eski anlamı kalmadı farkında değiller...
izle bak:
metodolojisi çok laf söyleyen ama iş çözüme geldiğinde tırtlayan filozoftur, felsefecilerin rockstarıdır hatta. kitapları ve söyleşilerinde durum analizini çok güzel yapar, kuburdan ideoloji tahlili falan güzel şeyler şimdi insanları eğlendiren şeyler. ama "e hacı tamam, durum bu nabicik?" sorusunu sorduğunuzda kalır o sözler havada. "benim derdim durum tahlili yapmak" der susar zizek üstad.
gerçi bu durumun kökünde lacancı psikoanalitik teori yatıyor kabul. psikoanalitik teorinin temel hedefi hastanın durumu idrakini sağlayıp katharsise ulaşarak psikozlarını gidermek - en azından benim freudcu metottan anladığım bu. ama bunu kavramlara uyguladığınızda ortada böyle bir katharsise ulaşacak bir bilinç yok. dolayısıyla fıs. okurken etkileyici olsa da bunu gözönünde tutmak lazım.
objektif analizlerde bulunmakla beraber yer yer türkiye'nin bugünkü şartlarına şahit olamamasından kaynaklandığını düşündüğüm eleştirilebilir tarafları olan yazının sahibi aydın yazar. http://www.radikal.com.tr..._cennette_sikinti-1139685
amerika da tv programlarına çıkıyor. slovakyalı deist ateist kendisi. ilginç yaklaiımları var. filozof diyorlar. acayip bir adam kendisi. fazla okuyunca dinleyince insan etkileniyor.
bugün (bkz: bakırköy belediyesi) (bkz: yunus emre kültür merkezi)nde (bkz: Alain Badiou) ile birlikte katıldığı "küreselleşme ve yeni sol" konferansında anlattığı "dirty" fıkra ile dinleyenleri koparan felsefeci. telaffuzu öldürür, alabildiğine rahat ve donanımlıdır. felsefecidir daha ne olsun. daha çok dinlemek nasip olsundur.
anladığım kadarı ile kaptitalizmin sonunu getirebilecek olan tek şey olarak hristiyanlığı özümsemiş marksizm olarak görüyor. bu da hegelle -bana göre- aynı yere götürüyor onu. avrupa merkezcilik. oradan sonra götüne koyuyorum genelde konunun.
fazla abartılmaması gereken yazardır. lacanyen düşünceden etkilenmiş antroposen çağı teorisyenlerinden. faşizmi yargılarken schpenhauer ve nietzcheyi hedef almış. o zaman kamboçyadaki komünist katliamlardanda marsı sorumlu tutabilirmiyiz diye sorarlar adama diye düşündüğüm yazar.baya karıştı ama...
konuşurken burnuyla gereğinden fazla temas kuran deha. sağlık sorunları(alerji vs) varsa bilemem. ama artık elin sabit kalsın zizek. burun tiki var galiba.
tüm genleri fay hatları üzerine kurulu olan, yaptığı tüm analizler alışılagelmiş paradigmalarda deprem etkisi yaratan düş ve düşüncenin
çağımızdaki aslan yürekli don kişotu. seviyorum bu adamı.
1949da slovenyada doğdu. doktorasını felsefe ve özellikle de alman idealist felsefesi konusunda yaptı. 1960ların sonlarında psikanalize ve lacan düşüncesine yakın ilgi duyduğu için, 70lerde parise giderek jacques alain-miller ile psikanaliz alanında çalıştı. 1980lerde kendisi gibi lacancı psikanaliz konusunda çalışan mladen dolar, alenka zupancic ve renata salecl gibi isimlerle oluşturduğu ljubljana okulu, avrupanın entelektüel çevrelerinde etkili olmaya başladı. zizek halen ljubljana üniversitesi sosyoloji enstitüsünün kıdemli araştırmacısı ve ljubljana teorik psikanaliz topluluğunun başkanıdır; ayrıca avrupa lisansüstü okulunda profesör, londra üniversitesi birkbeck beşeri bilimler enstitüsünde de uluslararası yönetici olarak faaliyet göstermektedir.