Her siyasi parti kendi yalanını yutarken ölür.
Bir siyasetçi gelecek seçimi, bir devlet adamı gelecek kuşağı düşünür.
Devlet ne kadar yozlaşmışsa, o kadar çok kanun olur.
Dürüstlük, en iyi siyasettir.
siyaset bir kaç zavallı kelimenin açıklamasına sığınmış ve henüz ülkemizde layıkıyla yapılmayan ütobik bir kavramdır:"hayal ve umut ticareti" olarak da ifade edilebilen ve "aldığımız milyon dolarlar karnımızı doyurmaya bile yetmiyor" acıtasyonu ile zavallı halkı sömüren ensesi kalın belli kesimlerin sözlüğünde yer alan ve 21. yüzyılda dahi canım ülkemin henüz anlamını çözemediği ve "çok yabancı" olduğu bir kavramdır.
bdp'nin sözde vekillerinin açıklamalarını duydukça nefret ettiğim olgudur. ama insan siyasal hayvan işte. meclise bakınca çok hayvan olduğu da görülüyor.
hayatı yaşamaya ve anlamlandırmaya gelen insanların birbirine bok atmak için, hayatı karalamak için kullandığı kara kalemdir. ve işin ilginci, nice güzel insan buna kapılıp yok olur, insanca yaşamaya sebep varken.
ülkemiz anlayışına göre karşı tarafın sözüne "ters" düşecek söylemlerde bulunma yöntemidir. abartılır, ballandırılır, köpürtülür ve çamaşır suyuyla yıkanır. sonrasında "alın işte en iyisi bu" şeklinde ifadelerle halkın önüne sunulur.
eylem olarak kullanılacaksa ona yakışan en güzel kelime "yapmak"tır.
türkiye'de yapılamayandır. adamların 3, 5 tane argümanı var onun arkasına sıgınıyorlar ben çok iyi siyaset bilirim demiyorum ama bu sözlükte ve hayatta siyasetten anlamadıgı halde siyasete özgür argümanlarla konuşan insanların " bak ben siyaset konuşuyorum " havaları çekilir şey degil. anadan, babadan ocaktan arkadaştan ne ögrendiyse kalıplaşan cümlelerle siyaset yapan insanlar artık can sıkmaya başladı.
ülkenin, bugünü ve geleceği gibi önemli bir konuyu kapsamasına rağmen, türk halkı tarafından hiçbir zaman hakettiği saygıyı görememiş, geyik muhabbeti ya da futbol muhabbeti kadar baside indirgenmiş mevzu.
"-yeter siyaset muhabbeti kanka ya üf..."
gibi.
konuştuğu zaman memleket meselelerini halledebilen var mı ki, muhabbetin dozajı ayarlanıyor ?
mümtaz'er türköne'nin oldukça kapsamlı ve doyurucu çalışmasıdır.
türköne'yi zihniyeti, karakteri açısından zerre sevmiyorum. ancak "siyaset" adlı kitabı fevkalade olmuş.
çok iyi bir kaynak kitap olarak değerlendiriyorum. henüz tam inceleyemedim. sayfalarına uzun uzun göz gezdirdim. ancak bir uluslararası ilişkiler öğrencisi olarak çok işime yarayacağını düşünüyorum . siparişi verdik, bekliyoruz.
özellikle siyaset bilimi ve kamu yönetimi bölümündeki arkadaşların temin etmelerini tavsiye ederim.
Türkiye siyaseti, çirkindir, çirkefliktir. karşılıklı olarak hakaret etmedir. sözüm akpye chpye mhpye veya diğerlerine değil. hepsine. her gün ayrı bir hakaret çıkıyor ortaya.
Halk'ınızı bari düşünün, sizlerden birini seçecek.
keşke sadece siyaset yapsanız.
Babasına bile güven sorunu yaşayan insanların kendi geleceklerine karar vermek için başkalarına güvendikleri ve güvendiklerini de Ankara'ya gönderdikleri ortam.
siyaset nedir hakkaten hiç düşündünüz mü?
iki ucu boklu değnek, yalancılık, sahtekarlıkla özdeşleşen siyasetin gerçek manası nedir ha söyleyin.
şimdi formata dönebiliriz:
1. çeşitli otorite ve iktidar tarzlarının birin değil bir olmuş çoğunluğun üzerinde hegomonik bir meşruluğun çeşitli ellerce dağıtılması, uygulanması işlemi/sürecidir.