uçakta yolcular arasındaki bir kuş ikide birde düğmelere basıp duruyormuş. hostes neden bastığını sorduğunda da her seferinde " hiç işte puştluğuna basıyorum" diyormuş. kuşun yan koltuğunda oturan adamın da canı puştluk yapmak istemiş o da düğmelere fuzuli basip durmuş kuş gibi.. hostes dayanamamış pilota durumu anlatmış. pilotta ikisini de uçaktan aşağı atın demiş.
fıkra bu ya kuşu ve adamı aşağı atmışlar. tabi kuş kanadı olduğu için uçabilmiş adam ise aşağı düşmeye başlamış. kuş adama doğru şöyle seslenmiş " uçmayı bilmiyorsan puştluk yapmayacaksın!"
iki insan arasında tarifi imkansız bir çekim bir elektriklenme gibi birşey olur hani. Hostesle yolcu arasında öyle birşeyler olmuş. anlaşmışlar yolcu demiş ki ben hostes çağırma şeysine basarım sen de müsaitsen businessin perdeyi çeker sevgi dolu anlar yaşarız falan filan!
Gecenin kör saati eleman düğmeye basmış bakmış ki karşıdan hostes gel gel yapıyor kalkmış usul usul gitmiş sabaha kadar çok özel şeyler yaşamışlar.
Sabah yaşlı ve transparan çoraplı bir adam günün ilk ışıklarıyla bulutların arasından el sallayan güneşe gözlerini kıpraşarak merhaba derken susadığını fark etmiş. Tam elini uzatıp hostes çağırma şeysine basacakken arkadan biri son anda uzanıp bileğini tutmuş.
-yav kimin abisi adamın biri gece bastı sabaha kadar da adama bastılar etme eyleme ha!
2 pilot aralarında konuşurken mikrofon açık kalmış. Biri diğerine
-canım kahve ve blow job çekti.
Konuşmalar yolcular arasında duyulunca hostesin biri mikrofonu kapatmak için pilot kabinine koşmuş.
Yolculardan biri hostese
-hostes hanım, kahveyi unuttunuz.
bir savaş uçağı pilotu, yolcu uçağına yaklaşarak pilotla iletişime girer,
- izle beni, meslektaşım, der.
ani bir manevrayla 10.000 feet yükselir, şık bir takla atar, yere pike yapar, üç dört de daire çizer, geri gelir.. yolcu uçağı pilotu,
- o halde sen de beni izle, genç arkadaşım, der.
savaş uçağı pilotu bakar ki, hiç bir hareket yok.. beş dakika sabreder,
- eee, ne oldu ki, şimdi? der..
- bir şey olmadı.. sen beklerken ben bir tarçınlı çay içtim, ufak bir tur atıp, kendimi esnettim, bir de güzel lavaboya girdim, şimdi de rezervasyonu çoktan yapılmış olan beş yıldızlı otel odama varabilmek için alçalıyorum, der..
özet: insan belirli bir yaşa geldiğinde aksiyon değil, konfora yönelir.