sivas

entry746 galeri73 video3 ses1
    118.
  1. zamanın birinde feleğin kısmet elini tam sıkacağı sırada ayağı takılıp tökezleyen ve o eli ıskalayan şehir. hangi allahsız çelme taktı diye hala düşünülmektedir.
    3 ...
  2. 117.
  3. bizim kayınçonun görümcesi ile eltisinin bir olarak baldıza, oradan da hızını alamayıp bacanağa daldığı memleket.
    0 ...
  4. 116.
  5. türkiye' nin tek lens fabrikasını sımırları içersinde bulunduran ilimiz. aynı zamanda üniversitesi için; (bkz: cumhuriyet üniversitesi), ünlü bir lisesi için (bkz: kongre lisesi). hem şehir hem de ülke için önemli bir tarih için ise (bkz: 4 eylül 1919).
    4 ...
  6. 115.
  7. bu aralar sadece soğukluğunu duyduğum ve yakından ilgilendiğim ilimiz. soğukmuş, sadece soğuk. başka hiç bir özelliğini duymadım. askerliğimin acemilik dönemini yapacağım güzide ilimiz. sivas'lı bir arkadaş var sağolsun çok içimi rahatlattı. aramızda geçen diyaloğu anlatayım.

    slm asl pls: erkinim sizin memlekete düşmüşüm lan.
    arkadaş: ooo kardeşim hayırlı olsun, güzeldir sivas lan.
    slm asl pls: güzel mi iyi lan bari götü kurtardık desene.
    arkadaş: su gelsin diye artık borularda ki buzu kırarsınız, ejasdkalsdas
    slm asl pls: amına koyim erkin. hadi görüşrüz.
    2 ...
  8. 114.
  9. 4 senemin her gününün hakkını vermiş, sınırları içerisindeki son dakikalarımı buruk geçirmeme neden olan, aramızdaki duygusal bağı çok iyi kurduğumuza inandığım, kendini çok özlettirecek anadolu yiğidim benim.. iyi bak kendine be.. *
    4 ...
  10. 113.
  11. 2 temmuz ile oyunlarında içinde kalmış, memleketimin insanlarını birbirine kırdırma hainliğinde hep bir şekilde kullanılmış, güzide ilimiz.
    2 ...
  12. 112.
  13. türkiyenin en büyük Çeçen yerleşim birimi olan göksun/çardağın bağlı olduğu maraşta yaşadığım halde, (ki çardak en büyüğüdür,bunun dışında maraşa bağlı bi kaç çeçen köyü bulunmaktadır) konservatuar mülakât sınavları dolayısıyla gittiğim bu şehirdeki kadar çeçenle karşılaşmadım.
    1 ...
  14. 111.
  15. ideolojilerin propagandası yapmak amacıyla bazı olayların efsaneleştirilmesi olgusuna kurban giden şehirdir. kimse bu propaganda falan değil demesin. bütün ideolojilerde vardır böyle şeyler. müslüman hz hamza ya ağlar, nazi hitler e ağlar, sosyalist che ye ağlar ve hepsi bu ideolojinin mensupları tarafından ölümsüzleştirilir, onların ölüme sebep olanlar genelde kinle anılır, bu gibi insanlar dolaylı ve ya dolaysız yoldan ideolojilerin propagandasına alet olur. bu olağan bir şeydir. tarafsız bir gözle bakan birisi olarak sivas ta onca insanı yakanları, yaktıranları, katledenleri ben de kinle anmaktayım. ancak sadece bu katliamı gerçekleştirenleri. bütün sivas ı değil. işin akla mantığa sığan şekli budur. tüm sivası ya da sivasta yaşayanları bu katliama ortak etmek kusura bakmayın gerizekalılıktır.

    ayrıca sivas ı yobaz olarak yaftalayanların, izmir i gavur olarak yaftalayan mantıkla aralarında bir fark olmadığını da anlaması gerekir.
    8 ...
  16. 110.
  17. şehitlerle ölen aydınları - öldürülen, katledilen, cayır cayır yakılan aydınları - bir tutan zihniyetin toplanıp yaşaması gereken tek şehir. ancak oraya yakışır çünkü bu zihniyet.
    3 ...
  18. 109.
  19. halkına ve kendisine sürekli çemkirilen, bok atılan iç anadolu'nun güzel mi güzel şehridir. ülkemizin temellerinin atıldığı yerdir.

    bu matığa göre, o zaman tunceli başta olmak üzere, doğu ve güneydoğu'da ne kadar şehir varsa yakıp yıkalım. hepsi bize şehit edilen mehmetlerimizi çağırışyırıyor.

    bi siktirin gidin. şaka mısınız lan?
    6 ...
  20. 108.
  21. en sevdiğim illerden biri. diğerleri,

    (bkz: konya)
    (bkz: kayseri)
    (bkz: nevşehir)

    ha unutmadan, "cumhuriyet burada kuruldu burada yıkılacak." diyen bir çoğunluğa sahiptir.
    3 ...
  22. 107.
  23. anadolu'nun bağrı yanık, havası sert, insanı mert şehri.
    yanıktır bağrı ve timur'a kadar dayanır yanıklığı. selçuklu'nun gözdesi, osmanlı imparatorunun göz yaşı sebebi olmuştur vakt-i zamanında. bir devletin kurtuluşuna önderlik eden, cumhuriyet temeli atılmasına ev sahipliği yapmış, tarihi bir şehir. başkentliği de vardır tarihinde bu güzel şehrin. şifahanesinde dünya tıbbına önderlik etmiştir bir zamanlar.

    "burası harman yeri yiğitleri bol olur; havası sert, insanı mert ozanları çok olur"

    nice aşıklar doğurmuş, nice sanatçılar vermiştir ülkemize.

    cumhuriyetin kuruluşunun 50. yıl dönümünde, adına üniversite açılmış ve o zaman kendisine terk edilmiştir bu şehir. ne kimse arar, ne kimse yüzüne bakar. zamanın yosun tutmuş sayfalarında kaybolur git gide.

    peki biz nasıl hatırlarız sivas'ı? senede bir defa; haziran sonu, temmuz başında! alnında bir kara leke, küflü ağızlara meze...

    tarihi bir utanca ev sahipliği yapmıştır, doğrudur. ancak güzelim tarihinde hatırlanan tek şeyin bu utanç olması da ayrı bir yanma sebebidir. dışı seni, içi beni yakar diyorlar ya hani; dışı da içi de sivasımı yakar.

    yobaz sivas, yaktın bizi!

    kim yobaz bu durumda, bir baksana?

    hani hep demagojisini yaparız, doğuda insanlar böyle cahil, şöyle eğitimsiz, böyl töre kurbanı vs. yaparız, yaparız da iş gitmeye görmeye gelince tırsarız içten içe. kimse adımını atmak istemez o pis insanların yanına. halbuki sorsan; emekçimiz, köylümüz, milletimizin efendisidirler. hadi ordan, yemiyoruz artık bunları.

    kim gitti de gördü ki sivas'ın yobazlığını bu güne kadar? kaç kişi gidip de çifte minarenin altından geçip, şifahiye medresesinin yanık duvarlarını gördü; timur'un bize bıraktığı.
    hanginiz bir esnafa yaklaşıp yoldan geldim dediniz de "ekmek ye" "çay iç" teklifiyle karşılaşmadınız? "ekmek ye" gibi mütevazi teklifin altında, ömrünüzde yiyebileceğiniz en güzel yemek olan köftenin, etliekmeğin olduğunu nasıl bilebilirsiniz ki?

    benim şehrim hep bağrı yanıktı ve her sene tekrar yakılıyor. ayıptır. hümanizm, sosyalizm adları altında faşizmin en büyük örneklerini gösteren sizlersiniz. hangi insan evladı savunur ki bir canın diri diri yakılmasını, neyin savaşındasınız anlamam ki?

    peki hiç düşünmez misiniz ki "20.000 kişi otelin etrafını sardı, bütün şehir adam yaktı" dediğinizde, o şehirde o kadar yetişkin insanın yaşamadığını?
    soru mu bu şimdi, siz düşünmezsiniz ki. sizin için fırsat yakalamak yeterdir ideolojinizin dışındakileri suçlu bulup, onlara sataşacak.

    aldırma sivasım, sen türküler ver yine bu küflü ağızlara. seni çalsın, senle yaşasınlar aşklarını, sıla hasretlerini. varsın sövsünler sonra dönüp, sen bir türkü daha ver!
    6 ...
  24. 106.
  25. yok olsa üzülmeyeceğim şehir.
    5 ...
  26. 105.
  27. geçmişte çok sarp, fethi zor bir kaleye sahip olmuş ilimiz.

    Efsaneye göre;

    Moğollar fetih için bu kale önünde durup kaleyi almanın zor oldugunu anlayınca da elçi göndererek.

    -Kapıları açın hiçkimsenin bir damla kanı dökülmeyecek. demiştir.

    Akabinde kapı açılınca halkın tamamına yakını asılarak öldürülmüştür.
    3 ...
  28. 104.
  29. lanet,karayobaz şehir...zalim insanların memleketi...adına söylenen bütün şarkıları unutması gereken şehir...
    4 ...
  30. 103.
  31. büyük ihtimal önümüzdeki sene şampiyonlar ligi maçlarına ev sahipliği yapacak şehir. ama gelen takımı nerede ağırlayacağı merak konusu. otel lafı geçince bazılarının tüyleri diken diken olduğu için koca şehirde bir tane 5 yıldızlı otel yok! *
    0 ...
  32. 102.
  33. bazen "sıvas" şeklinde telafuz edilen şehirdir. sanırım büyük ünlü uyumundan kaynaklanıyor.
    1 ...
  34. 101.
  35. 4-5 ayda bir düzenli olarak gittiğim şehir.
    0 ...
  36. 100.
  37. şampiyonluk havasından olsa gerek bugünlerde pek bir gelincik olmuş şehir. tüm sokaklar, caddeler, dükkanlar kırmızı-beyaz renklele donatılmış. hele ki bankalar caddesi etrafı, sınırları içerisinde bulunanlara görsel tatmin sağlayan şehir.
    geçirdiğim 4 yılımın her gününü bana zevkle yaşatmış, tanışmaktan ve belli bir süre de olsa yaşamaktan mutlu olduğum, kendini çok özlettirecek şehir. "görmeden olmaz, gidin görün derim" şehri..
    2 ...
  38. 99.
  39. bbp nin yerel secimi kazandigi il olarak yerel secim sonuclari haritasinda kapladigi alana bakinca cografi buyuklugunu bizlere hatirlatan il.
    2 ...
  40. 98.
  41. köftesi çok lezzetli olan ama ne yerseniz yiyin ekmeksiz bir porsiyonla doyabileceğiniz sehir.

    aşık veysel ve pir sultan abdal'dan sonra malesef ismail yk ve hadise'yi çıkaran şehir.

    ayrılmak zorunda kaldığım yaşanası mekan.
    2 ...
  42. 97.
  43. hava durumunun bir türlü tahmin edilmediği şehir. mart ayındayız. haftalardır hemen her gün kar yağışlı denilmesine rağmen kar yağmayan, ege kıyılarını aratmayacak hava performansı sergileyen, güneşli denildiği zaman ise kar yağan, paradoksların şehri. sorun kimde bilmiyorum. *
    0 ...
  44. 96.
  45. yiğidin harman olduğu kutsal topraklar...
    3 ...
  46. 95.
  47. gezelim, görelim köşemden bir başyapıttır sivas benim için.
    bal yiyorduk aşkımla, sordum ona: "biliyor musun sen sivas'ı" diye?
    biliyormuş katliamlarıyla.
    haftasonu tatilimiz vardı, eve döndüm cuma öğleden sonrası elimde iki biletle, atladık, gittik.
    kongre binasının önünde durduk aşkımla: "bak, burası bizim babamızın, emperyalistleri bu ülkeden kovmadan önce, ilk kararlarını açıkladığı yer" dedim.
    şaşırdı.
    köyün kadınlarıyla oturduk, bize ballı süt ikram ettiler. "bak, bu bizim istanbul'da yediğimiz şekerli şerbetlerden başka bir şeydir. bu gerçek baldır, hası bu topraklardan çıkar" dedim.
    biraz yürüdük sonra, bir büst gördü, sordu bana. "bak dedim, bu adam, 'açılan kapılar şaha gidelim, yıkılın kaleler dosta gidelim' demiştir. pir sultan abdal'dır adı" dedim.

    "bunun adı cumhuriyet üniversite'sidir" dedim.
    "bak bunlar yiğido'lardır" dedim.

    madımak'ın önüne varmışız, "bak" dedim "bu da kanayan yaradır, 13 yaşında bir kız çocuğunun yüreğini yangın yerine çevirendir, gözümüzdeki yaşlardır" dedim.

    ah be yangın yeri güzel şehir, ah 72 memleket görmüş şu gözleri en çok büyülemiş şehir. kim inanırdı, elin fransız'ının seni "katliamlarıyla biliyorum" diye anlatacağını, kim inanırdı bir gün senin yiğidolarının, "nerelisin" soruyla yetinmeyip, bir de "yananlardan mı, yakanlardan mı" diye soracak insanlarla karlışacağına, kim inanırdı vakt-i zamanında vatan toprağından defetmek için uğraştığın ve bu uğurda memlekette verilmiş en büyük şehit sayısına sahip olmana rağmen, o fransız'ın böyle diyeceğine, ona buna inandıracağına.

    küllerinden doğ, aşkla, dostla kal sivas.
    yık o kaleleri sivas. açın kapıları yiğidolar.
    9 ...
  48. 94.
  49. yolda yürürken karşıdan gelenlere carpmamak icin sürekli manevra yapmak zorunda kaldığınız , çaybahcesindeki garsona çaylar nerde kaldı diye sorunca "tamam gardaş getiriyoh" şeklinde cevap alıp şaşırabileceğiniz ama yine de sıcak insanları olan huzurlu bir ilimiz.
    1 ...
© 2025 uludağ sözlük