Geçip geçip tekrar nükseden lanet hastalık. Çok da yaygın, adım başı "ay benim sinüzitim var" diyen birilerine rastalar olduk.
Benim de var sözlük, baş ağrısından kafamı keseceğim bir gün.
öncelikle 2 çeşit sinuzit rahatsızlığı vardır.
1.akut sinuzit-->ilk defa meydana geliyorsa. tedavisi çok kolaydır, kullanılan antibiyotik sayesinde 10 gün içerisinde eski sağlığa dönülür.
2.kronik sinuzit-->tekrar tekrar meydana geliyorsa.kesin bir tedavisi bulunmakmaktadır. en son tedavi yöntemi sinuzit ameliyatıdır fakat bu ameliyatı hekimler herkese uygulamazlar gerekli kriterleri bulundurmanız gerekmektedir. grip, nezle gibi üst solunum yolu rahatsızlıklarına yakalandığınızda sinuzleriniz direk iltihaplanır. bu sebepten kronik sinuziti bulunan hastalar ;
-grip, nezle gibi hastalıklara yakalanmamaya çalışmalıdır.
-ıslak saçla soguga maruz kalınmamalı.
-bol bol c vitamini hasta olmamak için.
-havuza çokça girilmemeli. sinuzlere yeni yeni bakteriler yerleşmemesi için.
-mümkünse denizde biraz diplere dalıp sinuz yollarında kalan akıntının giredirlmesi saglanmalı.
-sabahları tuzlu su ile burun yıkanıp temizlenmeli.
en çok ders çalışmam gereken zamanda beni yakalamış olan *, birkaç gün bile bere takmasanız anında kendini gösteren, gecenin bir yarısı sözlüğü açmama neden olan, ve ne hikmetse ne kadar sümkürürseniz sümkürün her 15 saniyede yeni bir dalga sümük gönderen lanet hastalık. **
akıntının olabilmesi aslında şanstır, çünkü başağrısına neden olan mikroplar akıntı sayesinde dışarı çıkar bir nebze rahatlarsınız. asıl bela olan cinsi burnunuzun tıkanıp da akıntının olmayan halidir. başağrısından bir hafta başınızı kaldıramaz olursunuz.
(bkz: başımın belası)