sinop cezaevi

    1.
  1. tek kelimeyle ürkütücü. kocaman geniş bir avlusu vardır ve hemen denizin kenarındadır. ''denizin sesini duyup, mavisini görememek insanoğlunun çekeceği en buyuk işkencelerdendir'' diyor orada hapis yatan şair sebahattin ali. ve öyle bir duyguki ona ;

    dışarda deli dalgalar
    gelir duvarları yalar
    beni bu sesler oyalar
    aldırma gönül aldırma.

    satırlarını o hapishanede yazdırıyor.

    zindanına atılan kişi deniz suyu zindana dolduğu için boğularak ölürmüş. tüyleri diken diken eden hikaylere ev sahipliği yapmıştır. pala bıyıklı gardiyanıyla meşhurdur. ferhan şensoy un pardon filminin buyuk kısmı burada çekilmiştir. bu filmde hapishanenin olaganüstü görüntüleri vardır. şu an müze olarak kullanılmaktadır. ne yuvalar yıktı ne canlar aldı kim bilir. taş yığını diyip geçmyin. kesinlikle bir ruhu var.
    16 ...
  2. 9.
  3. yakın geçmişe kadar hala cezaevi olarak kullanılmaktaydı. yeni cezaevinin yapılmasının ardından kapatılmış ve artık filmlere konu olmuştur.

    kalın taş duvarlarla örülmüş, soğuk ve çok çok nemli bir yer. orada ölmek için mahkum olmanıza gerek yoktur. Oranın çalışanları dahi ciğerlerdeki çürüme nedeniyle erken yaşta ölürler.
    hele bir karadağ bölümü vardır ki, bu kısmın akıllara zarar oldugunu ben de kabul edıyorum.. günün hiç bir saatı güneş ışığı almayan tek zindanıdır, karadağ.
    lakın karadag kısmını saymazsak, en guzel manzaraya sahip cezaevidir. insan o demırlerın arasından denıze bakmaya doyamıyor..

    Kimsenin kaçamayacağına dair ünü, ne sıkı güvenliğinden ne de kalın duvarlarından gelir. Kimse kacamaz çünkü; karaya bağlantılı tek kısım giriş kapısıdır. Önemle belirtmek gerekir ki, sinop'un girişi de çıkışı da aynı yerdendır. Bir cok kacma gırısımı olmustur ama -bir tanesi haric- kacanlar yakalanmıslardır.
    kacmayı basarabılen tek kısı, deniz yoluyla kacabılmıstır. o gun denızın onun lehinde oldugu kesin. çünkü sinop'un arka denizi, her yıl onlarca bogulma sonucu ölüme sebep olur.

    Sunu da söylemeden edemicam. Bu cezaevi artık efsaneleşme yolundadır. hakkında bahsedılen aslı astarı olmayan haberler mevcuttur. Yok efendım, karadağ kısmının altında ayrı bir geçit varmış, idam mahkumları ya direk karadenizin azgın sularına atılırmış ya da cesetleri surlarda parcalanırmış falan da filan..

    yapı ziyarete açılmadan önce içine girip gezebilen nadir kişilerden biriyim. en pis ve en yalın halini gördüm. hala içeride mahkumların kıyafetleri, fotografları duruyordu. ayıca Restorasyon & restitüsyon calısmalarınıda inceledikden sonra ilginç odaları, mahsenleri olmadığını teyit etmiş bulunmaktayımdır. Ürkütmeyin mılleti!
    bütün bu ilgi çekici haberleri uyduran, eski gardiyanlardan palanın, bu sebepten yapının sınırlarında bulunması yasaklanmıştır.

    işin garibi çok da çekici bir havası vardır. Bendeki de Zevk işte..
    6 ...
  4. 33.
  5. Müze olduktan sonra burayı ziyaret etmiştim. Ve duvarda kocaman "bu cezaevinde kalan Ünlü simalarımız" başlığı taşıyan bir liste vardı. isimlerin çoğu aydın diye tabir Ettiğimiz sanatçı,düşünür kesimden insanlar. Sanırım dünyada aydınlarını hapishaneye atmakla övünen tek Ülkeyiz.
    6 ...
  6. 4.
  7. sabahattin ali 'nin aldırma gönül şiirini yazdığı, dalgaların tüm duvarlarda yankı bulduğu,içinde kalan mahkumların nemden rütübetten çürüdüğü ve o kocama lağım fareleriyle mücadele ettiği, içine girdiğiniz anda sizi siz istemesenizde sarsan, işkencenin,özlemin duvarlarda kazılı olduğu yer.
    6 ...
  8. 34.
  9. Cezaevinin Soğuk ve büyük yapısının yanında suçluların bahçeye diktikleri meyve ağaçları, hayatın nasıl bir yapıda olduğunu ve insanın onunla nasıl mücadele ettiğini gösteren nitelikte.

    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2002593/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2002594/+
    5 ...
  10. 35.
  11. https://galeri.uludagsozluk.com/r/2010348/+
    Atmosferi ciddi manada can yakar, hücreler ruhunuzu daraltır. Orada yaşanılanları düşünmek insanı huzursuz eder.

    *gidip görünüz..
    4 ...
  12. 32.
  13. 1999 a kadar kullanılmış ceza infaz kurumudur. Şimdi müzedir. Giriş ücreti 5 tl olup, içeride size önce görüş oraları ve bekleme odası karşılar. Akabinde çocuk koğuşları yetişkin koğuşları ve en içeride zindanlar.
    4 ...
  14. 23.
  15. hakkında "abartılı" efsaneler üretilen eski cezaevidir. sinop cezaevini diğerlerinden farklı kılan tek öğe nem oranın fazla olmasıdır. nem sinopta cezaevine has bir durum değil sinopun geneli nem ve rutubetten dolayı sıkıntı çekmektedir. kesinlikle "gelinip" görülmesi gerekir bunu tavsiye edebilirim. lakin 3 pipisi olan ejderha yok onu belirteyim. sadece bildiğimiz cezaevi işte.
    4 ...
  16. 25.
  17. Bir kere yolumun düştüğü yer.

    Genel olarak iç karartıcı. Ordan çıktıktan sonra gökyüzüne, denize uzun uzun baktım. Oradaki hücreleri, prangaları bile görmek yeterince ağırken onlarla başbaşa kalmak nasıl bir duygudur tahmin edemiyorum. Sabahattin Ali'nin odası buruk bir gülümseme yaşatıyor.

    Edit:kütüphane kapısındaki pencereden kafamı uzatıp kokladığım koku dünyanın en güzel kokusu.
    4 ...
  18. 2.
  19. içincen kaçanın olmadıgı soylenir.disiplin hücrelerinin oldugu bolumde ortada kanalizasyon boslugu vardır(agzı kapalı tabi).söylentiye gobir gün bir mahkum deniz suyu seviyesi artınca hücrelerin su dolmasını fırsat bilir ve bu kanalizyon boslugundan kaçar.sabaha kadar kaçan mahkum cezaevinden baya uzak bir koye gelir urda bir eve sıgınır.sansa bakınki evin sahibi bir astsubaydır ve adamı tuttugu gibi tekrar cezaevine getirir.
    ayrıca disiplin hucrelerinin oldugu yerde gece kopek kadar fareler dolasırmıs.deniz suyu seviyesi yukselince yatamazlar ayakta ceza cekerlermiş tabi bellerine kadar su var.
    4 ...
© 2025 uludağ sözlük