her şeyi yakıp yıkmak istemek bazen
hiçbir şey yapamadan kendini hırpalamak.
bazen kalp kırmak sözcüklerle
can yakmanın hazzını yaşamak soğuk bir gülümseme ile.
ta ki pişmanlık bütün ağırlığıyla yüreğine oturana kadar
haberlerde ''44 bıçak darbesi indirerek eşini bıçakladı'' ya da ''arkadaşını 67 yerinden bıçakladı'' gibi şeyler duyarız. hep düşünmüşümdür sinirlenince insan nasıl bi ölüm makinasına dönüşüyo diye. 40 küsür bıçak darbesi birine indirmek...düşününce gerçekten korkunç ama sinirlenince insanın devri dönebiliyor işte öyle. bi çok kimsenin içinde var olan bi şeytanlık ve sadistlik'in dışa vurumu. insanın ne kadar şeytanı ve acımasız olduğunun göstergesi sinir. dikkar ve kontrol altında tutmak gerek sinirimizi. söylüyorum böyle ama ben yapıyormuyum? hayır.
sinirlenmek;insandan insan değişen bir ruh hali.örneğin; bana küfür ettiğinizde ben size lafla karşılık vermekten öteye gitmem..bazılarıda varki ona küfret senin kafayı keser....herkesin yaşanmışlığıyla,genleriyle bile alakalı..
bir film veyahut dizi bölümü izlemek için dosyaya tıklandığında media player'ın açılmasını takip eden birkaç saniye içerisinde bilgisayarın mavi ekran vererek restart atması sonucu, şiddetli bir şekilde patlayan durumdur, haldir, eylemdir.
sinirlenme sebebi kişi fosur fosur uyuyor, sinirlendirdiği insanın sinirden uyuyamadığından haberi dahi yoksa daha bi dadından yenmez hale gelen durumdur.
kendimden muzdarip olduğum durum. hele ki çabuk sinirleniliyorsa. öyle birden bire agresifleşmek insanı hele ki kalabalıklar içinde çok zor bir duruma sokabiliyor. bir de ben bunun tamamen genetik olduğunu düşünüyorum, ya da hayatı taşıyamamakla. *
bazen gösterilmeyen, ve hatta bunu adet edinip de etrafta pamuktan yapılmış sinirlere sahip olunduğu gibi bi izlenim bırakan durumdur. herkes sinirlenir, bazıları göstermez, bazıları biriktirir, bazıları tasarruflu kullanmaz.
sürekli konuşan ancak dinlemeyi bilmeyen, yayalara yeşil ışıkta yol vermeyip gaza basıp geçen, kalıplaşmış düşünceleri savunan ve yeni düşüncelerin yolunu kapatan toplumun zorunlu kıldığıdır. eylemi gerçekleştiren insan hümanist bir yapıya sahipse asabiliğini içine atar ve olan kendisine olur. tepkisiz kalmanın zıttıdır ancak ölçülü ve ince bir reaksiyonla ifade edilmesi daha uygundur.