'söz kampüsten içeri' programında konuk olarak gördüğümüz zat-ı muhterem henüz reklam arası verilmemişken 'of ben sıkıldım bahçeye çıkıyorum' deyip salondan çıkıp yayının içine sıçmış, erkek öğrencilerin sorularını yanıtlarken gayet alaycı kadınlarınkini ise ağzı açık dinlemiş, 1001 türlü kapris ve gereksiz tavırlarla yayın ekibine, sunucuya ve hatta öğrencilere öyle bir nefret ve gerilim yüklemiştir ki program sonunda istisnasız herkes sülalesine dokundurmalarda bulunmuştur. kafalardaki tüm o karizma ve insancıl izlenimleri yerle bir etmiştir.
havaların acayip sıcak gitmesinin nedeni, güneşteki patlamalarmış, birkaç sene daha sürüp bitecekmiş. peki, sinan çetinin kafasındaki patlamalar ne zaman bitecek ? her patlamada ortalık cehennem gibi oluyor.
ali ve sinan'ın aynı reklamda oynaması büyük israf.ali ağaoğlu tek başına zaten öldürebiliyor, yanına bir de sinan çetini koymaya gerek yoktu.
kendisini oldum olaası sevmem. hiçbir zaman ne solcu, ne ilerici, ne de sosyalist olarak gördüm.
kendisini aydın göstermek için süslediği bir rituelden başka bişey değildi bunlar.
nitekim gelinen son süreçte, gerçek yüzünü anlayana göstermiştir. açıkcası ben bile kendisinin bu kadar omurgasız olacağını düşünmüyordum.
şu verdiğim linkte mide bulandırmıştır, klasik bir değişle gün gelecek devran dönecek sinan çetin umarım bu yazdıklarımı okursun çünkü ileride birgün birisi yüzüne tükürünce çok fazla şaşırmassın. evet ulan sen ölmeden bir yerde senin yüzüne tükürüceğim. omurgasız herif.
şimdi efendim bu adam ya reklam filmi çekmekten anlamıyor ya da başka bir sikim var işte ben bilmiyorum da uyuz olduğum bir olay var:
yönettiği doğuş çay reklamlarında da bahsi geçen ali ağaoğluyla olanda da bu adam böyle bir kamera arkasında; sonra kamera önüne geçiyor falan. ve nihayetinde gereksiz gülüşmeler.. ne alaka lan?
tabi bu iki saçma reklamdan sonra, çıktığı zaman ortalığı kasıp kavuran cola turka reklamları da geliyor akla. başarılıydı vakti zamanında. o reklamın metin yazarı iyiymiş usta. sinan çetinden değil der geçerim. başka yönettiği reklam varsa da umrumda değil. kamera arkasından önüne geçip saçma sapan gülmesin lan!
mutlu ol bu bir emir'dir adlı kısa filmiyle 12 eylül dönemini eleştirmiş ve birçok iyi türk filmini yönetmiş yada rol almış usta yönetmen, yapımcı ve oyuncu
ülkemizdeki faşizan gruplardan nasibini almış kişidir(örnek sezen aksu).
Her kesin özgür oldugunu unutan faşistlere özgürlük olgusunu ögretmeye çalışan zat.
halk mı devlet için, devlet mi halk için temalı, yasaklar ve yasakların getirdiklerini işleyen, 12 eylülde referanduma evet, kısa filmiyle yine klasını konuşturmuştur. iyi yönetmendir, iyi babadır, dönmesini de iyi biliyor - seviyoruz filmlerini..
referandum filmi için - http://dai.ly/c4rebh
--spoiler--
ama tabi elemanın tezlerinin referandumla bizzat alakası yok, onlar da başka bahara kaldı..
--spoiler--
tanırım iyi çocuktur. fakat birilerini rahatsız etmiş. neden ? fikirlerini açıkladığı için. kim bu birileri? "fikir özgürlüğü istiyoruz" naraları atıp ortalıkta dolananlar. a beyinsizler "fikir özgürlüğü istiyoruz" cümleciğinin sonuna parantez içinde (yalnızca bizim için) yazın da biraz samimi görünün bari. eğitilmeye mecbur okulda öğrendiğinin üstüne hiçbirşey katamayan azınlıktaki sığırlar şeklinde bir genelleme yapmak istiyorum hepinize!
embesil sürüsü insanlar tarafından gereksiz ilan edilmiş sinan çetin. bana göre sinan çetin'in gereklilik derecesi türkiyedeki azınlıkta olan ve "kuru muhalefet"ten başka hiçbir sikimi yapmayan embesil sürüsünden çok çok daha yüksektir. çözüm üretme amacı vardır bu adamın, birçok sorunu irdelemektedir. bazı gereksizler gibi çözüm üretmenin bir parçası olmak yerine sorun yaratma amacına hizmet etmemektedir. işte bu yüzden bazı gereksizler tarafından sevilmemektedir bu adam. anlıyorum sizi doğruları duymak, görmek hoşunuza gitmiyor. at gözlüklerinizle mutlusunuz siz.
hacettepe tıp'ı 3.sınıfta bırakıp sanat tarihi okumaya başlamış ve 77'de buradan mezun olmuş, kendi anlattığına göre: 'sanat tarihi okumaya başladığımda kampüste beni parmakla gösterip tıptan gelen salak işte bu diyorlardı.' diye o dönemden bahsetmiştir.
bay e filmi ile benim gözümde herzaman farklı yeri olan kişidir.
(#4754552)
ancak son akp yalakalığı ile sempatimi iyicene kaybettiğim kişi.
yakın zaman mahsum kırmızıgül gibi siyasi yalaklık ile dolu filmler çekmesini beklediğim şahıştır.
olmadı can dündar ile bakarsınız fethullah gülen veya sait kürdi belgeseli çeker. *
yıllar önce çevirdiği ve aslında farklı bir isim planlanan çirkinler de sever filminin adını film tamamlandıktan sonra oyuncuların bilgisi olmadan değiştiren yönetmen. sebebi de; ilyas salman ın çirkinlik konusunda kendisine yapılan yakıştırmalardan hoşnut olmaması ve karşı çıkmasıydı. sinan çetin de büyük ihtimalle dikkat çekmesi için daha sonra filme böyle bir isim layık görmüştü.
çalıştığı kişilere bu kadar saygılı bir yönetmendir.