2020 yılında türk firması "gamegami" tarafından hakları joymax' tan satın alınmış ve oyuncular tarafından trsro ismiyle türkiyede hayatına devam etmektedir. 90 cap ve 110 cap serverlar mevcuttur.
metin2, knight online gibi türevlerinden çok daha iyi bir oyundu. 2007-2009 yıllarında deli gibi oynamışlığım vardır hatta bir çarı iyi bir paraya okutmuştum.
şu yılda hala oyun ayakta mı, oynayan kaldı mı meçhul tabii.
güzel oyundur.
birçok oyun oynadım, bilgisayarım ve maddi durumum müsaitti. oynadığım en güzel oyundur silkroad online.
sene 2006, 13 yaşındayım.. antalya güllükte cem internet cafe vardı cem abi.. orada açtım ilk çarımı. sonra aile içinde problem olmaya başladı okuldan kaçmalarım.. annem eve bilgisayar aldı. o sene babayla ayrıldılar. anne kız kardeşi alıp istanbula gitti, babayla kaldım. 1 de okuldan gelip bilgisayarın başına oturur, gece 3te uyur, sabah 7de uyanıp okula giderdim. her günüm böyle geçiyordu. okulda silkroad, evde silkroad.. 15 yaşımda kız arkadaşım oldu, cansu. silkroad yüzünden kavga ettik terketti beni. oyunu bırakmadım. liseye istanbula geldim, geceleri bilgisayarımı açık bırakırdım silkroad için. takriben 2008 yılıydı ve 43 level bi spear nukerim vardı. annem geceleri bilgisayarımı kapatmama kızdığı için tartışma çıkardı sürekli. arkadaşlarımla eve çıkmak istedik sırf silkroad oynayabilmek için. evde kıyametler koptu. dinlemeyip eve çıktık 5 arkadaş. gece gündüz 5 kişi silkroad oynuyorduk. serverin en yüksekleri arasındaydım. lise çağım boyunca o evde hiç ara vermeden oynadım. yeni cap gelince deli gibi kasar, maxlar, keyfime bakardım.
2013 yılında üniversiteye başladığım zaman evi tutunca ilk işim internet çektirmek oldu. eve internet bağlanana kadar da bölümden bi çocuğun evinde kaldım. 'ya hala oynanıyor mu silkroad' dedi..
o gün o sorudan sonra bir şey fark ettim. çocukluğum, beraber büyüdüğüm silkroad online artık eskisi kadar rağbet görmüyordu. bitiyordu.. hemen hemen her gün, eskiden kasıldığım yerlere gidip, gezip, yüzümdeki tebessümle anılarımı düşünüp mutlu olurdum. artık hotan'a ışınlanınca kalabalıktan bilgisayarım kasmıyordu ya da town çıkışlarında kalabalık pvp ler yapılmıyordu.
125 lv geldi, artık hiçbir arkadaşım oynamıyordu, guildim dışında. bir avuç insan kalmıştık. artık hüzün kaplamıştı her yanı. kimseler yoktu.. daha ne kadar azalabiliriz dedikçe birer birer oyun bırakanları duyuyorduk.
130 geldi.. yeniden toplandık, kastık, 130 lv olduk. eş dost da gitti..
140 geldi 7-8 ay önce. artık tek başımayım. oyun ne kadar devam eder, neler olur neler biter bilemiyorum, ama son dakikasına kadar oynamayı düşünüyorum.
2008 yılında 43 level olan çar, az önce 132 level oldu. silkroad dünyanın en güzel oyunlarından biri değil, dünyanın en güzel oyunudur.
2006 yılında açılan OTTOman guildine, sırasıyla poseidon, bootes, chronos ve ceres severlerına selam olsun.
Kalabalık bir ailenin en küçük oğluyum 8 kardeşiz, sene 2010 ben ve 2 abim pc nin başına 3 sandalye çeker saatlerce bu oyunu oynar kavga eder küserdik. Taki o uniqenin Mor rengini görene kadar. Hepimiz bütün skillere basar uniqenin içinden geçmeye çalışırdık. Ölür mü Olm o koskoca uniqe biz düşünürken o bizim içimizden geçmişti. Anladık orda Char zayıf kasmak lazım, düşün taşın tabi o zamanlar bot yok. vardiya sistemi yaptık. Abilerim sabah okula gittikleri için sabah 7de kalkar 12' ye kadar ben, 12 de onlar gelip akşam 6ya kadar kasarlardı. Tabi 12 de devredip bende okula gidiyorum aklım hâlâ sro da. Exp yi sp yi not alıyorum her seferinde. Gün oluyor geldiğim de baya kasılmış yeni itemler bulunmuş oluyor. Gün oluyor bıraktığım exp den daha düşmüş Char kavga gürültü yine *
Oyun değil bir efsaneydi, yerini başka hiçbir oyun tutamadı.
En güzel anılarımı bana yaşatan oyundur, o zamanlar bizde internet yoktu anneannemlerde vardı(yanlış duymadınız) oraya haftada bir sabah 10 gibi giderdik akşam 5 gibi kalkardık. Yaklaşık 3-4 saatim servera girmekle geçerdi kalan zamanda da kasabildiğim kadar kasardım, bir de bazen bütün serverler dolu iken bir tane server yeşil ya da sarı olurdu, sanırım o serverde bakım yapıldığı için öyle oluyordu direk o boş servera girerdim tabi karakteri göremeyince çok dumur olup biraz düşündükten sonra anladım oof deyip çıktım kendi serverime girdim. Daha sonra kervan olayı efsaneydi ne diye kaldırdılar ki, o thieflere görünmeden kervan yapmak, anlatılmaz yaşanır. Karakoramda on saniye durunca 1h 500k penon taxi görürdün, hotandan karakorama giden yolu haritaya bakmadan giderdim artık ezberlemiştim. Özetle böyle bana en güzel anılarımı yaşatan oyundur. Janganın kasılma alanına gittiğimdeki müziği hala aklımda.