''bazen ensene yapıştığı sırada ölüm
bazen kaçmak korkularından,
devingen sıkıntılara küfretmek,
çekip vurmak alnından feleği
sil baştan yeniden yazmak,
düzeltmek bu olmamışlığı
mümkünsüz..!''
10 mart bostancı gösteri merkezi'ndeki konserde, şarkının ikinci bölümünde ikinci nakaratta öyle bi "hayatı sıfırlamak" diye bağırışı vardır ki şebocumun, vücuttaki tüm tüyler ayaklanmaktadır.
hayatın yok sil baştanı.sistem geri yüklemesi, format atması yok.provası yok.sahne deyince başlıyor, günahıyla ,sevabıyla.sadece kabullenilmesi var.acıyı da, sevinci de eşdeğerde sayılması var.dünü dünde bırakıp bu günü yaşanılmasının öğrenilmesi var.
kavak yelleri adlı diziden sonra sanki daha önce yazılmı$ bir $ebnem ferah $arkısı değilmi$çesine son haftalarda çok popüler olarak herkes tarafından dinlenen $arkıdır.***
her sabah bu şarkıyla güne başlayan yazara "gücüm yok sevgilim derin sularda inci tanesi aramaya, cesaretim de yok seninle aşktan konuşmaya...evet sevgilim hayat bize oyun oynuyor...çok yorgunum duygularım karışık...sil baştan başlayamam...hayatımı sıfırlayamam...sil baştan sevemem...her şeyi unutamam...o yüzden güzel gözlü kız üzgünüm..." cümlelerini kurdurtan şarkı.
perdesiz bas gitar in ayri ama bir o kadar da mukemmel bir hava kattigi, ozellikle ozkan ugur un yapmis oldugu vokal ile birlikte icinize daha da isleyen mukemmel derinlikteki sebnem ferah parcasi.
şebnem ferah'ın ağlatan şarkısı.
hayatta "keşke"lere çok yer varsa hele..
hele ki kaybettiğinize, hem de kendi ellerinizle kaybettiğinize yanıyorsanız...
hayatta yenilen kazıkların, terkedilmelerin, aldatılmaların, yalanların, sahtekarlıkların, hüzünlerin üzerine artık hiç kimseye aşkta güvenemeyen gönlünüze yapılan bir kalp masajı.
--spoiler--
istersen hiç başlamasın;
bu hikaye eksik kalsın..
onca yaraların ardından,
yeni bir aşk yaratamazsın...
yeni bir aşk yaratamazsın..."
o kadar çok kırıldım ki... sana belki, belki kendime.. ve o kadar büyüttüm ki seni içimde; eğer olmazsak biz; birbirimize sarılamazsak, hayatı paylaşamazsak ve üzülürsek, her şey daha kötü olacak... olmayız biz.. olamayız. belki de hiç olmamışız...
örselenmis bir cocukluk..
işte benim bütün hikayem....
kaç sevda geçse de yüreğimden;
bu yıkıntıları onaramazsın...
beslenme çantasindakileri sokak kopeklerine verip aç kalan bir çocuk var yüreğimde.. maskelerim ben değil; ben maskelerim değilim.. anlatsam, anlar mısın; yüzünü güldürebilir misin o çocuğun bilmem.. bilemem... bilemeyiz, belki de hiç...
istersen hiç başlamasın;
gec kalmisiz birbirimize...
yanlış kapılarla geçmiş bunca yıl;
dönemeyiz artık ilk gençliğimize;
istersen hiç başlamasın;
istersen hiç başlamasın....
soz verelim kendimize......
yüzümdeki çizgilerle eş yüreğimdekiler.... ellerim gitti; yüzüm gitti.. maskeler ardında yaşarken; bomboşken herşey, bulduğum bir deger... sen... bu sevgiyi tüketmekten korkuyorum, seni kaybetmekten.. şimdi zaten yoksun, ama içimdesin.. ama hayatıma girer ve sonra gidersen... işte o zaman... bu riske girecek kadar cesur değilim ben artık.. dertsiz tasasız koşup, hayatı yakalayabildiğim yerinden yakalayıp kuyruğunda asılı gidemem.. düşerim. ne olur; sen de... bunu yapmayalım kendimize, birbirimize.. olmamışız farzedelim.. olmamişiz..
--spoiler--
hiç olmamışız gibi....................................................................
kişinin kendini yenileyip, kendisine zarar veren özelliklerini, düşüncelerini, tavırlarını değiştirme çabasıdır. sil baştan sevmek gerekmez bazen. sevdiği her insan tarafından bir şekilde sükut'u hayale uğratılmış insanın yüreği nasırlaşır. her daim sevdiklerinden ayar almanın neticesinde sil baştan başlar hayata. bu kez sevmemeyi ilke edinerek. istisnasız hiç kimseyi ve hiçbir şeyi.