kokainin tıp alanında kullanımını sonuna kadar desteklemiş yahudi filozof. bir dişçi arkadaşı diş ameliyatlarında freud'un tavsiyesi üzerine kullanmıştır kokaini. insanların bilinç altında yatanları hiç bir tabu dinlemeden açıklamıştır bu zeki adam.
cinsel içgüdüyü toplumsal ilişkileri çürütücü ve tahrip edici bir fenomen olarak görmekle kültürdeki enerjinin kaynağı olarak değerlendirmek arasında kararsız kaldığı rivayet olunur. yaşça büyüğümüzdür, saygı duyarız.
baldızıyla seviştiği idda edilen, psikanalizin babası sayılan, sevişgen manyak.,
şöyle bir şey de var ki seviştiyse kendi baldızıyla sevişmiş kardeşim bize ne oluyor ki.
psik-analiz'in kurucusudur. erikson'la beraber çalışmıştır. erikson kişilik gelişiminde sosyal çevre etkili derken, freud biyolojik etmenlerin daha etkili olduğunu söyler.
0-6 yaş arasında çocuğa gösterilen bakım ve ilginin çok önemli olduğunu söyler. ki o na göre küçüklükte ki 3 yaşlarını ifade eder; eğer sıkı ve aşırı disiplinli tuvalet eğitimi verilmeye çalışılmışsa çocuğa, bu ileriki yaşamında onun kendine güvensiz bireylerden biri olacağına işaret eder. ayrıca id, ego ve süperego diye kavramlardan bahsetmiştir.
bu ve benzeri arkadaşlar için bi ekip oluşturuluyomuş. tespit ettiklerinde, cümle sahibinin, çapını, tabiyatını, kalp ritmini, tiyniyetini, dübürünü, geleceğini ve zihniyetini itinayla skiyorlarmış, bu çok net!
psikanaliz'in babası
Breuer'nın öğrencisi
lou salome'nin arkadaşı
yahudi kökenli
nietzsche ağladığında'nın baş kahramanlarından biri
psikanalizde iki nokataya yoğunlaşmıştır.
birincisi: çocukluk
hayatımız çocuklukta yaşananlar üzerine inşa edilmiştir. yıllar geçse bile unutulmaz ve izlerini taşır. bu nedenle piskanaliz yapılırken çocukluğa inmek gerekir.
ikincisi: cinsellik
cinsellik toplumda ayıp olarak kabul edilen bir kavram olduğu için insanlar bu duygularını bastırırlar. bu da nevrozlara sebep olur.
facebookta arkadaş, sürekli ellerini iki yana açıp, çoşkulu bir şekilde mutluluk hormonu salgılarken ki fotoğraflarını eklemiş profiline. bu şekilde o kadar çok fotoğrafı var ki okur, aklınıza ister istemez freud gelir.
işin garip tarafı arkadaş bu durumun farkında olmadığını söylüyor.
sizinde bu duruma benzer farkında olmadan ritüele binmiş davranışlarınız varsa okur, cevap sigmund freud'dadır.
yaşamın sadece bilinçle ibadet olmadığı bilinçdışında da bir yaşantının olduğunu öyleyerek psikolojide yeni bir çığır açmıştır.herşeyin bir nedeni vardır ve hayatımız sürekli nedenler ilişkisidir.mesela aklımıza gelen bir melodinin bilinçdışına ittiğimiz bir olay olduğu.
bir kanser hastası olan sigmund freudun son dönemlerinde kendi isteği doğrultusunda doktoru Schur tarafından 0.021 gr morfin verilerek Sigmund hayatına son verir. Bu küçük doz yeterliydi, gönül rahatlığıyla iç geçirdi ve huzur dolu bir uykuya daldı.
küçük erkek çocukların büyüdüklerinde makinist* ve şoför olmak istemelerinin sebebini araçlardaki ritmik hareket olduğunu açıklamıştır.
yok çekinmemiştir.
insanın bütün psikolojik temellerini libidoyla açıklamaya çalışmış olan freud'un , kuramını anlayabilmek için kendisininde mutlaka psikoanalize tabi tutulması gerekmektedir kanımca. hayatı kimi zaman bir ilüzyon olarak tarif eden freud'un babasının dayısı olması nedeni ile bilinç altında biriktirdiklerini kuramından bağımsız olgular olarak düşünmek kendi tanımladığı kaideler açısından da mümkün değildir. "tanrı" kavramını çocukluktan gelen baba anlayışı ile eşleştirmesi ise tamami ile güdük bir saptamadır. zira freud , analizlerini yaşadığı toplumun dini esasları ile yapmış , diğer inançları özellikle islamiyeti incelememiştir.
bilinçaltını, bilinçüstünü, egoyu, süperegoyu, idi ve daha birçok psikolojik terimi bilim dünyasına kazandırmış bilimadamıdır kendileri... ne yazık ki cinselliğin gölgesinde kalmıştır...
kullandığı yöntemler hala kullanılsa da birtakım önemli eleştirilere maruz kalmıştır. bunlardan biri her şeyin temeline cinselliği koyamayacağımız gerçeğidir. zira insan salt cinsellik ve saldırganlık dürtüleriyle donatılmış değildir. bir diğer eleştiri de bu yöntemin her şeyin çözümünü barındırdığı inancı üzerinedir. çünkü psikolojide hiçbir yöntem tüm sorunların çözümü olamaz. çözüm bulduğu alanlar sınırlı olmak zorundadır.