bu şeye mi benziyor? aşkı unutmak için hadım edilmeye razı olmaya...
ben sigarayı içtiğimde boğazımda o tokluğu hissetmek isterim. 40 yılda bir aç karna, sabah sabah içtiğimde azıcık başım dönsün isterim. patrona kızdığımda, kevaşe hatunuma sinirlendiğimde yaktığım sigaranın beni biraz olsun sakinleştirmesini isterim. sigara hiçbirini yapmaz da, yaptığına inanmak iyi geliyor be hafız.
konuya geç de olsa dönmek zorundayım. yoğurtlu semizlikle servis edilen rakı eşliğinde konuşuyor olsaydık, ben sabaha kadar bu mevzu üzerinden çok sağlam modernite eleştirileri yapardım. ama zaten uzun yazı okuyan 3 kişi var; biri de az önce sıkılıp gitti amk. konu diyordum...
marka söyleyip kimseyi rencide etmek, büyük şirketlerin ekmeğiyle oynamak istemem ama mecburum: kent.
evet abi, bu adamlar diyor ki; sigarayı bırakın, bunu yaparken biz de yardımcı olalım. basitçe anlatırsam, bu kentin dozajı gittikçe azalan bir serisi var. istediğinden başlayıp yavaşça alt seviyedeki nikotin miktarına iniyorsun. sonra bırakıyorsun. güya tabi.
benim zoruma giden "vahşi" kapitalizmin, artık günümüzde "arsız" sıfatını da önüne alması. ve bu aymazlığa aklı başında adamların da kanması.
ulan adam sana sigarayı bıraktırıp ne kazanacak?
ya delikanlı ol; öleceğini bile bile ama keyif alarak sömür o sigarayı ya da irade gösterip bırak. bu ne lan, sigara bırakmak için hafif dozdaki sigaraya mı başlanır? tiyniyetinizi sikeyim sizin!