randevulu sistem ile işlediğini düşündüğüm hadise.
bir arkadaşım 2012 yılını hedef seçti ve yılbaşı itibariyle ağzına sigara sürmedi. şimdi canım sigara çekiyor nidalarıyla, üfürdüğüm havayı teneffüs etmekte. yeniden başlamasına ramak kaldı.
diğer bir arkadaşım, şubat ayıydı sanırım, pazartesi döndürülen muhabbette perşembe günü sigarayı bırakacağını söyledi. o perşembe hala gelmedi.
ben mi, haziran ayı gibi bırakırım herhalde.
edit: 12/03/2012 tarihi itibariyle birinci örnekteki arkadaşım sigaraya başladı.
-sigarayı bıraktığımızdan itibaren iki saat sonra ciğerlerimiz temizlenmeye başlıyomuş. üç yıl sonra iyileşiyomuş, sekiz yıl sonra mis gibi tertemiz oluyomuş. oniki yıl sonra çok sevimli bir şekilde gülümsüyomuş, yirmi yıl sonra "hey, naber?" diyomuş, içerden g.tümüzü öpüyomuş.
ece temelkuran güzel ve karışık şekilde anlatmıştır bu olayı...
-...ve bilinsin ki sigara bu hayatın noktalama işaretidir. yazı bitti, ne yapacaksın? nokta gibi yak bir sigara. yemek bitti, at bir virgül tatlıdan önce. yak bir sigara.
ağladın, bağırdın. ünlem işareti lazım, yak bir sigara. güldün, yak bir tane daha. düşündün, bulamadın, noktalı virgül, soru işareti, lazım bir sigara. hayatın bütün noktalama işaretlerini dumanla koyan bir kabiledir sigara içenler.
artık giderek bir gizli örgüt aslında. lokanta kapılarında, sinema önlerinde, hep kapılarda, bacalarda yaşayan bir teşkilat-ı mahsusa!
ben noktalamayı kaldırdım. bakalım bu cümleyi kurabilecek miyim? noktasız, virgülsüz, öyle dümdüz, çocukluğumuzdaki gibi yaşayabilecek miyim? akıbetten haberdar ederim..
Bıraktığınız vakit canınızın çekmeyeceği zamanları beklemeyin. Bıraktığınız andan itibaren özgürsünüz, tadını çıkarın. Canınız çektiğinde üzülmeyin, özgürüm artık hihaha yapın.
Edit: Canınızın çekmesi dediğimiz olay da nikotin yoksunluğundan ve bu güne kadar bu yoksunluğu gideren şey sigara olduğu için, sigaranın rahatlatıcı bir şey olduğuna inanmanızdan kaynaklanıyor. Sigara boktur.