Şiddetle karşı olduğum yasaktır. Evet içmeyen içenin dumanıyla zehirlenmemelidir ama buna daha makul bir düzenleme getirilebilirdi.
Devlete olan maliyetimizden dolayı sigara yasaklandı. Asgari ücretle çocuk okutmaya çalışan, üniversiteye girene kadar onca sınava giren, üniversiteye girdikten sonra da ne halt edeceği belli olmayan, trafikte ömrünün yarısını tüketen,hastanede köpek muamelesi gören, emekli maaşı ile açlık sınırında yaşayan memleketim insanını acaba sigara mı öldürüyor bir dönüp düşünmek gerek?
Kaldı ki avrupa ülkelerinde bu yasak uygulanabiliyor olabilir. Ancak bunun için toplumun kültür seviyesini düşünmek gerek bir de. Elazığda parmaklarının arasında sigara ile sokakta duran bir kadın için düşünülenler italyada gösterilen tepki ile aynı mıdır? acaba...
Ama Eşeği Götünden Sulamak bu iktidarın genel tavrıdır, alışmak gerekir...
sigarayı bırakmış olmama rağmen karşı çıktığım yasak. amerika'dan devşirme faşizan uygulama. amerika'dan devşirme bir kolejde staj yaparken -sene 2003- okulun bahçesinde bile sigara yasağı vardı. tüttürmek için ayrılan odayı tercih edecekseniz kısa zamanda nasıl aşağılandığınızı fark edersiniz. uygulanan yöntem bu işte, içene adam değilsin muamelesi. ne hakla, ne ayrıcalıkla ve hangi etiğe dayanarak? sigara içmeyen mağdur edilsin diyen mi var? dumanın yakışıksız olduğu yerlerde katı bir yasağa hayır demem, ama adamı kırk yıldır gidip tüttürdüğü yerinden etmek ayıp değil mi? belirli koşulları yerine getiren mekanlar basitçe ruhsata tabi olacak bu kadar. ama yok ben içmiyorum ya, ben bıraktım ya, ben senden daha bilgili bilinçliyim ya artık. senin adına da karar verebilecek imtiyazlara sahibim. koyu içiciydim ben -bıraktıysam sebebim kendimedir. o zamanlar sigarasını bırakıp bir anda düşman kesilen, her yerde yasaklamaya kalkan adamlar gördüm, sen bıraktın diye ne oluyoruz yani? hiç içmeyip bunun ne pis bir şey olduğunu bana anlatmaya çalışanlar bir doluydu zaten, halbuki yaşayan bilir.
Bu yasayi cikartmak icin neden bu kadar beklediler anlamis degilim dogrusu. Illa ki birileri ne uyum sagladigimizi gostermek mi gerekiyordu ?? Kapali yerde sigara icilmez bu kadar basittir bu konu. Hangimiz evimizde camlar kapali, hic evi havalandirmadan sigara iciyoruz. Ya da hangimiz evde sigara icmeyen biri varken yaninda oturup bi sigara yakiyoruz. Icmeyen insan rahatsiz olur sigaradan. Istersen evde ol ister restorant`ta istersen barda hic farketmez. Bu sadece yanindaki insana saygidir. Yani icmeyen insana saygidir. Ozendirmekmis falan bunlar bahanedir.
Cezanin ne kadar oldugu ise hic onemli degildir aslinda ! Onemli olan kurala uymaktir. Yoksa ceza odemissin odememissin ne anlami var.
tayyip erdoğan ın inadına sigaraya başlamakla güya hükümet politikalarını eleştiren ve devletin her vatandaşın sağlığı hakkında bir düzenleme, kanun çıkarması gibi bir gerekliliğinin olduğunu algılayamayan; her fırsatta sigara yasağının getirdiği olumsuz sonuçlardan bahseden bireyler; sigaraya her yıl giden milyarlarca servetin ne olduğunu; sigaraya bağlı hastalıklar yüzünden sağlık harcamalarında ne kadar masraflar yapıldığını bilmeyenler; sigaranın yasaklanarak ve kapsamı daraltılarak, gelecek türkiyesine sahip çıkacak ve yetişip de adam olacak nesillerin önünün açılmak istenmesini ve kanser gibi ölümcül hastalıkların önüne geçilerek, bu belanın genlere işlememesi konusunda bir iyiniyet göstergesi olduğunu düşünmeyenlere bir hatırlatmadır nacizane;
bir kaç örnek;
a- ispanya: ispanyada iş yerleri, hastaneler, kültür merkezleri ve toplu taşıtlarda sigara yasağı, 1 Ocak 2006 itibariyle yürürlüğe girdi. Yasa, 100 metrekareden geniş iş yerlerinde, kahvehane ve restoranlarda sigara içilen bölüm bulundurulmasına izin verse de, daha küçük mekanlarda yasadışı sigara tüketimi devam ediyor. ispanyada yılda 50 bin kişinin sigara içmeye bağlı kalp ve damar hastalıklarından ötürü hayatını kaybettiği biliniyor.
b- hollanda: 16 milyonluk nüfusunun yüzde 30u sigara içen Hollanda, 1 Ocak 2004ten itibaren, tren istasyonları, umumi tuvaletler, iş yerleri de dahil olmak üzere halka açık bir çok yerde sigarayı yasakladı. Devlet, ülkedeki otel, bar ve restoranlara da sigara içilmemesini sağlamak için kendi kontrol mekanizmalarını kurmayı tavsiye ediyor.
c- italya : italyada sigara yasağı iki yıldır yürürlükte. Hükümet, sigara içmenin yasak olduğu mekanlarda kuralı ihlal eden kişiye yaklaşık 2 bin Euro para ceza keserken, mekanda sigara içilmesine göz yuman işletmeci ya da sorumluyu ise 275 Euro ödemek zorunda bırakıyor. Ülkede yasak uygulanmaya başladığından beri, sigara satışları yüzde 20 düştü.
d- norveç: Ülkede sigara içmeyenleri pasif içicilikten kurtarmak için, 1 Haziran 2004te restoran, bar ve kafelerde sigara içmek yasaklandı.
Norveçte tütün ürünlerinin reklamını yapmak, 30 senedir yasak. Bir paket sigaranın fiyatı ise yaklaşık 6 Euro. Caydırıcı fiyatlara ve devletin yaptırımlarına rağmen, Norveçte her üç kişiden biri sigara içiyor.
e- kanada: Ülkede 2002 yılında yapılan devlet istatistik araştırmasına göre, Kanadada 15 yaşın üzerinde sigara içenlerin oranı yüzde 21. Bu sayıyla Kanada toplumu, dünyada sigara içme oranı en düşük toplumlar arasında. Toplum sağlığı uzmanlarına göre bunun sebebi, ülkede uygulanan sert sigara içme yasağı. Ülkede satılan sigara paketlerinin üstünde, sigaradan zarar görmüş iç organların fotoğrafları yer alıyor.
f- irlanda: irlanda 2004 yılında publar, restoranlar ve kapalı iş yerlerinde sigara içilmesini yasakladı. Hükümet, bu mekanlarda sigara içerken yakalanan kişilere 3 bin Euro para cezası verilmesini kararlaştırdı. Ülkede pub kültürünün yaygın olması, yasağa uyulacağı konusunda şüphe uyandırsa da, irlandalılar çözümü, barın kapısının önünde bir sigara tüttürdükten sonra içeri girmekte bulmuş.
g- ingiltere: ingilterede geçtiğimiz yıldan beri, umuma açık alanlarda sigara içmenin cezası 50 sterlin. Londra imperial Kolejinin gerçekleştirdiği araştırmaya göre, toplumda 65 yaşının altında sigara içen kişilerin oranı yüzde 30.
f- abd : ABDnin Kaliforniya eyaleti, dünyada en sıkı ve geniş çaplı sigara yasağının uygulandığı yerlerden biri. 1993 yılında devlet binalarının içinde ya da 1.5 metre yakınında sigara içmek yasaklandı. Eyaletteki restoranlar, barlar, kapalı mekanlar ve sahillerde sigara içilmesi yasak.
Ülkenin bir başka kalabalık eyaleti New Yorkta ise 2003 yılından bu yana restoran ve barlarda sigara içmek yasak. Sigara tiryakisi ABDliler, hakları ihlal edildiği gerekçesiyle yasağı kınamış, sigara içmeyenler ise daha temiz bir hava soluyabilecekleri için desteklemişti.
ülkemizde bu kadar sigara içen varken tutmayacağını düşündüğüm yasak. önce sigarayı bıraktıracak politikalar geliştirilmeli ve sigara içen sayısı makul bir sayıya düşürüldükten sonra sigara yasağı uygulanmalıydı.
örnek 1: bir pazar akşamı 15 kişilik bir grup taksim'e gider. yemek yenecek bir yer aranmaktadır. ancak ortada ciddi bir sorun vardır, grupta en az 10 kişi sigara içmektedir.
ekibin başındaki kişi bir mekan sahibine uğrar ne yapılabilir diye sorar.
mekan sahibi sorgusuz sualsiz üst katta sigara içilebileceğini söyler.
ekip yemeğini yer sigarasını içer, herkes mutludur.
örnek 2: 31 aralık 2009 akşamı ünlü bir şarkıcının konseri için ünlü oteller zincirinin salonuna girilir.
konser başlayana kadar en az 3 kez sigara içilmemesi için anonslar yapılır ancak anons yapıldıkça sigara içen sayısı belirgin biçimde artar.
bu arada mekanda bir çok tv kamerası çekim yapmaktadır. yani çok kolay belgelenebilir.
kanunu hazırlayan özdol diyor ki; efendim bir adam kahveye gidiyor, bir paket sigara içiyor, 10 tane çay içiyor 10 lira veriyor. ayda 300 lira eder. asgari ücret belli bu insanların çoluk çocuğu var. 2000 kahvehanenin bu sebeple kapandığı da yalan. ikiz kuleler de mi sigaraya benzediği için sigara yasağından dolayı saldırıya uğradı. günde 300 kişi sigaraya bağlı nedenlerle ölüyor.
bir sigara faşistini izliyoruz. kimin ne kadar para harcadığı seni ne ilgilendirir be adam? o zaman ben günde 4 ekmek yiyorum. ekmek de kilo aldırıyor. hem sağlıklı yaşam için, hem günde 2 lira ekmeğe vermemek için ekmeği mi yasaklayacaksın?
hangi araştırmalara göre günde 300 kişinin sigaraya bağlı nedenlerle öldüğü ispatlanmış? uydur uydur söyle... ciddi bir araştırmaya göre sigaradan daha çok öldüren tuz var. sigara içmediği halde günlük 5 gr.dan fazla tuzlu yiyen insanların ölüm oranı, sigara içip tuzlu yemeyenlerden 7 kat yüksek. 5 gr. tuzu da hiç tuz kullanmasak bile yiyeceklerden rahatlıkla alıyoruz. madem yiyorsa lokantalarda tuzu da yasaklasana...
tuzun neden olduğu hastalıklar sigara ile benzerlik gösterir; hipertansiyon ve buna bağlı multiorgan yetmezlikleri. sigara da hipertansiyon yapar ancak tuz kadar fazla değil. tuz da sadece böbrek yetmezliğini incelesek bile türkiye'de 60000 böbrek hastası var ve bunlar için yıllık 5 milyar dolar para harcıyoruz. geri kalan organ yetmezliklerini boşverelim, damar ve kalp hastalıkları nedeniyle ülkemiz en yüksek ölüm oranlarına sahip. bunun nedeni sigaradan önce tuz kullanımı... ha sigara kullanmak mekruh, sağlık yönü cabası diyorsanız diyecek bir şey yok...
gözlemlediğim kadarıyla ülkemizde beklediğimden çok daha hızlı benimsenen yasaktır. bir sigara sever olarak bu yasağa içimden ve dışımdan küfürler yağdırırken, bir başkasını rahatsız etmek istememeyi sever biri olarak hak verdiğim yasaktır. gecenin bu vaktinde beni böyle ikilemlerde bırakır bir de.
bu yasağa hala karşı olan egoist yavşaklar yaşıyorsa, ekşisözlük, itüsözlük ve uludağ sözlüğ "akciğer kanseri" yazarak iyice okusunlar. kapalı alanlarda sigara içiminin yasaklandığı ülkelerdeki akciğer kanseri vakalarının düşüşüne, pasif içicilerin nasıl bok yoluna gittiğine ve bu kanserin yalnızca nasıl sigarayla oluştuğuna çok dikkatli baksınlar. baksınlar, çünkü onların aptal zevkleri yüzünden ölecek insanlara "sigara içme hakkım" diye çıkışmalarının ne kadar saçma olduğunu görsünler.
"etrafa el bombası atma hakkımı benden nasıl alırsınız?"
dün maç izlemeye bir cafe ye gittiğimde daha önceden karşı çıktığım yasağa daha olumlu bakmama sebep olmuştur. malum cafe yazın bahçe olan kısmın üstünü ve yanlarını naylonlarla kapatmış ve sözde bahçede nargile ve sigara içilebiliyor kapıdan ilk girdiğimde göz gözü görmüyor. noluyor lan dedim sonradan da düşündüm ki bu yasak iyi bişey önceden demekki böyle iğrenç ortamlarda oturup kalkıyormuşuz ve kendimize verdiğimiz zararın farkına varmıyormuşuz. faydalı bir yasaktır efendim...
dizi ve filmlerde sigara içme sahnesi esnasında mozaik konuşması yasak kapsamındadır. (bu durum esnasında kişi sigara içesi yoksada o mozaik'i gördükten sonra sigara yakmaması kaçınılmazdır.)
yasağın geçersiz olduğu ve sigara içmek yasaktır yazılı fotokopinin altında püfür püfür içenlerin olduğu kapalı mekanlar vardır.. demem odur ki iline göre yapılmış bir yasak çeşididir.
yazın bahçelerde sigara içenlerin kışın eşi dostu zarar gördü diye sesini yükseltmesidir. türkiye işte, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın ama dokunursa da itin götüne sokarım onu demektir. terası bahçesi olmayan garip esnafın ne suçu vardı da bütün yaz ekmeğinden oldu.
Sigara yasağı Emin Çölaşan'ın sinirlerini alt üst etti. Çölaşan'a göre sigara yasağı dini gerekçelerle yasaklandı.
Sivri dilli yazar Emin Çölaşan sigara yasağına kafayı taktı. Hükümetin sigarayı insan sağlığı için değil, dini gerekçelerle yasakladığı iddiasında. Muhalif yazar dini referans aldığı iddiasıyla iktidara ateş püskürdü.
Yıllar önce iran'ın Ankara Büyükelçisi Mutteki ile yaptığı görüşmeyi ve bir AK Partili bakan ile sigara anısını bugünkü köşesinde yazdı..
(...)Bundan yıllar önceydi, iran'ın (Humeyni rejiminin) Ankara Büyükelçisi Manucehr Mutteki ile büyükelçilik binasında söyleşi yapıyorduk, Adam sigara içiyordu. Beni yemeğe alıkoydu, yemek sonrasında karşılıklı sigaralarımızı içerken benden bir ricada bulundu: "Lütfen sigara içtiğimi yazmayın." Çok şaşırmıştım, nedenini sordum: "Bizde devlette görevli olanların sigara içmesi yasaktır" dedi.
Yine sordum: Sigara içmek günah mı? Yanıt verdi: "Günah değil ama mekruh. Mutteki şeriatçı Iran rejiminin büyükelçisi idi... Ve sigara içtiğini yazmamdan korkuyordu. Oysa yazılacak bir husus değildi. Bu arkadaş şimdi iran'ın Dışişleri Bakanı. Sigara içip içmediğini bilemem. Eğer içiyorsa, o şeriat düzeninde herhalde zorlanıyordur!
ikinci örneği de yine epey önce yaşamıştım. Bir televizyon kanalında canlı yayından çıkmıştım. Haber müdürünün odasında, sonra partisinden kopan AKP'li bir bakanla karşılaştık. Sigara içiyordu.
Sormam üzerine söyledikleri ilginçti: Valla bu yaşa, bu makama geldim, gizlice sigara içiyorum. Tayyip Bey çok kızıyor. Herhalde bırakacağım." Devletin bakanı böyle diyordu. Bir daha kendisiyle rastlaşmadık.
sol kesmin, anarşist kesmin şu kesmin, bu kesmin fena halde çuvalladığı at gözlüğüyle baktığı durum. muhafazakar partinin yasak getirmesinden tutun da, sigara içmeyip jip sürenlere kadar beni zehirlemek için ellerinde ne kadar argüman varsa sıralamaktadırlar. kötüden örnek vere vere düştükleri basit düşünce yapısı içinde bu parlak, akıllı adamlar nasıl kayboluyorlar anlamak mümkün değil...
ekleme: tüm kötüyü örnek gösterip suratıma duman üfleyen mankafaların astım hastası olmalarını canı gönülden dilerim.
memurlarla birlikte türkiye'de sayısal olarak çoğunluk olan esnafın en zor zamanlarına neden olmuştur. teker teker cafeler barlar ve kahvehaneler kapanmaya başladı ülkemizde. akp yönetimi aslında antalya hezimetinden ders çıkarmalı. antalya'da yasaklarla esnafa kan kusturan belediye, yaptığı iyi işlere rağmen sandığa gömüldü. bu sefer de tüm türkiye'deki hizmet ve gıda sektöründe faaliyet gösteren esnafı karşısına almaya başladı hükümet. ilk seçimde bunun ceremesini çekmeleri ümidiyle. ama burası türkiye. belli olmaz.
kamuya açık kapalı alanlarda tütün ve tütün ürünlerinin kullanımının yasaklanması.kamuya açık yerlerde değil daha kapsamlı bir alanda sürdürülmesi gerekilen yasak. öyle ki geçenlerde bir köpek sahibinin aşırı sigara tüketiminden dolayı ölmüştür. (bkz: hayvan hakları)
insanların sağlığı için değil devletin cukkasını doldurmak için konulduğunu düşündüren yasaktır. club işletmecileri kış sezonunda belli bir ceza ödemesi karşılığı vip localarda içileceğini söylüyor.
kahve ahalisini sokaklara döküp kadınların sokaklardaki özgürlüğünü minimuma indirgemek için ortaya çıkmış yasaktır.
şöyle ki; ramazan dolayısıyla öğlen kahvede oturamayan amcalarımız, iftar sonrası soluğu önündeki kaldırıma yığınla tabure konmuş olan kahvehanelerde almaktadır. kazayla o sıralar caddeden geçiyorsanız, yolunuzu değiştirmeniz sizin yararınıza olacaktır. çünkü sigara yasağı denen olayla, kafelerin kaldırım satın alma olayı gerçekleşmiş olup, insanlara yürüyecek yol bile bırakılmamıştır. iktidarın yeni bir oyunu mudur, kanımca evet. haydi kızlar eve!
yeni düzenlemeyle gelen yasağa bazı düzenlemelerin gerektiği yasak.
evet herkesin sigara içerek kendine zarar verme hakkı vardır ama dumanıyla beni üzmeye hakkı yoktur. o yüzden bu yasak iyidir. lakin bir ortamda herkes sigara içmek istiyor, "farketmez hacim bana duman, koku" diyorsa onlara da bu hak verilmelidir. sanırım bazı durumlarda, şartlarda 'sigara serbest yer' -smoke free joint. çok karizma oldu be- belgesi gibi birşey alınabiliyor ama tam emin değilim. işte bu noktada düzenleme yapılsın isteyen rahatça alsın belgesini. bir de nargile bu yasağın neresinde kalıyor bilinmiyor pek. biz arkadaşla bilemedik yani.