öncelikle tayland yapımı orijinali için konuştuğumu söyleyeyim.
su, uzun saçlı kız, ani efektler, böö yapmalar, intikamcı hayalet... uzak doğu ve dünya sinemasının birçok klişesi kullanılmış filmde. özgünlük arıyorsanız istediğinizi bulamayacaksınız, başka bir yerlere bakın. ama biraz ürkmek istiyorsanız bu film size uygun olabilir. filmde yeni olan, sıradışı olan, devrim yaratacak olan hiçbir şey yok. sadece son sahnesi biraz "değişik". ama klişeler yerli yerinde kullanılmış, ses ve görüntü efektleriyle desteklenmiş(ucuz bir korkutma yoludur ama bütün dünya hala kullanıyor bunu, yapacak bir şey yok). bir arkadaş grubuyla izlenirse muhtemelen herkes yiğitliğe bok sürdürmemek için film boyunca mavra yapacak, dalga geçecek ve kendini filme vermeyecektir. hal böyle olunca da kimse korkmayacaktır. ama sessiz ve tercihen karanlık bir ortamda izlendiğinde film istenen gerilimi ve korkuyu veriyor. ancak tekrar söylüyorum, film özgün ve yenilikçi değil. baştan aşağı klişe. açıkçası bir korku filmine klişe diye saldırılmasını da manasız buluyorum. uzuuun uzun yıllardır korku filmleri sadece klişelerden oluşuyor zaten. biraz daha yaratıcı ve yeni bir şeyler arıyorsanız sizi ispanyol gerilim filmlerine doğru alalım.
2004 yapımı olan tayland versiyonu yani orijinali yer yer ani sıçramalara yol açsa da film korku kelimesine yakınlıktan ziyade intikam soğuk yenen bir yemektir ya da günahı boynuna tanımlarına göz kırpmasıyla dikkat çekmektedir. hacı son sahne için izleyin bari la. güzeldi işte. amerikancasını nasıl yaptılar bilmem ama tayland işi candır.
korku filmlerini pek sevmem. daha doğrusu korku türündeki filmler ilgimi çekmiyor, uzun zamandır da izlemiyordum. lakin bu filmi izledikten sonra fikrim değişti, zikrim de öyle.
gerçekten yaratıcı bir film. özellikle de sonunda "vay anasını ." cümlesi dudaklarınızdan yavaaşça dökülüyor. engel olamıyorsunuz. şimdi efendim sıpoylır verip de şeyapmiyim. ama vicdan azabı ancak bu kadar iyi anlatılabilirdi.
korku filmi filan değildir ama güzel bir intikam filmidir. sorun bendedir belki de bilmiyorum çünkü filmi beraber izlediğim arkadaşlar bayaa bir korktular da. kızın ismini unuttum da intikam almayı cidden hak etmektedir. sonunda baya küfür etmişliğimiz var o piçlere. intikam filmi olarak izlenebilir ama korku filmi olarak düşünmeyin derim hiç. ama yine de uzak doğu korku filmleri kategorisinde yer almakta.
Hiç olmuş mu Luke. O fotoğraf çekilince arka planda çıkan beyaz silüet olayını Türk milleti senden yıllar önce buldu da Photoshop marifetiyle forward mail halinde göndermeye başladı. Az mı geldi bize "Bu fotoğrafı benim arkadaşımın kuzeninin arkadaşı çektirmiş. Arkadaşı resmi gördükten sonra ölmüş" diye mailler. Yemiyoruz Luke yemiyoruz artık. Tamam sağdan soldan efektler sesler vermişsin bizi anlık olarak 2 saat boyunca aralıksız koltuktan zıplatıyorsun da korku sineması bu mudur sence? Bu 2 saat boyunca korkutan tam anlamıyla aklınızı alan bir film ama tam bir korku filmi demek yanlış olur. Ha bu filmi izlemişsiniz ha bir arkadaşınız size zoeken göndermiş aynı şey...
Luke Amcama Dip Not: Bir filminde de uzun saçlı Japon kadın kullanma be abicim.
evet senaryo çok kötü evet sonu baştan belli olan bir filmdir amma ve lakin o nasıl bir finaldir ya hala gözlerimi kapadıkça gözümün önüne gelir o son. vebali boynuna dedikleri bu olsa gerek o gece ne mutfağa gidebildim ne banyoya o derece
sonu başından belli olan filmdir. konun gidişatı ve yapısı itibariyle sırayla ölen gençler ayarında film olduğu en başında anlaşılıyor. filmi biraz da olsa izlenilebilir yapan şey baş roldeki kızın güzelliği. bunun haricinde boş bir film.
çok acayip bir programdır. özellikle geceleri pek işe yarar. media playerde şarkılar hazırlanır shutter kurulur ve uyuma safhasına geçilir fonda hafif hafif müzik çalarken siz yavaş yavaş uyursunuz.
önemli not hatta duyuru: bir arkadaş aynı olayı slovturk dinleyerek yaptı. siz yapmayın. insan sabah pek karamsar uyanıyor. gereksiz bir duygu yükü ,gözler nemli falan hiç hoş olmuyo.
ben değil oğlum bi arkadaşım yaptı diyorum be. lan ben değil arkadaş diyorum. tamam lan ben yaptım ben. mutlumusun şimdi? soğudumu?
bu sayfayı bu yazıya kadar hiç atlamadan okuduysanız gitmeyin. kısa ve öz. spoiler kullanmayı öğretmek gerek yazar arkadaşlarımıza.
--spoiler--
filmin sonu kestirilebiliyor. pek korkutmadı beni açıkcası ki hayatında korku filmi gören biri de değilim tırsarım, korkarım. konu hoş yine de. film boyunca yanımdaki arkadaşım bol bol koala taklidi yaptı. anlık olarak irkilten sahneler var ama filmden çıktıktan sonra kalıcı bir korku yaratmıyor. en azından bizde yaratmadı. yine de yıllardır bir sarılmaya hasret yaşıyorsanız yanınıza birini alıp gidin derim.
--spoiler--
kanal zaplarken fragmanını gördüğüm, derinden bir oha çekmeme sebebiyet veren film .
konusu tam anlamıyla tayland yapımının aynısıdır.
ayrıca daha saçma bir şekilde türkçeye çevrilemezdi diye düşündürür yazarı.
lan "shutter"la ne alakası var "resimdeki hayalet"in.
ayrıca ona resim bile denmez ki. (bkz: fotoğraf)
konusu:
'fotoğraf sanatçısı ben ve eşi jane, bir çekim için tokyo’ya gitmektedir. mt. fuji dağ yolunda bir kadına çarparlar, ancak arabadan indiklerinde kadından hiçbir iz bulamazlar. ben, pahalı bir fotoğraf çekimi sonrasında, fotoğraflarda insana benzeyen beyaz karaltılar görür. jane fotoğraflardaki bu beyaz karaltının çarptıkları kadına ait olduğunu ve onu yol üzerinde ölüme terk ettikleri için intikam istediğini düşünmektedir.'