şota çok iyi ayar vermiştir. 4 büyükler her zaman vardı. hiç yoktu diyenler de haklıdırlar. 1 takım şampiyon oluyor ligde ve geride kalan diğer 2 yada 3 büyükler zaten olmuyorlar. bu mantığı kabul edemeyenler için ise; 4 büyükler hiç yoksa geçen yıl vardı. bursaspor şampiyon oldu.
Teknik direktörlük kariyerine Kayserispor'da başlayan Şota Arveladze, sarı-kırmızılıları kısa sürede zirveyi zorlayan bir ekip haline getirdi. NTV SPOR'a konuşan Gürcü teknik adam, takımın bulunduğu konumdan memnun olduğunu ve hedefinin yakaladıkları çizgiyi korumak olduğunu söyledi. Şota Gürcistan'daki savaş günlerinde kendilerine kapıyı açan Türkiye'ye minnettar olduğunu dile getirdi.
Şota'nın NTV SPOR'dan Özgür Buzbaş'a yaptığı açıklamalar şöyle:
ilk kez bir teknik direktörlük macerasına adım atan Şota Arveladze "Kayserispor'a bana bu şansı verdiği için teşekkür ediyorum. Başkan, Süleyman Hurma ve futbolcular bana geldiğimden beri çok destek oluyorlar" dedi. Türkiye'deki yetenekli oyuncuların sorulması üzerine sitemlerini dile getiren Gürcü genç teknik adam Türkiye'de herkesin hazır futbolcu aradığını fakat önemli olanın yetiştirmek olduğunu söyledi. Şota bu konu hakkında şöyle konuştu: "Türkiye'de çok kaliteli oyuncular var. Ben 3 ay önce geldim. Türkiye'de sol bek, sağ bek, orta saha yok diyorlar. Ararsan bulursun. 70 milyonluk ülkede her şey vardır. Önemli olan yetiştirmek ama burada herkes hazır oyuncu istiyor"
Bayern Münih'i çalıştıran Louis Van Gaal'den çok şey öğrendiğini de sözlerine ekleyen Şota Trabzonspor konusu açılınca duygu dolu anlar yaşadı. 2 sene önce Gürcistan ve Rusya arasında yaşanan savaş günlerini anlata Şota, bu dönemde kendisine Türkiye'nin çok yardımcı olduğunu söyledi. Şota "Trabzonspor'da çok mutlu günler geçirdim. En zor sahneler de orada geçti. iki sene önce büyük bir savaş geçirdik. Benim aile ve 7 çocuk o zaman Batum'daydık. Ama kapıyı kim açtı. Türkler açtı. 6 aylık bebeği elinde olan ve pasaportu da olmayan birine Türkiye açtı kapıyı, ben onu gördüm. Trabzon onları içeriye aldı. Yemek verdi. Otel paralarını ödedi. Faruk Özak çok yardımcı oldu. Bu işlerin futbolla hiç alakası yok" diye konuştu.
Şota Arveladze son olarak "Hedefim uzun vadede Kayserispor'u başarılı bir takım yapabilmek" dedi.
müthiş bir insan müthiş bir futbolcu müthiş bir teknik adam. kelimelerle anlatılmamaz derecede bir sevgi ve saygı duyduğum kişilik. kafkasların maradonası değildir. o şotadır.
-hocam fenerbahçe maçından ders aldınız mı ? bugün de benzer bir gol yediniz ama geri döndünüz.
+(şaşırarak) almış mıyız ?
-evet hocam. geri dön....
+(hışımla) nasıl almışız gene yedik golü 2. dkkada.
-hocam geri dönmesini bildiniz.
+herhalde biz buraya top oynamaya geldik, seyretmeye değil.
teknik direktör arayışındaki istanbul takımlarının görmesi gereken önemli hocadır. ben diyeyim, bu adamı istanbul gördü, gördü; yoksa bir iki sene sonra ajax'ın başında görürseniz şaşırmayın...
--alıntı--
bahane peşinde koşmadığını söyleyen genç teknik adam, "futbol hayatım boyunca böylesi bir şanssızlık ve sakatlık dönemi hiç yaşamadım. herşey çok üst üste geldi. bizim antrenman sistemimizden dolayı sakatlıkların çok fazla olduğunu söyleyenler yanılıyor. zira, hadi diyelim ki türk oyuncular böylesi antrenmana dayanıklı değil. peki cangele, santana, zaleyata, moritz, troisi, amrabat ve son olarak da kujovic'e ne oldu? bizim yabancı oyuncularımız, türk oyunculardan daha fazla sakatlandı. o nedenle bu mantığa katılmıyorum" dedi.
sakatlıkların maçlarda rakip oyuncuların darbesinden kaynaklandığını, antrenman sisteminin sakatlıkları teşvik etmediğini belbirten gürcü teknik direktör, hemşehrisi aleksandr amisulashvili'nin ansızın çekip gitmesinin kendisini çok üzdüğünü ve hırpaladığını söyledi. genç teknik adam, dha'ya yaptığı açıklamada şunları söyledi:
"zaten haftada bir maç oynuyoruz. düşünün, son haftalarda kaleci souleymanou yok, serdar yok, önder sakat, kujovic bel fıtığı sıkıntısı yaşadı. yani, 8 oyuncunuz bir anda yok. furkan, abdullah ve ömer konusundaki neden oynatılmadıkları eleştirilere gelince bunları da haksız buluyorum. zira abdullah benim dönemimdeki kadar sahada forma giymedi. furkan sakatlık geçirdi. ömer 3 hafta süren hastalık yaşadı. formayı kim iyi oynarsa ona veririm. oyuncularım arasında kesinlikle ayırım yapmam. o nedenle eleştrileri çok samimi bulmuyorum. defansın bel kemiği aleksandr amisulashvili'nin gidişi konusunda ne yönetimin ne de genel menajerimizin bir boşvermişliği veya parayı artırıp kalmasını sağlama konusunda en ufak bir hataları olmadı. hemşehrim gürcü oyuncu antalya kampında kendisinin gideceği yolundaki söylentilere karşılık, benimle ve yöneticilerle konuşarak bunun doğru olmadığını söyledi. hatta, bu konuda mukavelesini yenilemeyi önerince kabul ettiğini söyledi. ben de ona çok güvendim. sonra bir baktık i̇stanbul deplasmanı dönüşü. rusya liginde kendisine takım bulmuş. para konusunda beklentisinin daha yüksek olduğunu ve böyle davranacağını bilseydim, antalya kampında mukavelesini uzatıp sözleşmesindeki 'gidebilir' maddesini kaldırtabilirdik. o konuda zaman zaman kendime çok kızıyorum. hemşehrimin yaptığı bu hareket beni çok ama çok üzdü. kötü bir dönemden geçiyoruz. eleştriler elbette haklı. ama bunun altında başka nedenler yok. 2 çocuğumun üzerine yemin ederim ki, bizde sorun edilecek konu yok. üst üste gelen yenilgiler tamamen sakatlıklardan ve şanssızlıklardan kaynaklanıyor.
--alıntı--
türkiye'deki en iyi yabancı hocadır. pardon özür dilerim bizden biridir. seviyoruz seni şota, sen böyle samimi ol, sen yenilmene rağmen kendi oyununu oynat; biz düşmeye de razıyız. çünkü eminiz ki; düşsek bile geri geleceğiz, çünkü sen futbol oynatmaya çalışıyorsun.
"... sen futbolcu için seyircini çağrıyorsun para istiyorsun, iyi izlemen lazım. arsenal 4 sene izledi stoperi 12 milyon verdi büyük para tamam, 1 milyon az para mı? ya da bedava gelsin yine bir sürü beklenti ve gider var. türkiye'de kulüpler youtube'dan transfer yapıyor, iyi ki açıldı tekrar açılmasa ne olurdu acaba?..."
Erman Toroğlu Arveladze kardeşleri o zamanın Trabzonspor yönetimine önerirken; "iki çocuk var, ikiz bunlar; tüm takıma telefon kulübesinde çalım atarlar. Bi izleyin derim." demiştir. Ondan sonra arveladze kardeşler yıllarca oynayacakları takıma, trabzonspor'a transfer olmuşlardır.
''Dün Galatasaray - Kayserispor maçının ardından Şota, yayıncı kuruluşa verdiği demeçte özü ingilizce olan bir kelime kullanınca, bakın nasıl özür dileyip düzeltiyor: "Bazen böyle maçlarda kendimi, oyuncularımı ya da başkasını suçlamak benim stilim... Pardon tarz olmalı, doğru, stil dedim ben. ingilizce konuştum. Benim tarzım değil. izninizle bugün susma hakkımı kullanmak istiyorum."
"bakın şota türkçe konuşuyor" desinler diye türkçeyi* öğrenmediği, gerçekten öğrenmek istediği belli. ayrıca şu videosunda tavırları ve yüz ifadesiyle güldürmüştür.
shota iyidir, hoştur da maçtan sonra hakemin nesini eleştirdi anlamak mümkün değil. hakem, buz gibi kırmızı kart ve faulü vermedi elmander' e yapılan. hatadır, görmemiştir eyvallah ama yan hakem niye var lan bu maçlarda?
edit: birilerinin zoruna gitti sanırım. elmander' in pozisyonunda adam topu dokundu doğru, elmander de devam edecekti zaten topun peşinden ama adam ayağını kaldırdı ve gidemedi elmander. bu fauldür!
adam gürcü milletinin tüm özelliklerini yansıtıyor tam karadeniz insanı.
ha fatsa'daki, ordu'daki, rize'deki gürcü köylerindeki dayılar ha şota hiç fark yok karakterlerinde.
inanılmaz sempatik bir adam. kayseri'de her ne kadar istediklerini yapamamış da olsa inşallah ileride çok iyi işler başarır. muhabirlere yaptığı meşhur kontralarla az güldürmedi. "basın toplantısında soru alma tribi"ne müthiş değinmiş. bu ne şirinlik arkadaş ya.