Dün aksam itibari ile Kurucesme Arenada yine bizleri mest eden büyük sanatci. Sahnede gecirdigi ufak kaza ile yüregimizi agzimiza getiren, söyledigi duygusal sarkilar ile bizleri bizden alan, hareketli sarkilari ve göbek showu ile büyüleyen Kralice tanri seni korusun. Sezenin farki her konserde ortaya cikiyor. Kac kusakla birlikte sarkilarini söyledigini, 7 den 70 e herkesin orda onunla oldugunu görmek insani duygulandiriyor. Bu arada Sezen kendi deyimiyle dipcik gibi ve verdigi kilolarla fistik gibi olmus.
hepsi grubu ile pepsi kampanaysı kapsamında yaptıgı şarkının klibi için tombul suratlı , animasyon küçük bir serçe tarafından temsil edilen (bkz: sanatçı).
aşık olmak isteyenlerin, bir kaç şarkısını dinlemesi kafi olan sanatçı kadını. çizgi filmlerdeki aşk iksiri olur ya içince ilk gördüğünüz kişiye aşık olursunuz, mesela bir sezen şarkısı dinleyin, "Ya selin çok güzel kız" dersiniz. bir şarkı daha dinleyin "ben aşık oldum" dersiniz. işte böyle bir şey.
kaleminde "kalp" yüklü sözcükler taşıyan; hayatı okuyan, yazan, okutan, söyleyen, söyleten; iç'i dışından büyük, sevdaya sevdalı bir şair.. insanı insana anlatan, anlatırken ağlatan, öğreten, güç veren bir "masalcı".. çünkü "bi gizli bildiği var"..o bilgelik her adımında.. bakmayı bilen gözlere, hayatın her sahnesi birer "sezen şarkısı"..
Ben bu kadını halk konserinde de dinledim, dostlarıyla yemek yediği lokanta masasında dayanamayıp söylemeye başladığında da, yurtdışında da dinledim, giriş ücreti bir servet olan zengin eğlencesi mekânlarında da.
Bir şey var, hiç değişmiyor: O şarkısına başlıyor, mekânda bulunan siz deyin 500 bin kişi, ben diyeyim 35 kişi hep bir ağızdan o şarkıyı söylemeye başlıyoruz.
Diyarbakır'da Newroz alanında toplanmış 500 bin kişiye 'Gülümse'yi söylerken de böyle bu, istanbul Açıkhava'daki 4 bin kişiye 'Sen Ağlama'yı söylerken de, Londra'da Covent Garden'da veya Barbican'da 'Şinanay'ı söylerken de aynı, Efendi Show Center'da kalburüstü insanlara 'Sarı Odalar'ı söylerken de...
Çok sevenleri farkında ama herkes bilsin istiyorum: Sezen Aksu, Türkiye'nin ortak paydalarından biri, popüler kültürümüz söz konusu olduğunda da belki yegânesi.
Bu ülkenin siyasetçileri ve başka önde gelenleri her Allah'ın günü bıkmadan usanmadan bizleri bölen, ayıran, hatta şiddetli çatışmalara sokan konular bulup bunları önümüze sürmek için uğraşırken, Sezen Aksu sırf içinden geldiği için şarkılarını söylemeye devam ediyor ve bizi o şarkılarıyla birleştiriyor.
O 30 yıldır şarkı söylüyor ben de bir o kadar yıldır onu dinliyorum. Önceki akşam istanbul'da Açıkhava Tiyatrosu'nda onu izlerken aklıma geldi ilk kez: Sezen Aksu sahneye çıkıp söylemeye başladığında, türbanlıyla türbansızın, Türk'le Kürt'ün, erkekle kadının, sağcıyla solcunun, izolasyonistle AB'cinin hissettiği şey aynı oluyor: Bağıra bağıra şarkı söylemek ve o kendiliğinden oluşan müthiş koroda erimek.
inanın bana, canlısını kalabalıklarla birlikte sahnede izlemekle onu ne bileyim CD'den veya radyodan dinlemek arasında fersah fersah fark var. Bir Sezen Aksu konserine gitmediyseniz, aslında onu çok ama çok eksik tanıyorsunuz demektir.
Çünkü sahnedeki Sezen Aksu, bence sadece çok güzel şarkılar söyleyen biri değil, bundan çok öte, çok daha büyük ve değerli bir şey.
***
Türkiye, ben kendimi bildim bileli, yani 70'li yıllardan beri kutuplara
ayrılmaya çalışılıyor.
insanların arasında fikir ayrılıkları olması son derece doğal. insanların birbirlerinden farklı olduklarını düşünmeleri de eşyanın tabiatı gereği.
Önemli olan bu ayrılıklara yapılan vurgular, bu ayrılma noktalarının öne çıkarılması, siyaset denen oyunun sadece ve sadece bu ayrılıklar üzerinden yapılmak istenmesi.
Hoş, Türk milleti kendi içgörüsü sayesinde politikacıların olmasını istediği kadar keskin çizgilerle bölünmüyor, buna hâlâ direniyor
ama Allah aşkına söyleyin, bu ayrılık meselesi bu kadar sert biçimde kaşınmadığı zamanlarda birbirimize bu kadar diş biliyor muyduk?
Bakın, din üzerinden siyaset yaptıkları izlenimini bir türlü silemeyenlerin de önemli katkısı sayesinde, hepimizin ortak kültürü olan din bile Türkiye'de ayrılıkların, cepheleşmelerin konusu haline geldi maalesef.
Bugün yine cepheleşme, kutuplaşma temelli siyasi arayışlar almış başını gidiyor. Şimdilik başarılı olunma ihtimali yok gibi gözüküyor bu kutuplaşmada ama yarın ne olacağını bilemiyoruz elbette.
Oysa bence Türkiye'nin ihtiyacı olan şey, Sezen Aksu örneğinde gördüğümüz türden bizi doğal yollarla birleştiren bir kültürü yaratmak, onu desteklemek, onu yüceltmek.
iyi ki varsın Sezen Aksu. Varlığınla ümit veriyorsun.
artık kendi söylediği şarkıların yanısıra başkalarına verdiği şarkılarlada prim yapar oldu.ne dinliyosun sorusuna cevap olarak isim değil sezen zamazingo ya bi şarkı vermiş onu dinliyorum der olduk.helal olsun nede olsa bir yengeç kadını; duygusal,pskopat,dengesiz.
o bestelediği muhteşem şarkılarının yanında, kenan doğulunun çakkıdı adlı şarkısını bestelemesiyle, insanı birkaç dakikalığına düşüncelere sürükleyen, fakat daha sonra o şahane eserleri akla gelince insanı başka yerlere sürükleyen, yazdığı sözlerle kendine hayran bırakan sanatçıdır.
her insanıın hayatında bir kerecik olsun dinlerken ağladığı kadın. bazı damar şarkılar vardır ki siz dinledikçe hayat sizi kedere banar,banar,banar... (bkz: ayyuka)
daha ötesi olmayan sanatçı.yaptığı albümlerdeki duygusal şarkılarla beni benden alan sanatçı.kesinlikle bazılar gibi boş şarkıcı değil.kazandığı parayı hak ediyor.