Biliyorum, kolay değil yaşamak,
Gönül verip türkü söylemek yar üstüne;
Yıldız ışığında dolaşıp geceleri,
Gündüzleri gün ışığında ısınmak;
Şöyle bir fırsat bulup yarım gün,
Yan gelebilmek Çamlıca tepesine...
-Bin türlü mavi akar Boğaz'dan-
Her şeyi unutabilmek maviler içinde.
Biliyorum, kolay değil yaşamak;
Ama işte
Bir ölünün hala yatağı sıcak,
Birinin saati işliyor kolunda.
Yaşamak kolay değil ya kardeşler,
Ölmek de değil;
sakin sakin konuşan, konuşurken gözlerini gözlerinize diken, ilginç adam. masa oyunları konusunda pek şansı yok ama...
edebiyata olan ilgisi sebebiyle kendisine en yakın zamanda bir kitap hediye edeceğim eski dost, güzel insan.
zirvede en uzun süre muhabbet ettiğim, kendi tabiriyle "zavallı yazar".
daha önce tanıdığım ama yeni tanıştığım über kişilik.
nick'inin altına çiziktirilemeyecek kadar derin bir saygı ve sevgi besliyorum kendisine. ayrıca zirve ve sonrasında yaşadığımız şeyler tam bir spontane.* hayatımın en enteresan ve anlamlı günlerinden birini birlikte yaşadığım çocuk ruhlu bir adam. gururunu ayaklar altına almış, hüzünlü bir karakter. kendisine buradan sesleniyorum, yitip gitmişiz zaten bu hayatta, yaşanacak günlerimiz sayılı. çocuk ruhunu kaybetme. en yakın zamanda görüşelim.
bir insan bu kadar mı güzel muhabbetli, bu kadar mı samimi, bu kadar mı sevecen, bu kadar mı oturaklı olur yahu! o kadar iyi bir insan ki, nick altında yazan her güzel entryi hak ediyor.
kendisiyle zirvede uzun uzun konuştuğum, engin müzik bilgisine hayran kaldığım, o müzik bilgisinden öğreneceğim çok şey olduğunu anladığım yazar abim. içtenlikle umuyorum ki kendisiyle dostluğumuz uzun süreli olarak devam eder.
kendisini sahsen hic tanimadim entrylerinide okumadim. lakin bursada sokakta kaldigimiz bir gun zigon sehbayi aradim zigon sokakta kaldik dedim. kendisi bekleyin hemmen bi arkadas arayacak dedi. aradan buraz zaman gecti ve harbiden aradi konustuk falan sordu hocam sozluk adin ne seyyar yanimda hatunum vardi onunki ne seyyar sordum seninki ne seyyar dedi. biraz tebessum tabi neyse ki bursadan bilet bulup istanbula gecme karari almistik. otobuse bindik aradi nerdesiniz dedi. ilgisi ve alakasiyla tanimadigim ve bilmedigim halde gonlumuzu fet eden yazar ve sahsiyetli kisiliktir.
her zaman aynı değil ya bu seferde buradan kutlayayım dedim. sonuçta küçük tarafız aga. ayrı yazamadığım -de,-da larla birlikte bayramını kutladığım canım abicim.
her görüşmemizde djarum black'imden ikram ettiğim ve bu aralar beni ihmal etmiş, sanıyorum angara nın sıcaklarından böhem gelmiş 5 harfli meslek erbabı.
hogan ephraim tarzı yumuşak ayak bileklerine hakim çalımları, doktor cal lightman' a benzerliği ve bilardodaki zarif ıstaka vuruşlarıyla hatırlanan karizmatik şahsiyet.
pek kalendar pek espritüer pek can dost pek sohbeti tatlı adamdır kendisi.
şöyle ki ; konuklu radyo faciasından sonra kendisinden haber alamamıştım.taaaaki bugüne kadar.
senin canını kedi denesi insan. zirvelerin jokeri, 18 hard truck şöförü, rakının suyu, biranın sigarası kılıklı adam.
adamın dibinden kum çıkarmış, ac-dc t-shirt'ü ile beni benden alıp uzak diyarlarda black ice söyletmiş insan. senin o üstünü başını lama yisin.
şimdi bu adama ne desen az arkadaş. zor zamanlar yoldaşı, gece bulunan tek açık tekel bayii, son otobüs, aylar sonra giyilen pantolonun cebinden çıkan bir paket sigara o.
öyle böyle adam değil o. vefa kavramının içinde at koşturan adam. unutmayan, unutturmayan insan evladı.