seyyid olduğu şüpheli olan dersim isyanının lideri. çünkü isyanın çıktığı yıldan 13 yıl önce halifeliğin osmanlı'ya geçmesinden sonra kurulan ve osmanlı'nın vergiden muaf tuttuğu için artan sahte seyyidleri (müteseyyid) önlemeye yönelik nakib-ül eşraf kurumu evkaf ve şeriye vekaleti'yle birlikte kaldırılmıştı. ayrıca osmanlı'nın çöküş döneminde arzuhalciler rüşvet aldığı kişi için sahte soy kütüğü düzenleyip o kişiyi seyyid yapabiliyordu. o da dersim yöresindeki ağalardan biri olduğu için bundan yararlanmış olabilir.
kendisi tarih boyunca seyit lafını isimlerinin başına takıp kafalarına göre esenlerden biri olmakla beraber bugün hakkında yapılan yorumları görse muhtemelen kendi bile şaşardı.
zira feodal ve sınıflı bir düzenin olduğu dönemin dersim yöresi neredeyse emperyalizm karşıtı bir isyana ev sahipliği yapmış gibi gösteriliyor.
Bu kadar önemli bir şahsiyet ve önderlik ettiği isyan, okul kitapların da ingilizlerin kışkırttığı dini kökenli bir isyandır, bastırılmıştır olarak geçer ve ya benzeri bir şekilde geçer. Ama Mustafa kemal atatürk ün hayatını 1. sınıftan beri 10 sayfa yazarlar. Devlet kendini koruyacak tabii ki doğruyu anlatır mı? Anlatmaz.
yaşı bir gecede 75 den 70 e düşürülmüş, oğlunun yaşı da 17 den 18 e çıkarılmış ve o gece idam edilmişlerdir. son isteği önce beni asın sonra oğlumu olmuştur ancak inadına gözleri önünde oğlu asılmış sonra kendisi asılmıştır. ayrıca seyittir. peygamberimizin soyundan gelmektedir. küçük bir meseledir yahut ayaklanmadır olay esasında. ancak devrin ileri gelenleri özellikle inönü çok kanlı ve cani davranmıştır. türküm, sünniyim ama herşeyden önce insanım. at gözlüklerini çıkarıp öyle bakmalı olaylara. tarihi iyi okumak lazım. yalan söyleyen tarih utansın.
Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim, bu bana dert oldu.
Ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim,
bu da size dert olsun.
Seyit Rıza
5 eylul 1937 yılında hukumet yetkilileri tarafından ateşkes talebi ile görüsmeye cagrılmış, bu suretle kendisine tuzak kurularak tutuklanmış ve kaşla göz arasında 18 kasım'da idam edilmistir.. cenazesi de yakılmıştır..
ismet inönü'ye 'ben senin yalanlarınla başa çıkamadım bu bana dert oldu, bende senin önünde eğilmedim buda sana dert olsun' diyen dersimli isyan önderi.
n.fazıl kısakürek'in son devrin din mazlumları kitabına bakabilirsiniz 38'de tunceli de neler olduğuna. kitabın son basımlarında bir çok şey çıkarılmış ama yinede kayda değer şeyler var.
aponun dedesi, Mustafa Kemal varken onu astık,Şuan mustafa kemal yok Apoyu asamıyoruz ne garip değil mi?
gerçi apoyu assak Şuan rıza denen teroristi ananlar birkaç yıl sonra onu da anacaktı.
Biji miji çiji gelan dostlar...
Bunun bir de taktik değiştirmiş bir başka terorist türevi var ki onun da mezarı bilinmemektedir.Türk devleti Türklüğe ihanet edenlerin mezarlarını bile var etmez çünkü.
verilen eksiler üzerine ek: Biz dersim'i TUNÇ-ELi yapalı çok oldu kimse boşuna uğraşmasın geri çevirmeye bu ülke Atatürk'ün talimatıyla sabiha gökçen gibi gökçen kızlar çok yetiştirdi.
Hem de öyle hernepeş sözde marşındaki gibi çakma sadece sözde kalan kızlar değil gerçekten Nene hatunun, Kara fatmanın izinden giden kızlar...
70 yıldır mezarı ailesine gösterilmeyen dersim önderi. öyle demokratik(!) bir devlet ki bu doksan yaşında astığı adamın mezarında torunları mum yakamıyor.
Seyid Rıza 1856 da Dersim de doğmustur. Dersimin ileri gelenlerinden Seyid ibrahimin oğludur. Seyid Mahmut Hayrani Soyundan gelir. Ailesi Seyh Said ayaklanmasindan sonra katledilmistir.Kacirilan Cocuklari ve torunlari senelerce farkli yerlerde sürgün hayati yasamak zorunda birakilmislardir.
Seyid Rıza,
Seyid Rıza'nın oğlu Resik Hüseyin,
Şeyhan aşireti reisi Seyid Hüsen,
Yusufan aşireti reisi Kamer'in oğlu Fındık,
Demenan aşireti reisi Cebrail'in oğlu Hasan,
Kureyşan aşiretinden Ulkiye oğlu Hasan,
Mirza Ali'nin oğlu Ali hakkında verilen idam kararları 15 Kasım'da apar topar infaz edildi.
Seyid Rıza ile isyanın önderi konumundaki 11 kişi 18 Kasım 1937 da Elazığın Buğday Meydanında asılmislardir.
Kureysan , Mirzali Asireti, Abasan Asireti, Seyh Hasan Soyu Dogu ve Guneydogu anadoludaki onemli soylu ailerdendir.
Kureysan Ocagi Dersim ve Bingol siniri arasinda ziyarete aciktir. Adiyaman ilindeki turbeleri her gun binlerce kisi ziyaret etmektedir. Kureysan Soyu ve buna bagli asiretler gelenek ve goreneklerini sadakatla korumaktadirlar. Kureysan Soyunun bilgin Seyid Dedeleri sirayla Yusuf, Hasan, Ali Riza, Kanber, Cemal, Kazim Dede olarak yer almaktadir.
Yusuf, Hasan ve Kazim Dedenin torunu Olan Zelal Kureysanin Annesi Seyid Riza Torunudur. Dillere destan güzelligi olan bu kürt kizi Halasi ve Amcasinin himayesi altinda yurt disinda yasamaktadir. Annesi ve babasi oldürülmüstür. 2006 yilinda olen Yusuf ve Kazim Dedelerin soyu Mervan kürtlerine dayanmaktadir. Yusuf Dedenin esi Kocgiri asiretinden Süleyman Aganin kizidir. Kazim Dedenin esi Seyh Hasan soyundandir. Kureysan soyunun en onemli isimlerinden olan Mustafa Aga Dogu Anadoludaki Aga Unvanini almis ilk asiret reisidir. Eski adiyla Dersim (Tunceli) yoresinin Seyid soyundan gelen bu iki ailenin yasadigi sürgün dedelerinin Mezarini bulana kadar devam edecektir.
sorgulanması sırasında, gösterdiği direnişten pişman olmadığını, "testi kırıldı, su döküldü" sözleri ile ortaya sermiş, dersim katliamı (bkz: dersim isyani/#3079019) sonrası idam edilmiş kişi.
emniyet müdürlüğü, valilik, dışişleri bakanlığı ve cumhurbaşkanlığı vekilliği görevleri yürütmüş olan ihsan sabri çağlayangil de canlı olarak izlediği seyit rıza'nın idamından sonra, seyit rıza'nın cesaretinden etkilendiğini de belirterek, kendi ruh halini şöyle anlatmış: "Çok kötü olmuştum. Otele döndüm, iki daktilo sayfası yazı yazdım. Yazının başına da, 'Bi hatayıh. Evladı Kerbelayıh. Ayıptır. Zulümdür. Cinayettir' yazdım".
''dersime sefer olur zafer olmaz'' diyendir. peygamber soyundan gelmesinden dolayı kendisine seyit denmektedir. dersim ayaklanmasının sonuçlanması adına barış görüşmelerine çağrılmış, çağrıya iştirak ederek erzincana gitmesinin ardından tutuklanmıştır. yaşının buyuk olmasından dolayı yalancı şahitlerle yaşı küçük gösterilerek idamına onay çıkarılmıştır. bu durum karşısında ''ben sizin yalan ve hilelerinizle bas edemedim, bu bana dert oldu ama ben de sizin onunuzde diz cokmedim, bu da size dert olsun demiştir.
dönemin emniyet müdürü ıhsan sabri cağlayangil anılarında asılmasını su sozlerle aktarmaktadır. seyit rizayi meydana cikardik. hava soguktu ve etrafta kimseler yoktu. ama seyit riza meydan insan doluymus gibi, sessizlige ve bosluga hitabetti. -evladi kervelayme, be gunayime, ayvo zulumo, cinayeto. (evlad-i kerbelayiz, gunahsiziz, ayiptir, zulumdur, cinayettir.) dedi. benim tuylerim diken diken oldu. bu yasli adam rap - rap yurudu.
cingeneyi itti. ipi boynuna gecirdi. sandalyeye ayagiyla tekme vurdu. infazi yapti."