daha çok pkkcı kesimin sevdiği adam baktılar ki 12 eylül'den ekmek yiyecemyecekler orada sağcı-solcu herkz vardır atatürk döneminden bir şeyler baulaım demişlerdir ve dinci şakirtlerde bunlara eşlik etmektedir!...
Mustafa Kemal'e kardeş kanı dökülmemesi için adeta yalvarmış ve hükümetin emrine perverde olduğunu, evladının, varının yoğunun hükümetin olduğunu hatta hükümete düşman olanın allah a düşman olacağını aşağıdaki resmi makamlarca doğrulanan mektuplarında dile getirmiş fakat mustafa kemal in tek adam olduğu, tek parti iktidarının tek güç olduğu düzmece mahkemeler tarafından idamla yargılanmış ve haksızca idam edilmiştir.
bugün cemevlerinde atatürk büstü ve posteri asan, kendi cellatlarına aşık olan alevileri gördüğümde inanın bana aklıma hep seyit rıza gelir. islami öğelerden sıyrılmak adına seküler düzeni destekleyen bugünün alevileri mustafa kemal i çok sever. bu ikircikli durum alevilerin sağlam bir blokaja oturmayan politik serüvenlerinin de sonucudur. bir alevi mustafa kemal i sever çünkü tutuklu yargılanan emekli orgeneral çetin doğan ın da dediği gibi; ''atatürk ten başka kullanacak neyimiz var?'' düşüncesi alevi kanaat önderlerinin düsturu haline gelmiştir.
nedense din tüccarı tayfasının da sahiplendiği, ingiliz iş birlikçisi bir haindir. ingiltere kraliçesine yazdığı mektupta görüldüğü üzere, zamanın 1 numaralı emperyalist devlet başkanının kıçını yalamıştır. kürt değil; zaza dır.
devletü alimiz, binlerce kişinin ölmesine neden olan bu murdarı asarak bu gün bile bunu yediremeyenlerin eline vermiştir.
en ilginci ise belgelerden açıkça görüldüğü üzere seyit rıza sünnetsizdir. sünnetsiz ve seyit: yerim böyle seyitliği...
her şeye karşın asılması oldu bittiye getirilmiştir. bunun sorumlusu ihsan sabri çağlayangil'dir ve anılarında atatürk'ün bu olay nedeniyle ona ne kadar sert çıktığını anlatmıştır.
vatan haini olduğu su götürmez bir gerçektir ama seyit rıza'nın tek ve en kötü özelliği bu değildir.
dersim isyanı sırasında zavallı marabayı kâh kandırarak, kâh zorlayarak askerin önüne atmıştır. yalnızca vatan değil aynı zamanda halk ve ulus düşmanıdır.
şimdilerde vatan hainlerinin adını temize çıkarmaya çalışan sürüsüyle satılmış insan görmekteyiz. işin en komik tarafı da bu insanların büyük çoğunluğunun dindar olması.
-devletin zor şartlarda o topraklara yaptırdığı okulu, hastaneyi ve hükümet konağının yakılması...
-öldürülen askerler ve devlet çalışanları...
bu satılmış yobazların mantığına göre dinde bunların yeri olsa gerek. sizin din anlayışınıza sıçayım. kendinizi kirlettiğiniz gibi islamı da kirletme peşindesiniz.
sağda solda belge muhabbeti yapanlar az bir namus, az bir şeref varsa işin bu kısımlarını da anlatsınlar. ama anlatmayacaklar. hatta utanmadan bu durumu yalanlayıp yazılı tarihe rest çekebilecek kadar delikanlıları bile var aralarında. zaten değerlerini ve geçmişini çıkarları için satan insanlardan başka bir şey de beklenemezdi.
kendilerinden başka herkesi hain olarak gören sözde vatanseverlerin saldırısına uğrayan dersim 38'in sembol ismidir. son sözünde dediği gibiben sizin yalan ve hilelerinizle basedemedim bu bana dert oldu ama ben de sizin önünüzde egilmedim bu da size dert olsun gerçekten hala bile bazılarına bayağı bir dert olmuş bu yaşlı adam
ÖLÜMÜNDEN yıllar yıllar sonra bile hala bazı kendini bilmezlerin saldırısına uğrayan kişidir. babadır. idamdan önce son isteği oğlundan önce asılmaktır ama hayır son bir işkence ile oğlunun ölümü izletilmiş bir babadır.
seyit rızaymış, oh anasını satayım herkez adanın başına bir seyit ekliyor. kimdi lan bu adam kimdide kendine seyit diyordu. biraz araştırın bakalım seyit ünvanı kimlere verilir. böyle ağzı göt gibi sakalda görülmeyen heriflere verilmediğini gayet iyi biliyoruz kaldıki devlete başkaldıran bu vatan hainide bugün apoya yapıldığı gibi bazılarının amacları için kullanılıp yüceltilmek isteniyor.
hain olup olmadığı tartışmalarına girlmemesi gerekilen vatan haini. Çünkü onun hain olmadığını iddia edenler de vatan hainleridir. şimdi, vatan hainleriyle kim vatan haini, kim değil tartışmasına girmeye gerek yoktur. vatan hainlerine gerektiği şekilde davranılmalıdır.
hım, sözlükçüler çcuktur. ben bunu evet ukalaca söylüyorum ta 2002 ylında yazmıştım.
seyid rıza nasıl yakalandı ki, barış için gelmişti, heen orada idam ettiler, kendisine söz verilmesine rağmen on beş yaşındaki oğlunuda.
ama o sehpaya çıktı, ve bu bir zulümdür, ayıptır günahtır. hepimiz evladı kerbelayız dedi.
ha onlara bırakamdı idamı, kendi sandalyesini kendisi düşürdü.
seyid rıza ve şeyh sait ve adamlarının buluşmasıda var tabi.
ama şeyh sait ve adamları kurbanları kendileri kesmek istediler, bazı sunniler, alevilerin kestiği kurbanı yemezlerya, nedeni ni bilenler bilir.
sonrada ittifat önerdiler.
ama seyid rıza, ee siz ta bizim kestiğimiz kurbanı yemiyorsunuz. başa siz gelseniz ilk bizi öldürürsünüz demişti. haklıydı da.
ha chp mantığı ha sunni algının yobazlığı.
bir kere seyit rıza öldükten sonra bile harekat bitmedi ki. devam etti.
uzun uzun yazmıyorum, ama seyit rıza nın kötü olduğuna inanmıyorum.
Şeyh Sait isyanı kalıntılarıyla ingiltereye yamananlardı. Ayrıca burada Anadolu'nun çeşitli yerlerinden gelmiş asker kaçakları, eşkıya ve katil grupları da vardı. Yine feodal yapı içinde bulunan aile ve aşiretler de devletin buralara girmesini istememekteydi. Nitekim Singeç Köprüsünün açılışının yapılması sırasında köprü yakınındaki karakola saldıran isyancıların 33 askeri şehid etmeleri, ardından diğer Türk Birlikleri ile bağlantı kurulmaması için bölgenin telefon hatları kesilir. Jandarma birliklerine pusu kurulur. Pax bucağı karakoluna baskın düzenlenir. Seyit Rıza bizzat Sin Karakolu'nun da basılması için asi milislere emir verir. 56 asker şehid olur.
seksen küsur yaşında kendisini zor yöneten insandan özgürlük savaşçısı yaratmak, sadece anadolu insanına has bir özellik olarak tarih kitaplarında yerini almalıdır. *
gencecik tosunları bir baskın ile yakarak şehit ederken, peşinde sürüklediği cahil binlerce insanın felaketi olurken gösteremediği erkekliğini dar ağacında gösterdiği varsayılan dersim isyanı'nın sözde lideri!
ne yapacaklardı amcacım? al dersim'i senin olsun, özgürlük mücadeleni tebrik eder başarılarının devamını dileriz mi diyeceklerdi?
elbette demeyeceklerdi.
ayrıca neyin özgürlük mücadelesini verdiğide hala anlaşılamamıştır.
halkının boynuna pranga takıp zanzibar'da köle olarak mı satıyorlardı? çarmıha mı geçiriyorlardı veya toplama kamplarına gönderip ölene kadar çalıştıryorlar mıydı? dinini de yaşıyordun. derdin neydi demezler mi adama?
kimsede çıkıp dememiş ki, sana gelene kadar yirmi kusur isyan bastırmış adamlar bakmaz gözünün yaşınada, başınada.
öylede olmuştur zaten.
sonunu düşünmediği icraatları hem kendi canından etmiş hem kurunun yanında yaşıda yakmıştır.
özgürlük savaşçısı mı,yoksa feodal düzeni korumaya çalışan köylüyü sömüren bir ağa mı olduğunu hala anlayamadığım zat.bir an evvel devlet belgeleri açılsın ve dersim tartışmaları sonra ersin. nedenler varsa gösterilsin yanlışlar varsa özür dilensin ve bizde artık geçmişle hesaplaşmamızı bitirip güzel yarınlar için mücadele edelim.