sevmek ama söyleyememek

entry22 galeri0
    1.
  1. sevdiğini içine atmak. yoğun duygular arasında boğulmak. "söylesem kabul eder mi?" "yoksa red mi eder?" bir daha benle konuşmaz mı?" gibi düşünceler arasında sıkışıp kalmak, bunalmak. karşılaştığınızda içinizden "seni seviyorum." demek, ama dile getirememek. onun sizin yerinizde olmasını ve bu hisleri biraz da onun yaşamasını istemek. hatta onun da sizi sevdiğini düşünmek, size gülümsediğinde bile böyle bir çıkarım yapıp sonra kendi kendini suçlamak. ona yakın olmaya çalışmak, onun sizi sallamadığını görünce içine kapanmak. size yaklaştığında ise bulutların üstünde yürümek. onu sevdiğinizi arkadaşlarınıza açıp "seviyosan git konuş bence." klişesini duymak. ya da kimseye söylememek, hep içine atmak, sevgiyi içinde yaşamak ve kendi kendine işe yaramaz öğütler vermek. onun gelip size sizi sevdiğini söylediğini, bir anda boynuna sarılıp onu öptükten sonra kaçtığınızı hayal edip mutlu olmak. uyumadan önce onu düşünmek. onunla diyaloğa girmek için her türlü çabayı harcamak.

    işte tüm bunlar, sevmek ama söyleyememek sonucunda oluşan durumlardır. ne mi yapın, seviyosanız gidin konuşun bence. ben mi? ben kendi söküğümü dikemiyorum. en iyisi sizinkini de dikmeye çalışıp mahvetmeyeyim.
    1 ...
  2. 2.
  3. Kişinin kendini boşu boşuna zora sokması, bünyeye zarar vermesidir. seviyorsan söyleyeceksin karşındakine rezil olduğunu vs. yi düşünmeden. kabul ederse ne ala etmezse pek ala der kendi yoluna bakarsın arkadaş. üzülürsün belki bir süre, canın yanar ama sürekli sevdiğini düşünüp acı çekmektense içindekini dışa vurmuş olmanında verdiği rahatlıkla bir süre acı çeker unutma aşamasına girersin!

    edit: eğer karşındaki seni sevmiyorum ama arkadaş kalalım hayatımda olmanı istiyorum diyorsa dinlenip dinlenip kaçılası durumdur. itiraftan önceki o ruh halinden de beter ruh haline sokar insanı zira.
    0 ...
  4. 3.
  5. Bir çocuk, babasına sevdiğini söyleyememektedir. Bir fırsat arar, eşinir, gezinir ama babasının ciddi görüntüsü ve "yüz verme şımarır" mantığı sebebiyle söyleyemez.
    Büyükçe bir kartona "babacığım seni çok seviyorum "diye yazar ve babasının göreceği bir yere asar. Akşama eve gelen babası kartondaki yazıyı okur ve duraklar. Elindeki çantasını yere bırakır ve " hanıııım, ben ekmek almayı unuttum bakkala gidip geleceğim, sen bu çocuğa, harflerin eğri yazılmayacağını öğret" der ve kapıyı çekip gider.
    2 ...
  6. 4.
  7. 5.
  8. Sevdigini soyleyemedigin insan cocukluk askinsa daha da cok koyandir. Gorusursun, konusursun, birlikte vakit gecirirsin her yanindan ayrilis zulum gibi gelir. En ufacik bir ümit ararsin kelimelerinde, bulamazsin. Patlar icinde duygularin.
    2 ...
  9. 6.
  10. söyle be kardeşim neden söylemiyorsun. en fazla sana, ben seni o gözle görmüyorum falan der. çekersin 3 duble rakı, efkarını dağıtırsın.
    0 ...
  11. 7.
  12. 8.
  13. önemsizdir. sevmek ama gösterememek gibi değildir. sadece ağzından o iki kelime çıkmıyordur ama gözlerin herşeyi anlatır. zaten aklı başında olan sevdiğini söyleyene değil gösterene inanır.
    0 ...
  14. 9.
  15. sevmek yeniden doğmaktır. gerçek seven söylemesine gerek yoktur. çünkü aşk sessiz sevgi dilsizdir.
    1 ...
  16. 10.
  17. Seviyorsan git konuş demesi kolay. Ben konuşuyorum da o duymuyor ki gözlerim konuşuyor kalbim konuşuyor her hücrem sevgimi ilan ediyor ama lanet olası dilim ölüm sessizliğine bürünüyor.
    0 ...
  18. 11.
  19. aptallıktır. şimdi sen söylemedin ya, başka biri söyleyecek ve onu kapacak.

    bence de at kendini aynen durma yani.
    0 ...
  20. 12.
  21. suskunluğum asaletimdendir. sanmayın ki malım!
    1 ...
  22. 13.
  23. gözlerinin içine bakarsın, tam karşındadır. o hiçbir şeyden habersiz bir şekilde seninle konuşmaya devam eder. ama sen içinde kavga edersin kendinle çünkü karşında olmasına rağmen seni seviyorum deyip sarılamazsın. sonuç her gece ağlamakla son bulur.
    0 ...
  24. 14.
  25. pısırıklıktır, başka bir açıklaması yok.
    0 ...
  26. 15.
  27. Önemli olan birlikte olmak değildir sevmek başlı başına güzeldir sevdiğinizi söyleyip durumu bozmayın derim.
    9 ...
  28. 16.
  29. toplumumuzda daha çok baba-evlat arasında yaşanan durumdur. herkese genellenememekle birlikte yüzdelik dilim olarak oldukça büyüktür. ne baba evladına onu sevdiğini söyleyip şevkat gösterebilir ne evlat babaya sevdiğini söyleyip sarılabilir. bazen diyorum da iyi ki var şu bayram sabahları bayramı bayram olarak yaşayamasak da en azından babamızın elini öpüp sarılabiliyoruz.
    4 ...
  30. 17.
  31. yaşlanınca ağır pişmanlık yaşatır.
    1 ...
  32. 18.
  33. Gerçek aşktır. Diğerleri yatakta biter bu ise uzun yıllar sürer.
    2 ...
  34. 19.
  35. Öyle bişey yok... seven söylesin.... söyledikte noldu ? Diye sorarsın kendine...
    1 ...
  36. 20.
  37. sevipte söyleyip sonra ne bok yiyecekseniz evresi var. bu evreyi geçip eee şimdi ne olacak süreçleri var. Bitmez kardeşim. hepsi ayrı ayrı ağrı sızı.

    zaten bir de trip atar, belli bir süre sonra sizofrensiniz diye dalga geçer. " aşk " kalıbını bir türlü size giydiremez.

    siz yaptığınızla kalırsınız. kalbiniz elinizde alır.

    kısacası seni seviyorumdan sonrası kocaman bir boşluk.

    şimdi çay zamanı. demli.
    3 ...
  38. 21.
  39. bir zamanlar ben de sevdiğini soylemekten çekinenlerdendim. fakat o iş oyle olmuyor abi. istersen pısırık ol da soyle istersen insanların içinde bağırarak söyle. yeter ki söyle abi. söylediğin için ölmezsin ya. bilsin karşında ki. yeter ki söyledikten sonra sen kendini bozma. sağlam durursan ve o adımı attıktan sonra geri çekilmezsen şansın daha da artar.

    ya giderse diye düşünenler var. ben de oyle düşünmüştüm. giden gider zaten. sevgini ya çok bulur ya da az. ya da kıymetbilmezin tekidir. bunların hiçbirinde senin suçun yok. sevdiğini söylemek suç değil zaten.

    kızlara gelince siz söylemeyin sevgili bacılarım. erkekler çocuklar gibi sevgi arsızıdır. doymak bilmezler. o yüzden siz en iyi zamana kadar söylemeyin sevdiğinizi.
    1 ...
  40. 22.
  41. çok acı verir insana sevip te söyleyememek ama söylemek te çoğu zaman gizemli bir biçimde imkansız görünür. Sanki bunu söylemek dünyanın en zor şeyiymiş gibi..Bazen sırf içinizden atmak için bile her şeyi göze alıp söylemeyi düşünürsünüz..Sonra birden "peki ya söyledikten sonra ne olacak" kaygısı güçlü bir çekimserlik yaratır zihninizde..Birtakım şeyleri aslında sebepsiz ve anlamsız yere gözünüzde öyle bir hale getirirsiniz ki,bütün düşünceleriniz karmaşıklaşır..ve bu bir süre döngüler halinde meşgul eder zihninizi..bu giderek bir saplantıya dönüşebilir ve kapana kısılmış hissedersiniz..böylece uyuşukça duyumsadığınız derin bir mutsuzluk,keder ve çöküntü halleri yüreğinizi yaralamaya devam ederken hayatın tek anlamının onun gözleri olduğunu düşünürsünüz..ve yavaş yavaş hayata dair anlamlarınız zedelenmeye başlar..

    peki bu denli bir platoniklik aşkın doğallık ve sahiciliğini mi temsil eder yoksa sizin özgüveni yetersiz ve korkak bir insan olduğunuzu mu; bu en kritik sorulardan biridir...
    0 ...
© 2025 uludağ sözlük