aynı zamanda osurarak sıçabilen bir kızdır da.
hatta, tek ayak üstündeyken burnuna da dokunabilir.
ağlarken habşırabilir,
gülerken de yellenebilir.
Böyle iki işi, üç işi aynı anda yapabilir.
akıllı kızdır.
o kadın sevişilmeyecek kadındır bırak abi sadece bedenen senle oluyor işte aklında bin bir çeşit duygu düşünce sende bu kadar etcil olmada az insancıl ol otur dertleş neymiş problemi varsa ihtiyacı destek ol.
he la var öle lüzumsuzlardır. saçma sapan triplere girer binbir duygusallıkla yapamaycağım tribine girer. la madem yapamayacan ne diye o kadar içiyoz da o noktaya geliyozdur.
Başıma da gelmiş bir olaydır.
Barda bir güzel eğlendikten sonra o meşhur soru sorulmuş** tüm tayfa, kızlı erkekli erkeğin evine gidip eğlenmeye devam etme kararı alınmıştır.
Eve varıldıktan sonra biraz daha içip ikili yakınlaşmaların boku çıkınca odalara dağıldık. Daha önce aynı kız her seferinde eğlenceden sonra "ben evime gideyim" ya da "başka akşam tatlım" gibi bahaneler öne sürdüğü için, o akşamlardan birikimle gelen bir hırs da yok değildi üstümde. Odaya geçtik, müzik açtım, daha ayakta öpüşmeye başladık, daha sonra birbirimizi soya soya yatağa gittik. En son üzerimizde iç çamaşırlarımız kalmıştı ki elimi tam attım kızınkini çıkarmak için kız ağlamaya başladı.
"iyi misin?" dedim, "istersen, hazır değilsen yapmayabiliriz.".
"hayır ya iyiyim, öyle saçma bişey işte" dedi, peçete alıp gözyaşlarını sildi.
Ben de durur muyum, madem bişey yok, ben hayvan gibi başladım işe. Kız tekrar ağlamaya başladı, sormadım bu sefer devam ettim, durmadı, ağladı, ben devam ettim. Biliyorum bir kere daha sorsam bin ah işitcem, saatlerce muhtemelen eski sevgilisinden konuşcaz ya da aptalca kız şeylerinden.
Neyse efendim benim işim bittiğinde kız hala ağlıyodu. Etejerden televizyon kumandasını alıp televizyonu açtım, zaten 10 dakika bile geçmeden uyumuştum, ben uyurken o hala ağlıyordu.
Sabah kalktım, o hala uyuyodu. Ben yataktan çıkarken uyandı. "Günaydın" dedim sırıtıp, bişey olmamış gibi, dehşetle baktı suratıma.
"Kahve yapıcam, sen de ister misin? Sonra hep beraber kahvaltıya biyerlere gideriz." dedim.
Suratındaki dehşet ifadesi geçmemişti,
"Yok benim gitmem lazım, eve bırakır mısın?" dedi.
Başımla onaylayıp kahve yapmaya gittim, geldiğimde* giyinmiş, çantası elinde bekliyordu.
Pijamalarımla gidip eve bıraktım, geldim kahvemi içtim, evdeki değer elemanlar da uyandı, benim odada akşamın kritiği yapıldı. Senin hatun nerde diye sordular, olayı anlattım, sustular. Sonra ben gülümsedim, onlar da gülümsedi.
Sonra kahvaltıya gittik*, o günden sonra da hiçbir haber almadım kızdan ta ki geçen hafta bi alışveriş merkezinde kız arkadaşımı beklerken karşılaşana kadar.*
Bu elinde poşetler yüzünde sırıtmayla geliyordu, beni gördü, duraksadı, sonra nefretle yüzüme bakıp hızlı adımlarla bişey söylemeden geçip gitti.
Cinsel ilişkiye hazır değildir. Lakin sevgili ille de istiyordur. Kaybetmemek uğruna beraber oluyordur. Sevgilinin karşısında dik duramadigi için, hayır diyemedigi için kendisine öfkelenmistir.
Ezikliğine ağlıyordur.