kale 3112, "sonsuz ölüm" (butch cassidy and the sundance kid) filminde paul newman'ın kızı bisiklet gidonuna oturtup arka planda "raindrops falling on my head" şarkısı dinlersen kısmetin açılabilir. https://www.youtube.com/watch?v=sySlY1XKlhM
Galata’ya çıkacağım.
Bu klişe istekle gerçekten rezil biriyim. Ama çıkıcam da cıkıcam. Manzarası çok iyi diyorlar defalarca gitmeme rağmen o manzarayı özel kişiyle izlemek için çıkmadım. Evt.
Oyun oynamak, film-dizi izlemek.
Beraber alışverişe çıkmak, yemek hazırlamak.
Masaj yapmak ( bu aralar merak saldım, çok rahatlatıcı)
Beraber yürüyüş yapmak.
Farklı farklı bölgelere tatillere gitmek.
Soğuk bir havada şömine başında bir şeyler içip sohbet etmek.
Açık bir gökyüzünde yıldızları gözlemleyip üzerine konuşmak.
Sarılıp uyurken ne kadar şanslı olduğunu düşünmek. ( Öyle olduğunu umuyorum en azından )
Şu kartpostallık fotoğrafların çekildiği mekanları dünya gözüyle görmek. Bir de beraber çekilmek.
Birlikte birbirinizin çayına şeker atıp, gözleri gözlerden ayırmadan çayı karıştırıp daha sonra düğün pastası yedirirken yapılan kombinasyonla çay höpürtmek.
"Ahh be hayatımın küp şekeri, çay bile dumanlı çay bile aşkımızın karşısında dertli ihihihihiih" diyerek de ortamı ekistıra neşelendirmek.