sevgiliyle tekrardan buluşmak

entry2 galeri0
    1.
  1. zorunlu tanım şeysi: sevgili ile tekrardan buluşmaktır, belki bir yıl sonra, belki planlı olarak ya da rastgelmektir. uzatmayalım amk.

    sanıyorum 2009 yılı nisan ayıydı. plazada armut armut dikiliyorum, vay be bende kariyer imkanı olan bi iş buldum diye seviniyordum, ancak tek yaptığım plazanın çetrefilli koridorlarında elimde kağıtlarla mütemadiyen fotokopi makinasına koşmaktı.

    --spoiler--
    ulan cengiz bey'de bu işle başlamıştır, biz de yükseliriz heralde siktiret olum cesarettin ver kopyayı aman sabahlar olmasın!
    --spoiler--

    avuntuları arasında beyaz yakalı olacağım günü bekliyordum, hemde kolalı olanından, terlesende kir göstermeyeninden. neyse...

    işte o arada eski kız arkadaşım aklıma geldi, kötü oldum, sonra yaşadığımız şeyler aklımıza geldi, bitimde kanlanmadı değil hani... aradım dayanamdım, ilk seferde sustum alo deyişini duyunca, sonra bir defa daha aradım, yine sustum, üçüncüde aldığım cevap çok orjinaldi, '' konuşsana lan amınoğlu'' diye serzenişte bulunmuştu. canım benim hiç değişmemiş hala maço ve küfürbaz. sonra;

    +a... alo
    -alo...
    +nasılsın rukiye (rukiye kod adıdır)
    -aaa! cesarettin özür dilerim sen miydin?
    +evet.
    -neden konuşmadın?
    +ne biliyim zorlandım.

    ee neler yapıyosun falan fişman derken konuya girdim, sevgilisi de yokmuş, araya kimseyi sokmamış, bense taksimin altını üstüne getirmiştim, hatta istanbuldan sapanca gölü kıyısına sevişmek için kız götürüyordum o kadar yani...

    neyse buluştuk, adamın tükrüğü boğazında kuruyormuş be, o alıştığım hatta yanında rahatça salaklaşabildiğim kızın karşısında donakalmıştım, bu kadar mı yabancılaşmıştık onunla... bitmiş miydi herşey? o zaman kalbim neden böyle atıyordu.

    sarılmayı düşündüm bana yanaşırken, sonra ağır gidelim bakalım ne olacak dedim... hep aynı havadan sudan muhabbetler, sonra yediğim her boktan haberi varmış, bende gizli ailemden haberimi alıyormuş meğer...

    sonra bir an geldi sarıldık,

    -neden? dedi.
    +ney neden? dedim.

    neden ayrıldığımızı soruyordu, sarılırken farkettim o benim yarımmışım demek ki, hiçmişim, nasılda özlemişim kokusunu, o sıcaklığını... kokladım, kokladım, kokladım... sorma dedim ne olur sorma... sormadı sağolsun, abartısız 40-45 dakika sarılı vaziyette konuşmadan durduk, o görmeden biraz ağlamayı da başardım, rahatlamıştım artık, huzurluydum. üsküdar fethi paşa korusunda kimsede yoktu üstelik, iyide yağmur yağıyordu, it gibi ıslandık ama onun için değerdi.

    çok öptüm zamanında çok seviştim, ancak oradaki öpüşmelerimizin tadını hiç bulamadık, bulamadım... güzel gündü vesselam...

    ama bu aşk bitti o ayrı konu.

    (bkz: nasip değilmiş)
    2 ...
  2. 2.
© 2025 uludağ sözlük