ayrılığı kaldıramayan, ona hala aşık olan bünyenin özlemidir...
ama, eğer bu ayrılık kısa bir süre içinse, yani sevgili uzak bir yere gitmişse insanı fena yapan özlemdir...
şöyle ki; tam aşkınızın en doruk noktası yaşanmıştır. her şey o kadar mükemmel, o kadar huzur ve mutluluk vericidir ki, başka bir şey değil, sadece sevgiliniz kollarınızın arasında olsun, hep öyle yaşayıp gidin istersiniz...
ancak bir an geliyor ki, mecburiyetten bir süre ayrı kalmanız gerekir. kendinizi hazırlarsınız. sürekli olarak; "birkaç ay canım... nolucak, dayanırız" dersiniz kendi kendinize... ancak ayrılık günü geldiğinde karnınıza ağrılar girer. daha önce "kısa" görünen o zaman, birden gözünüze sonsuz gibi görünür. eliniz mahkum, ayrılırsınız...
işte bu noktadan itibaren bekleme süreci başlar. ilk bir iki hafta iyi geçer. bol bol konuşursunuz, mesajlaşırsınız. ancak, sonraları yavaş yavaş eksiklik baş göstermeye başlar. alışmışsınızdır yanınızda olmasına. ama şimdi istediğiniz anda yanınızda olamayacak olması, sizi hararetli bir özleme sevk eder.
sürekli "seni çok özledim" dersiniz. tekrar kavuşacağınız günün tasvirini yapar durursunuz. ama olmuyor da olmuyor işte. hala çok zaman vardır önünüzde.
sabır taşı çatlayana kadar bir süre daha dayanırsınız. kendinizi işinize, dersinize falan vermeye, biraz olsun unutmaya, zamanın hızlı geçmesini sağlamaya çalışırsınız...
ancak yine düşüncelerinizle başbaşa kaldığınız bir anda, yine aklınıza sevgiliniz gelir... ve hemen arkasından da, onunla geçirdiğiniz o güzel günleri anımsarsınız. yine başa dönülmüştür...
böyle bir kısır döngü içinde sürekli olarak melankolik bir tavıra bürünür, agresif olursunuz. çevrenizdeki en ufak şeye bile ters tepki gösterir, insanları şaşırtırsınız bu davranışlarınızla... kendinize de gülersiniz. bu davranışların lüzumu yoktur aslında... sanki bir daha kavuşamayacakmışsınız gibi bir hava yaratmaya ne gerek vardır ki?...
zaman salyangoz hızı kıvamında ilerler de ilerler... zaman kavuşma zamanıdır... işte o zaman, bütün o dönem boyunca yaşadığınız hezeyanlar, bunalımlar geride kalacaktır...
kavuşmaların bittiği dönülmez noktalarda oldukça can yakıcı, kafa bulandırıcı, dile getirilemeyen duygusal dalgalanmalar. kendi kendinizi üzüp, özlediğinizle kalırsınız. **
ama bazen gene de
(bkz: bile bile)
özlem...
içinde aslında geleceğe dair umut barındırır..gelinecek,gidilecek,görülecek,sarılınacaktır.
beklemek vardır sadece,doğru zamanı,uygun zamanı, gelecek zamanı işte..
sevgiliyi özlemek o bekleme odalarında geçen zaman içinde duyulan iç burkan bir acıdır,gözyaşlarının yoludur gözlerden gönüle uzanan,ince ince kanayan bir yaradır,düşününce içinde bir yerin acımasıdır, gözlerine yerleşmiş hüzündür..
dudaklarındaki eksik gülümsemedir sevgiliyi özlemek..ama yine de güzeldir özleyebilmek...
çok zor ve acı verici olsada yapacak birşey yoktur. aradığında kalbiniz güm güm atar ve telefonu hiç kapatmak istemezsiniz. ayrılıklar, mesafeler imaknsızlıklar hep zordur ama çoğu zaman yapılacak birşey yoktur beklemekten başka...bazende şarkılar eşliğinde ağlarsınız,bağırmak gelir içinizden seni özledim diyerek. gelen geçene, tanıyana tanımayana ondan bahsedersiniz sanki o hissedecek yada orada olacakmış gibi. zordur özlemek birini taki kavuşana kadar birşeyler delip geçer kalbini.
sevgili bi boka yaramaz realist bir düşünce tarzi der ki: kadinlar aptaldir. iki çift lafa kanarlar. ama sürrealist bir açıdan da kadınsız olmaz efendim. salak veyahult aptal onu kolayca elde ederiz, aptalliklarina alişiriz ve hatta hoşumuza bile gidebilir zamanla. bi süre ayri kalinir o olur bu olur. aptalliklarini özleriz karşi cinsin $afak sayariz tekrar aptalliklarina tanik olacağimiz günü iple çekeriz gel zaman git zaman bi bakarsiniz bu aptalliklar caniniza tak etmiştir. sonra ''yalan dostum aşk diye bişey yok'' diye mirildanirsiniz.
warning: bu yaziyi yazan yazar askerden izine gelmiştir ve alkolden astardan başka hiçbirşey yoktur aklinda dünyevi zevklerin dibine vurduğu için girdiği entryler tamamen salça olma sebepli yazilan eğlencelik yazilardir.
özlemeye değer bir sevgili olmayınca anlaşılamayan duygu. kimisi bu duyguyu yaşamak için birçok şeyini verir, kimisi de 'bana uzak allah'a yakın oynasın, aman istemez' mentalitesiyle hareket eder.