öncelikle antiromantik tanım: sevgiliyi sizden önce yaşadığı şeylerden kıskanmaktır.
şimdi izahat:
karısını döven medeni görünümlü erkekleri yaptığı gibi öncelikle kıskançlığın ne kadar ilkel bir duygu olduğundan bahsedelim. hepimizin deli gibi kıskandığını da göz önünde bulundurarak elbette.
mesele ilkellik değil, mesele kendine güvensizlikten doğan bir kıskançlık hiç değil, mesele tamamen sevgilinin sizi tanımadan önce yaşadığı seylerden kıskanmaktır. "niye ben o sırada onun değildim, niye yanında değildim, niye bu kadar değişirken hiç tanımadım da şimdi tanıyorum" demenin baska bir yoludur. bensiz nasıldı sorusuna uykusuz gecelerde cevap aramak, en nihayetınde çılgınca sorgulamak, huysuzluk etmek, hayatı zindan etmek.. "sana benden önce benım gibi kim baktı?" diyememek ve bunun acısıyla kıvranmak.. bu şekilde kıskanılan taraf olmak da çok zor olsa gerek, karşındaki kişinin aniden değiştiğine şahit olmak, seni kısıtladığını görmek, izin versen bir odaya kapatacak gibi boğucu davranmak.. ne anlatılabilir ne anlaşılır bir şey bu. ancak sizin gibi yaşayan anlar, gerisi zor..
açık ve net ifade etmek gerekirse, sevgiliyi daha önce beceren kişiye karşı hissedilen eziklik duygusudur. Evet budur olayın aslı.
Birilerinin şu an çok sevdiğiniz, yere göğe koyamadığınız, namusunuz ve kutsalınız bildiğiniz kişiyi (bkz: at avrat silah) daha önce becermiş ve şu anda da elini kolunu sallaya sallaya geziyor olması delirtir kişiyi.
erkek fikriyatına göre, sevdiğinin tenine değen başka bir ten sevgiliyi kirletmektedir. Çünkü bakınız, bizim toplumumuzda bazı kavramlar hem zevk alınan üreme işlemi hem de hakaret için kullanılır. Toplumumuzda küfür olarak telakki edilen birçok sözcük aslında cinsel ilişkinin halk dilindeki tezahürüdür.
Erkekler açısından düşünürsek, cinsel ilişkide pasif taraf olmak eziklik, aşağılanmak, cezalandırılmak, teslim olmak anlamına gelmektedir.
Bir erkek için cinsel ilişki, sahip olma, üstün olma, teslim alma gibi kavramlar içerirken, kadın için partneri, sevgilisi veya kocasıyla geçirdiği özel ve keyifli anlardır.
Bu bakış açısından hareketle, sevgilinin daha önce yaşamış olduğu cinsel ilişki, erkeğe eziklik duygusu olarak yansımaktadır. Bir erkek için sevgilisi veya karısı
namusu ve kendisinden başkasının dokunma selahiyetine sahip olmadığı kutsal değeri olduğundan, ve erkek kişisi sevgilisi veya karısı olan kişiyi sanki doğduğu andan itibaren kendisine aitmiş gibi hissettiğinden, kendisinden önce yaşadıklarını da kabullenemez.
Erkek aşık olduğu zaman bu aşk, aşık olduğu kişiyi ilk gördüğü tarihte başlamaz. Aslında o aşk hep varolmuştur, sadece o ana kadar sevgili ile bir arada bulunulmamıştır.
Her ne kadar sevgiliyi geçmişinden kıskanmak manasızlık ve mantıksızlık gibi görünse de, aslında bu durum erkeğin temel düşünce yapısı ile alakalıdır. Yani erkeği erkek yapan hormonların verdiği bir tepkidir.
Bilmem anlatabildim mi?
Anlamayanlar bana özel mesaj yoluyla ulaşabilirler.
geceleri uyku uyutmaz, en güzel anınızda aranıza yerleşir gitmez.hastalıklı bir hal olduğu kabul edilir ve bununla yaşanmaya devam edilir.iki taraftada varsa ilişkiyi ciddi anlamda törpüler.
"Ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda
Yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim
Oysa bilmediğin birşey vardı sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim"
-sizsiz geçirdiği zamanı,
-sizsiz yaptığı keşifleri,
-belki aynı sinema salonunda ama farklı matinelerde izlediğiniz filmleri sizsiz izlemiş, başkaları ile yorum yapmış olmasını,
- size kazandırıp beraber büyüttüğünüz zevkleri beraber keşfedememiş olmayı,
- sizsiz gittiği konserleri, filmleri, mekanları,
- o keşifleri yaparken yanında başkaları olmasını,
kıskanmaktır. kimi zaman neden daha erken tanışıp, niye daha çok zaman geçirmedik şu dünyada demektir. herşeyin kendi zamanı, kendi doğru zamanlaması olduğunu bile bile gene de "neden" diyip kıskanmaktır.
hastalıklı düşüncedir, kimse geçmişiyle yargılanmamalıdır. Geçmişinden kıskanan insan bugününden ve hatta geleceğinden de kıskanabilir, sevgili için oldukça sıkıcı, sinir bozucu, delirtici,terketmeye yönlendirici davranış biçimidir.