"sevgili, sevgilim, bugün sana yetmiş dokuzuncu mesajımı yazarken, yine seni sevdiğim aklıma geldi, sevgilim biliyor musun? ben seni ne kadar çok seviyorum?, canım ne tatlısın, tabi ki biliyorsun, benim sana attğım mesaj ile uludağ sözlükdatabaseini baştan yazardık. " şeklinde olan, oha be! yuh be! yeter be! diye arkadaş çevresinden tepki gelen, kimi çevrelerce 1, kimi çevrelerce 2, kontor olan, ucuz ve liseli mantığı iletişim ve aşk biçimidir.
mesajlaşmak bir iletişim biçimidir. sadece sevginin boyutunu değil sevgiliyle paylaşılan hayatı, kendi hayatınızı, yapıcaklarınızı söyleyebiliceğiniz bir haber verme yoludur. sevgiliye atılan msj özel olabiliceği gibi oldukça olağanda olabilir.
eğer atılan mesajlar bedava ise * işin cılkı fena halde çıkar. ortada ne romantizm ne de aşk kalır her yönden boktan bir ilişki yaşamaya doğru adım adım ilerseniz. bok demişken misal tuvalete giderken bile mesajla haber vermek zorunda kalabilirsiniz. nasıl olsa bedava ya anasını satayım at atabildiğin kadar. artık ''seni çok özledim, seni seviyorum'' gibi mesajlar yalama olur hatta belirli bir zamandan sonra bu mesajları attığınızda karşıdan istediğiniz tepkiyi de alamazsınız çünkü her yönüyle monotonlaşmıştır ilişki. vay anasını ne kadar dolmuşum arkadaş ya!
Maço erkek nidalarında gezen her erkeğin arkadaş çevresinden sır gibi sakladığı, romantizmi doruklara taşıyan, özlem anını 160 harfle özetleyen mesajlardır. Doğası gereği farklı ve özeldir.
Tabii evlendikten sonra bu mesajlar yerini "gelirken 3 ekmek al" falan gibi mesajlara bırakabilir. O da ayrı bir mevzuu.
Bir arkadaşıma Rusyadaki kız arkadaşından gelen mesajdır.
Sex matematiğe benzer. ilk önce eteği toplarsın. Sonra kilodu çıkartırsın. Ardından bacağı ikiye bölersin ve sonra çarpmaya başlarsın. Sen matematikde nasılsın?
Cevap: Çarpım tablosunu adım gibi ezbere biliyorum.